şükela:  tümü | bugün
  • toplamda 3 defa online mülakat yaptığım ve süreç sonunda beni işe almamış firmadır.
    son yıllarda ülke mühendis gençliği arasında oldukça popüler olan ,birçok kişinin yer almayı arzu ettiği ve hatta hakkında mecliste soru önergesi dahi verilmiş bir firmadır kendisi ,benden önceki entrylerde firmanın çalışma alanı ve neler yaptığı konusunda detaylı bilgi paylaşılmış bu sebeple bu noktalara değinmeyeceğim. sadece kişisel tecrübemden bahsedeceğim.
    linkedin de üniversite çevremden arkadaşlarımın firmada çalıştığını görmem ile birlikte aslında sürecim başladı ,çalıştığım iş alanı farklı bir sektör olsada bir şansımı deneyeyim fikri ile çokta umutlu olmayarak güncel cv ile linkedin üzerinden gördüğüm bana en uygun ilana başvurdum, linkedin sizi firmanın ik kısmına yönlendiriyor ve basit birkaç tık ile cv nizi upload ediyorsunuz. bu işlemden sonra pek bir beklentim olmadan günlerime devam ediyordum ki yaklaşık üç gün sonra benimle görüşmek istediklerine dair bir mail ile onaylamam için bir gün saat maili paylaştılar ve teams programı üzerinden görüşmeci adı ve davetiye linki bana ulaştı .
    aslında hiç beklemediğim bu süreç ile oldukça heyecanlandım , firma ve mülakat hakkında bilgi almak için ilgili tüm tanıdıklarıma ulaşmaya çalıştım . bu esnada sözlükten yardım almak için bu başlık altında sorunsallarda sorumu ilettim ve firmada çalıştığına dair ifadelerde bulunan yazarlara meramımı anlatan ,yardıma ihtiyaç duyduğumu özetleyen naif mesajlar paylaştım , kendileri bana en ufak bir dönüş sergilemedi sağolsun , bu mecra üzerinden sövmem doğru olmasada kendileri ile zihnimde ciddi penetrasyonlar olduğunu kendilerinin bilmesini isterim *.
    ancak sorunsal üzerinden bana ulaşan değerli (bkz: glmaster) bana oldukça destek oldu ve yol gösterdi,buradan kendisine teşekkür ediyorum.
    glassdoor,indeed gibi web sitelerinden firmaya dair içgörü edinebilmek için epey bir mesai harcadım, fake linkedin profili ile mülakatına gireceğim pozisyon/unvan taşıyan kişilerin ne iş yaptıklarını anlamak ,mesleki geçmişlerini algılayıp kendimi konumlandırabilmek için gayrinizami harp tekniklerini elimden geldiğince uyguladım. üstte bahsettiğim dostumuzun yol göstermesi ile mülakat öncesi motivasyon mektubu tarzında ve bugüne kadar yaptığım işleri ,ilgili detayları içeren bir yazı hazırladım ve yazı üzerinden video kaydı yaparak kendi metnime hakimiyet kazanmaya çalıştım 4,5 sefer bu şekilde tüm metni okudum.
    mülakat saati denk geldiğinde bağlı çalışacağım takım lideri ve bir ekip üyesi ile sıcak bir karşılama ardından,ben metne bağlı kalmaya çalışırken iki mülakatçı bana sorularını yönlendirerek konuları açtı ve teknik olarak detaylı olmasada yüzeysel soruları ile beni kişisel ve mesleki olarak tanımaya çalıştılar,görüşmeciler iyi polis kötü polis rolü benimsiyor bu detayı paylaşmak isterim,bir tanesi sorular ile sizi biraz sıkıştırmak istiyor , bir saat süren görüşme sonrası 2 hafta içerisinde olumlu veya olumsuz olarak bana dönüş yapılacağı bilgisini paylaştılar ,benim açımdan olumlu geçtiğini düşünmüştüm ki gerçektende düşündüğüm gibi 2 hafta beklemeden 3 gün sonra ik dan bir sonraki aşama için bir mail aldım .
    ikinci görüşmede takım liderinin bağlı olduğu grup lideri ve tecrübeli bir ekip üyesi ile görüşme gerçekleştirdim, hava su muhabbettinin devamında yine hazırlamış olduğum metni baz alarak kendimi tanıtmaya gayret ettim ,fakat bu sefer kötü polis rolünü üstlenen tecrübeli ekip üyesi işi biraz cingenliğe vurarak beni sağlı sollu sıkıştırmalara devam etti,buradan kasıt size formül sormaları veya kitabi bilgi değil olaylara yaklaşımınızı ve nasıl çözüm üretebildiğinizi anlamaya yönelik sorular olmakta ,yani şu şu konuya ait standart nedir vs gibi şeyler sormuyorlar. velhasıl kelam kötü polis abi sazı eline almanın verdiği coşku duygusu ile olayı benim askerden kaçarken akademik kariyer yapmak işletme yüksek lisansına getirerek ilgili pozisyonun teknik bir içeriği olduğunu ama benim gözümün yükseklerde olduğunu bu eşin benim beklentilerimi karşılayacağını düşünmediğini söyleyerek grup liderinide zehirlemeyi başardı ?. bu esnada yapmış olduğum taktik bir hatayı sizlerle yapmamanız için paylaşmak isterim ,çevreden gelen tavsiyeler ile işe olan ilgimi göstermek maksatlı soru sormam önerilmişti ,sorularınız varmı faslı gelince farklı çalışma grupları olup olmadığını ,firmanın ürettiği yüksek teknoloji ürünlerin prosesine yüzeyselde olsa hakim olursam daha verimli katkılar sunabileceğimi belirtmem üzere,benden beklentilerinin bu olmadığı yapılan herşeyi öğrenmeye çalışırsam manyak olacağımı evet birebir maniac kelimesi kullanarak ifade ettiler . yani ülkemizde olduğu gibi uçarım kaçarım ne iş olsa yaparım , herşeye el atarım abijim yaklaşımı net şekilde sökmedi,kısıtlı alanınızda üzerinize düşeni yapmanızı bekliyor diğer şeylere burnunuzu sokmanızı beklemiyor ve istemiyorlar algısı edindim.
    velhasıl kelam 2. görüşme sonunda grup lideri (ki sizin işe giriş kontratınızı imzalıyor,son karar mercii) ,süreçleri normalde birkaç gün içinde bitirmekten hoşlandıklarını ancak kendisinin sonraki hafta izinli olduğunu ve bir aday daha olduğundan bana ancak 2 hafta sonra döneceklerini paylaştı ,dedim beybi nema problemo yani ülkemizde pozisyona kabul edilmediğiniz bilgisi paylaşan firma sayısı elin parmaklarını geçmez bir yapıda yaşıyoruz sonuçta. amma fakat görüşme bende bir önceki mülakattaki gibi olumlu intiba bırakmadı ve ertesi gün hollanda alan kodlu bir telefon aldım karşıdaki ik cı bana bir mail attıklarını ancak bunun yanlışlıkla olduğunu kaale almamı ,sürecin devam ettiğini salık veren bir konuşma yaptı . 2 haftalık bekleyişin ardından ses seda çıkmayınca linkedin den eklediğim ikcıya gardaş hayırdır diye attığım mesaj üzerine beni pek beğendiklerini ancak görüştüğüm pozisyona başkası ile devam edeceklerini benzer bir ilan olduğunu beni değerlendirmeye çalıştıklarından dönüş yapmayı beklettiklerini söyledi, heyecanla devam eden bekleyiş o pozisyonada red maili almam ile vuslata eremedi .
    ama bitti mi hayır kader ağlarını örmeye devam ediyor kabuk bağlamaya çalışan yaram asml tarafından tekrar tuz ile ovulup nitche’ye inat umut en büyük kötülüktür çünkü işkenceyi uzatır tandansında devam ediyordu .ret mailimin üzerinden 3 gündönümü geçmesi üzerine sana iyi haberlerimiz var geçencki pozisyon tekrar açıldı istenmi yiğen diye tekrar mail almam ve hazırlıksız yakalanmam ,şükür alelacele bir sunum hazırlamam ile sonuçlandı. üçüncü mülatta sayın amk ikcı sının aynı pozisyon ve ekip olduğu bilgisi bende şifahi bir görüşme olduğu adeta pazartesi gel başla hissi uyandırmış ve evi veldhovendan mı tutsam eindhoven’dan mı tutsam ikilimeni sürüklerken alacağım 2. el bisiklet için www.marktplaats.nl üzerinden mesajlar atmaya başlamıştım . görüşmeye girmem ile ebemin hörekesini görmem bir olup farklı bir ekip ve iş tanımı ile görüşmeyi gerçekleştirdik. pandeminin verdiği bıkmışlık hissi ve posizyonun farklı çıkması vs bana biçilen teatral rolü oynama konusunda beni biraz zorladı ve bu görüşmede bir buçuk saat kadar sürmüş olsa da tekrar red maili almam ile sonuçlandı.
    özet geç diyecekler için dünyada çılgınca artan mikroişlemci talebinden dolayı çok hızlı büyüme içerisinde olan , hollanda’nın sunduğu yüzde 30 vergi avantajı ile birlikte ortalama üstü kazanç sağlanan , yoğun personel talebinden dolay insan kaynakları takımının süreçte çokça hata yaptığı ve süreci yönetmekte başarısız kaldığı uluslararası çalışanları olan firma kelimesinin hakkını veren (her görüşmede farklı milletlerden insanla görüştüm), şuan için benim açımdan kedinin uzanamadığı ciğere mundar dediği firmadır.
  • ön not: biraz uzun olacak pardon.

    bir ümit bir koşu aselsan mühendisleri tarafından gidilen ama mentalitesi (avrupai yorumuyla olacak şekilde) aynı şirket. tek yönü, tr deki mühendislere (yazılımcılar hariç) easy ticket sunmasıdır, ha yaptığı iş şukeladır ama kafa yine aynıdır.

    ben size kısaca işe alım sürecini özetleyeyim önce: önce başvurursunuz. yaklaşık 3-4 gün içinde alakasızsanız siktiri çekerler, alakalıysanız size bir skype mülakatı yollarlar. skype içeriği çat pat bir ispanyol tarafından hazırlanmıştır ama şirketin iç dili iddia edilene göre "mükemmel ingilizce"dir. (ki buna değineceğim ondan laf sokuyorum) 1 saat içerisinde kendinizi anlatırsınız sorular vs. bu mülakatı da geçerseniz size 3 test yollarlar. size çat pat ingilizce konuşan "mükemmel ingilizce"li çalışanları izlettirler falan. ardından eindhoven'a çağırırlar. yeri yanındaki kasaba olan veldhoven'da. kuzu gibi beklersiniz adam gelir sizi mülakat odasına götürür. bunu da geçerseniz sizi ararlar kontrat yollayacağız derler onu da imzalar yollarsanız ta daaa şirket sizi alır :) da, girdiğiniz iyi oldu mu, ona bakalım.

    öncelikle eindhoven aşırı derecede sakin yer. öylesine sakin ki, kendinizi başbaşa bıraktırıp çıldırtır. bilgisayar oyunu gibi, orada o vakitte olması gereken insanlar vardır. hatta kötü benzetme ile hollandanın ankarası diyeceğim ama gözünü sevdiğim ankara buraya göre yine canlıdır. iklimi berbat, pis bir ince yağmur ve amansız rüzgar. klasik kuzey (batı) avrupa. kışın karanlığı, yazın ise uyutmayan erken aydınlığı ile ayar şaşırtır. ne yani ankara daha mı iyi demeyin, kışı kış, yazı yaz, baharı da bahardır. neyse konu asml idi.

    bir kere mot-a-mot mühendis ve "verileni yapar-geçerim" ise tam size göre. ama bu işi şöyle yapalım risk alalım bu arada kendimi göstereyim derseniz yok yani. ha eşşek gibi ar-gesi ve çok başarılı işleri vardır. ama kafa olarak "mühendis"tirler. burada en brilliant adamların değil en fazla zaman geçiren terfi alır söz sahibi olur. hatta öyle ki yöneticimin "burada işi bilmeden yönetici olacağını sanan dallamalar var" diye laf etmişliği var ki lan burası bana bi yeri hatırlatıyor emma? dedim içimden.

    hem bürokrasisi çoktur hem hız isterler, senden (yabancıyım ya) çok iyi ingilizce konuşmanı beklerler ama göçmenlerin çoğu aksanlı ingilizce konuşur ne dediği anlaşılmaz. hatta öyle ki bazı hollandalılar da böyledir! toplantıların bazıları en iyi argümanlara sahip olanın değil en fazla bastıranın olur, senden kurallara uyum isterler ama el altından da ittirmeni ve sobelenmemeni beklerler falan... uzar gider. kişisel ikircikli hareketleri bahsetmiyorum, sanmayın ki yabancı memleket diye entrika dönmez, kuyu kazmalar gülümseyip içinden senin moeder ını skeyim demeler yine var.

    bu şirketin bu denli popüler olması dediğim gibi easy-ticket sunması. hollanda da (eğer yazılımcı değilseniz) gerçekten alanınızda iyi olmanız ve iyi ingilizce konuşmanız şart, non-eu vatandaşların işi çok zor. ama bu şirket ilginç bir şekilde tr odaklı bir tolerans sergiliyor, ki bu da son 1-2 seneye ait (2018 de giden aselsandan 250 olduğu iddia ediliyor) asml ve aselsan hep vardı, bu kadar kısa sürede tr den gelenlerin kendilerini kanıtlaması zor. açıkçası şaşkınım.

    üstüne bir de %30 dedikleri vergi avantajını lönk diye 5 yıla indiriyorlar, maksat tasaruf değil aslında, gizli göçmen regülasyonu, baktılar her taraftan gelen var bir dur dediler. onun dışında evli geleceklerin tek eşinin işi kaybetmesi (ikisi de çalışsa amenna ama zor.) ve bu da tr ile 1=1 kur bakışıyla alım gücü açısından aynı standartlar demek. izin kazanıyorum zannedersin ama burada milli ve resmi tatil çok azdır, onun da cazibesi azalıyor. bekarsan iyi, ama o da birileriyle tanış kaynaş zorluğu var, yalnızlık muhtemel.

    toparlarsam, geliş amacın "düzgün işleyiş ve adalet" ise tamam ama ben level atlayayım diyorsan bir düşün derim, bunun maşası asml olmasın.

    **

    edit: süre zarfında çok soru aldım, artık yetişemiyorum mazur görün. "ne yani buldun da beğenmiyorsun" ya da "gelmeyelim mi" diyenler oldu özetle.

    şunu diyorum: türkiyeyi terketmek ayrı şey, asml'e gelmek çok ayrı şey.

    sen kabaca bahsettiğim işleyişe uygunsan, iklim-şehiri sana da uyuyorsa buyur gel. ama "euro 10 olacak batıyoruz halihazırda burası var" diyorsan, kusura bakma da senin açıkta kalmayayım diye tercih yapan üniversite öğrencisinden bir farkın yok. bir ülkeye turist olarak gelmek ayrı şey, o ülkede iş tutup iş kültürüne uymak farklı şey diyorum. genelde ilk 1 yıl gelişmiş bir avrupa ülkesinde yolunda giden her şey bir ilüzyon yaratıyor sonra bitince bunların çoğu tv yi açıp "malum kişi böyle yapmış, oh iyi neyse ki geldik" masturbasyonu yapıyor, ama özünde inanıyorum ki sıkılmış ya da tatsız. ben kişiliğme ve beklentime uyan bir yer bulsam, ailem beni bağlamasa çeker giderdim. ancak 75 model almancı gibi burdan aileme kur farkından ötürü yardım ediyorum, bundan ötürü duruyorum mesela. öyle de içine kapanık kültürü reddeden biri de değilim görsen zaten şaşırırsın. ama hayaller var hayatlar var. iyi planlamak lazım.
  • discovery belgeselinde gördükten sonra nutkumun tutulmasına neden olan hollandalı şirket.

    resmen dünya yarıiletken endüstrisinin bel kemiği. ürettikleri yonga litografi makinelerinin tanesi 50 milyon dolar. küresel pazarda %60 paya sahip. rakipleri canon ve nikon.

    gelişmiş ultraviyole yani euv litografi makinelerinin ise tek üreticisiymiş. 2016 yılında bu makineden tanesi 110 milyon dolar olmak üzere toplam 4 adet satmışlar. şirketin altta bahsettiğim 4 büyük müşterisi, asml'nin euv makinesini geliştirebilmesi için milyarlarca dolar ödenek sağlamışlar.

    çünkü euv teknolojisi ile 7 nanometre yonga üretimi mümkün hale geliyormuş.

    satılan bu dev makineler dünya üzerindeki en komplike ve gelişmiş teknolojiler.

    nano boyutlarda kusursuz üretim için yaptıkları ar-ge ve testler oldukça ayrıntılı. zaman içinde kendi şirket kültürlerini ve bilgi sermayesini başarıyla oluşturmuşlar. kendileriyle yarışıyorlar.

    bu şirket know-how denilen şeyin resmen kelime anlamı. silikonu düzgün kesmek için kendi yöntemlerini falan geliştirmişler, suyun içinde falan kesiyorlardı belgeselden hatırladığım kadarıyla.

    şirketin yıllık 2.1 milyar euro net karı var. piyasa değeri 87 milyar dolar. koskoca nxp semiconductors'un 2 katından fazla piyasa değeri var. yıllık ar-ge harcaması 1.2 milyar euro.

    intel 2012 yılında 4.1 milyar dolar ödeyerek asml'nin %15 hissesini satın alarak çok akıllı bir yatırım yapmış. demek ki o dönem piyasa değeri 30 milyar civarındaymış. daha sonra bu hisselerin yarısını 3 milyar dolara satmış ve payını %7.5'e çekmiş. diğer 3 şirkette yatırım yapmışlar. şirkette tsmc'nin %5 , samsung'un %3 hissesi var.

    en önemli 4 müşterisi aynı zamanda yarıiletken'in 4 devi olan intel, samsung, tsmc ve globalfoundries.

    asml resmen bu 4 dev şirketin ortak ar-ge birimi gibi çalışıyor. yonga üretim teknolojisinin tek haneli nanometre'lere inmesi ve gelişimin devamı büyük ölçüde bu şirkete bağlı.
  • yine sanrılarla uzuuuun uzun komplo teorisi kasanlar başlığına dadanmış bu şirketin.

    sanrıları bir kenara bırakırsanız, şirkette çalışan mühendislerin %5'i ila %10'u zaten türk. buraya gelen türkler de "amman gül gibi işi kaybetmeyelim" diye ülkede yaptığı gibi yan gelip yatmıyor, çok daha verimli çalışıyor. kaldı ki, bir defa girdiğinizde sizden ertesi gün yarı-iletken dünyasını değiştirecek devrimsel tasarımlar beklenmiyor, işi iş yaparken öğreten bir sistemi var. müdürünüz size müdürlük taslamıyor, sizin sorununuzu sizinle beraber çözmek için akıl yürütüyor.

    firma içinde türklerin repütasyonu oldukça iyi. tek sorun "belirli bir konuda uzmanlaşmadan geliyor" oluşumuz. herşeyden biraz biliyoruz ama hiç bir şeyi tam bilmiyoruz. ama şirketin yapısı gereği bu büyük bir sorun değil. şirket içi eğitimle üstesinden kolaylıkla geliniyor.

    peki neden türk mühendisler birden bire bu kadar önemli oldu?

    son yıllarda yarı-iletken üretimi tüm dünyada büyük sıçrama yaptı. evinizdeki tartı bile iot'la telefona bağlanıp sizin kilo değişiminizi kontrol ediyor. daha çok, daha çok mikroçip üretmek gerekiyor. bu adamların yaptıkları makineler de bu işe yarıyor işte. ve daha çok mikroçip demek daha hızlı makineler demek, daha stabil performans demek... bu daha daha fazla mühendis işe alınması demek.

    peki türk mühendisler neden önemli burada?
    - türkiye avrupa'nın yanıbaşında... adamlar homesick olup da işi tamamen bırakması çinli, hintli, japon, vs gibi bir adama göre daha az olası. çünkü 3 saatlik bir uçak yolculuğu ile memleketine dönebiliyor.

    - hollanda'da yaşayan büyük bir türk popülasyonu zaten var. dolayısıyla bu adamların uyum sorunu çekme ihtimali az önce saydığım mühendislere göre daha zayıf.

    - hollanda, inanmazsınız ama, türklere vize ve oturma izni konusunda diğer ülke vatandaşlarına göre daha fazla kolaylık sağlıyor. (mesela kalıcı oturma izni alırken dil sınavına girmenize gerek yok.) bunun sebebi de osmanlı'nın hollanda'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olması zamanında. dolayısıyla türkler için vize başvurusunda bulunmak bu şirket için daha kolay.

    - daha da önemlisi, türkleri ülke değiştirmeye ikna etmek diğer ülke vatandaşlarını ikna etmekten daha kolay. bunun büyük bölümü ekonomik... 1 euro = 6 lira oldu son aylarda. bir diğer sebebi de ülkenin içinde bulunduğu politik kararsızlık. ülkede yarın ne olacağını kestirebilen kimse yok. kargaşadan sıkılan / çekinen / endişelenen insanlar bir çıkış arıyorlar.

    kendinizi işe aldırdığı adam başına bonus kazanan bir hr çalışanı olarak düşünün şimdi asml'de... siz de harıl harıl türk mühendis avına çıkmaz mısınız? türkiye'de gerçekten mühendislik yapan kuruluşlar da belli: aselsan, tai, roketsan, vs... anahtar kelimeleriniz hazır. gerisi bu kişilerle iletişime geçip istekli / uygun olup olmadıklarını öğrenmek.

    "asml'in türk mühendislerini işe alması normal değil" demek türk mühendislerin potansiyelini küçümsemektir en başta. sorunun aslı, en iyi mühendislerini elinde tutamayan türkiye'den kaynaklanmaktadır.
  • türk savunma sanayinden mühendis falan almamaktadır; türk savunma sanayi, mühendislerini gümüş tepsi içerisinde bu firmaya sunmaktadır.

    bahsettiğim öyle 2-3 senelik tecrübesi olan gençler değil; bunlar savunma sanayimizin ürettiği, gurur duyduğumuz platformları, sistemleri, yazılımları gerçekleştiren insanlar..

    işin içinde olup, yukarıda yazdıklarımı okuyanlar ne dediğimi gayet iyi anlamışlardır.

    işin içinde olmayanlara kısaca şöyle izah edeyim; savunma sanayi firmalarımızın izledikleri yanlış politikaların meyvesi olan bu beyin göçünün sonucu olarak ülkemiz yıllardır oluşturduğu üst düzey insan kaynağını kaybetti.

    bunun sonucunda eldeki projeler ivme kaybediyor, yeni projelere başlanması bile çok zor olacak, önümüzdeki dönemde ülkemizi bu alanda büyük zorluklar beklemektedir.
  • gezegenin en gelişmiş yazıcısını bu abiler yapıyor. bu yazıcı kağıda değil, silikona baskı yapıyor. baskıyı da mürekkep yerine ultraviyole ışınlarla yapıyor. detayı çok detaylı, merak eden "photo lithography" diye aratsın internette.

    bu abilerin yaptığı garip makinelerde ne mi üretiliyor? aha bu entry'yi okuduğunuz telefonun / bilgisayarın içindeki mikroçip. zira samsung, ıntel ve dolaylı yoldan apple bu adamların müşterileri.

    sadece hollanda'daki fabrikalarında 15000'den fazla insan çalışıyor. bunların önemli kısmı da master ve doktora sahibi mühendis. dünyada mikroçiplere olan ihtiyaç her geçen sene daha da artarken, bu adamların da çalışana ihtiyacı artıyor. çünkü yapmak istedikleri şeyler için yeterli zihin gücü yok ellerinde.

    türkiye ise altın madeni bu adamlar için. avrupa'nın dibinde, iyi okullarından mezun olmuş mühendisleri gayet yeterli teknik alt yapıya sahip ve hali hazırda verecekleri paranın yarısına bile "tamam" demeye hazırlar.

    evet, bu durum türkiye'nin ve özellikle de savunma sanayisinin aleyhine. ama kendisini o mühendislerin yerine koyan herkes aynı şeyi seçecektir:
    - daha iyi bir gelir
    - daha güvenli bir çalışma ortamı
    - en üst düzey teknik yeterlilik isteyen, dolayısıyla meslek tatmini yaşayabileceğiniz bir görev tanımı
    - şimdiki işine kıyasla neredeyse sınırsız kaynak (yapılacak projeler açısından)
    - gündemi takip etmenin bile yorduğu bir ülkeden sessiz sakin hatta zaman zaman sıkıcı bir ülkeye taşınma şansı.

    türkiye'nin bu şartlarla yarışma şansı yok. bu sadece türkiye için değil, hollanda başta olmak üzere neredeyse tüm avrupa için geçerli. eğer iyi bir mühendisseniz ve asml sizi keşfettiyse muhtemelen "hayır" diyemeyeceğiniz bir teklifle geliyorlar.

    o nedenle kimse bizim savunma sanayimizin gelişmesini istemiyor diye düşünmeyin. adamların senelik geliri 10 milyar doların üzerinde. bu çarkın dönmesi için de nerede iyi mühendis var, almak zorundalar. yoksa bu devasa gemi yine devasa bir batış yaşar. hayatta kalmak için buna mecburlar.

    photo-lithography endüstrisinin google'ı adamlar. neredeyse tekeller yaptıkları işte... öyle düşünün...
  • türkiye'nin savunma sanayiine çökmüş şirkettir.

    odtü müh. lisans + odtü müh. yüksek lisans + 3 yıl* (tai, aselsan, roketsan) = asml
  • teknik açıklamalardan anlamayanlar için,

    hani senin şu gtx 1080 veya rx vega 64 über ekran kartın varya,
    onun çiplerini nvidia ya da amd, tsmc'ye ürettiriyor taiwan'da.
    tsmc de makineleri asml'den alıyor...

    ve asml de nereden alıyor diye sorulacak klasik bir türk sorusunun cevabı ise, hiç bir yerden, kendi tasarladıkları yöntemlerle üretiyorlar. e optik camları da zeiss'ten alsınlar o kadar da değil. edit: zeiss'in büyük hisselerine de zaten sahiplermiş. @muto'ya teşekkürler.

    çipleri o kadar küçültmeyi hedefliyorlar ki, kuantum yasalarını işe dahil ediyorlar.

    alakasız*:
    türkiye hollanda ilişkileri bi ara - portakal sıkma falan filan çok ayıp - kötüleşmişti. şimdi tekrar ilişkileri düzeltme kararı alındı, büyükelçiler tekrar gönderildi falan. neden mi düzeldi şimdi, ne mi oldu? iki ülkede de seçimler bitti...
  • software design engineer pozisyonu için başvurduğum ve 2 online mülakat sonrası red yediğim şirkettir. üstteki arkadaştan biraz farklı şekilde ilk görüşmemi başvurduğum pozisyonun takım lideriyle tanışma amaçlı gerçekleştirdim. ilk görüşme olumlu geçtikten sonra teknik mülakat için gün belirlendi ve mülakata dair detayların olduğu bir mail geldi. yaklaşık 1 haftalık bir hazırlık sürecinden sonra 2 doktoralı canavar abi tarafından 1 saatlik teknik soru bombardımanına tutuldum. çalıştığım projelerin ve tezimle alakalı soruların dışında bilgisayar bilimlerinin önemli alanlarından kilit sorular geldi. bu soruların bazılarını cevaplayamamam ve genel olarak derinlikli cevaplar verememem nedeniyle beni yeterince yetkin bulmadıklarını düşünüyorum. süreç sonucunda ise mülakatta cevaplayamadığım soruların ve eksik olduğum konuların altını çizen çok güzel bir feedback maili aldım (adayına geri dönüş bile yapmayan türk firmaları utanır mı, sanmam). süreç genel olarak hızlı ve pozitif ilerledi, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. eksiklerimi kapayıp tekrar kapılarını çalacağım, burayı editlemek umuduyla :)
  • bahsedilen meşhur belgeselini buradan izleyebilirsiniz. muhtemelen üniversitelerimiz bu firmadan makineyi sipariş etmiş olabilirler. geçen yıllar dünyanın en küçük türk bayrağını işlemişlerdi. yeniden sipariş vererek bu rekoru tazelerler ve yüceltiliriz. tüm dünya işlemci makinesinde türk bayrağı işlediğimizi hayretle haber ederler.

hesabın var mı? giriş yap