1. sanki isteyerek yapılan bir şey gibi anlatıyor insanlar bunu. böyle olmayı seçiyormuşum gibi söylüyorlar bazı şeyleri. ama bu, size seçenek sunan bir durum değil. aksine sanki genlerinize kazınan bir hadise.

    "sen; kalabalık içinde yalnız olarak yaşayacaksın."

    bu gerçekle, bu zorunlulukla varolmak, söyledikleri gibi ne havalı ne de sevilecek birşey. bir barda 150 kişi beraber şarkı söylerken, ışığın bile uğramadığı karanlık bir köşeye geçip dalgın gözlerle hep birlikte salınan kalabalığa bakmak, bakarken düşünmek, düşüncelerinde hem kendine hem de dahil olamadığı kalabalığa lanetler okumak kimseyi pek mutlu etmez heralde...

    asosyal insanlar attıkları her adım için savaşırlar; hem kendi doğalarıyla hem de bütün dünyayla. kendilerine engel olan, onları zincirleyen ve neye benzediklerini bile bilmedikleri şeytanlarıyla kapışırlar sürekli. sosyal dünya içerisinde varolma zorunluluğu tarafından itilip kakılırlar. sizinle konuşmazlar. aslında siz öyle zannedersiniz. konuşmakla konuşamamak aynı şey değildir dikkatli bakıldığında... sessizliklerinin kaynağı egolarının büyüklüğü değildir, içlerindeki savaşın gürültüsü bastırır seslerini...

    kaç sözde sosyal insan anlayabilir merhaba demenin zorluğunu? veya birilerine seslenmek yerine, gözlerini ona dikip sizi farketmesi için dua etmenin çarpıklığını?

    diyorsunuz ki; "lan madem sosyalleşemiyorsun yapma arkadaşım. git yumurta sarısı-beyazıyla uğraş, kedi sev"

    tabi hemen alıp yumurtaları başlayayım uğraşmaya, çırpayım beyazlarını; köpük olsun, sakal yapayım kendime onlardan falan?

    ben demiyorum ki; "doğru benim, ben sizden daha iyiyim o yüzden aslında siz hatalısınız". biliyorum sorunlu olan benim, aslında bir anomali olduğumun farkındayım. bu yüzden düzelmeye çalışıyorum zaten. üstüne gidiyorum eksikliğimin her seferinde; belki bu sefer cümle kurabilirim diyerek içimden.

    gerçi bazen anlıyorum böyle diyenleri çünkü bir de sonradan olma asosyaller var. ama bu aynı şey değil. kısmi munzevilik asosyallik olarak anılamaz çünkü bu arkadaşlar canları çekerse tekrar gidip ortamlarda ilgi odağı olmayı deneyebilirler. gerçek asosyaller isteseler bile dönemezler özlerinden kolay kolay.

    asosyal olmak bir seçim değil, bir rahatsızlık. sizi yanlızlığa sürükleyen, bazen içinizi kinle dolduran bir sorun. size yüzlerce maske takmayı dayatan bir hastalık...
  2. valla, olmak değil de, olabilmek için, eve yiyecek içecek stoku yapmak elzemdir.. yoksa mecbur bakkala çakkala gidiyorsun, öyle asosyallik mi olur ya? ne gerekiyorsa depola evine, ölene kadar o şekilde yaşa.. mis gibi.
  3. mutluluk budur. bir nevi nötr olma hali aslında. canını sıkacak her türlü sosyal durumu ortadan kaldırmış oluyorsun. huzur...
  4. şahsım için tercihtir, yani aslında tam olarak tercih değil belki sadece mükemmeliyetçilikten ötürü. kimseye katlanamıyorum resmen, yani "aman bu da böyle bir insan idare edeyim" diyemiyorum. zaten birinin bi' özelliğinden hoşlanmayınca ister istemez bunu sözlü veya tavırlarımla ifade ettiğimden karşımdaki de benden rahatsız oluyor, soğuk bir hava... sonuç:
    (bkz: #21131816)
  5. seçicilikle de alakalı. çevremizdekiler, bunu kendine göre ölçüyor. örneğin; her hafta dağ gezisine giden biri, samimi iki arkadaşıyla 15 günde bir sinemaya giden birini sosyal olmamakla suçluyor. evet, suçluyor. bu, suç gibi görülüyor. benim sosyal yaşamım, sevgiliyi saymazsak, üç, en fazla beş arkadaşımdan ibaret. çocukluk veya çok yıllık arkadaşlarım. yanlarında ağzımdan ayıp bir söz çıkmasın diye kendimi sıkmadığım kişiler. onlarla da, her gün dağ bayır, sinema, bar gezmiyoruz. ayda bir görüştüğümüz oluyor.

    yeni dostlar hayatımıza girebilir tabii. bunlar, sosyalleşmeye yardımcı olur. ama bunun için kendini zorlamak çok anlamsız. sosyalleşmek uğruna, msn'imizin "kişi ekle" butonunu tıklayanlardan olmak zorunda değiliz. kalıcı dostluklar, sınırlı gezmeler de yetebilir. nicelik önemli değil. sözlükte, tanımaktan çok mutlu olduğum hemcinsim bir iki kişi var. aynı şehirde olmadığıma üzüldüğüm kişiler. ama bu ne kadar denk gelebilir ki? iyi insana denk gelmek şans meselesi. herkesi, her aktiviteyi hayatımıza katmamak, "şu kişi candır. bu kişi kankamdır. bu dostumdur." diye msn'deki kabarık listelerdeki kişilerle yapılan üç beş konuşmayla kendimizi kandırmamak bir eksiklik değil.

    herkesle her gece konuşmayıveririm, gezmeyiveririm efendim. kötü günümde yanıma koşan, kötü günlerinde yanlarına koştuğum üç kişiyle ayda bir kez çay içmek, dünyalara bedel.
  6. sorun olmayan insansızlık ve yalnızlıktır. asosyal olmak sorun değildir, zaten asosyal diye tabir edilen bireyler bu tabiri yapan insanlardan gerçekte daha sosyaldirler.
    kısacası, modern bir yafta çeşididir.

asosyal olmak hakkında bilgi verin