şükela:  tümü | bugün
  • sanki isteyerek yapılan bir şey gibi anlatıyor insanlar bunu. böyle olmayı seçiyormuşum gibi söylüyorlar bazı şeyleri. ama bu, size seçenek sunan bir durum değil. aksine sanki genlerinize kazınan bir hadise.

    "sen; kalabalık içinde yalnız olarak yaşayacaksın."

    bu gerçekle, bu zorunlulukla varolmak, söyledikleri gibi ne havalı ne de sevilecek birşey. bir barda 150 kişi beraber şarkı söylerken, ışığın bile uğramadığı karanlık bir köşeye geçip dalgın gözlerle hep birlikte salınan kalabalığa bakmak, bakarken düşünmek, düşüncelerinde hem kendine hem de dahil olamadığı kalabalığa lanetler okumak kimseyi pek mutlu etmez heralde...

    asosyal insanlar attıkları her adım için savaşırlar; hem kendi doğalarıyla hem de bütün dünyayla. kendilerine engel olan, onları zincirleyen ve neye benzediklerini bile bilmedikleri şeytanlarıyla kapışırlar sürekli. sosyal dünya içerisinde varolma zorunluluğu tarafından itilip kakılırlar. sizinle konuşmazlar. aslında siz öyle zannedersiniz. konuşmakla konuşamamak aynı şey değildir dikkatli bakıldığında... sessizliklerinin kaynağı egolarının büyüklüğü değildir, içlerindeki savaşın gürültüsü bastırır seslerini...

    kaç sözde sosyal insan anlayabilir merhaba demenin zorluğunu? veya birilerine seslenmek yerine, gözlerini ona dikip sizi farketmesi için dua etmenin çarpıklığını?

    diyorsunuz ki; "lan madem sosyalleşemiyorsun yapma arkadaşım. git yumurta sarısı-beyazıyla uğraş, kedi sev"

    tabi hemen alıp yumurtaları başlayayım uğraşmaya, çırpayım beyazlarını; köpük olsun, sakal yapayım kendime onlardan falan?

    ben demiyorum ki; "doğru benim, ben sizden daha iyiyim o yüzden aslında siz hatalısınız". biliyorum sorunlu olan benim, aslında bir anomali olduğumun farkındayım. bu yüzden düzelmeye çalışıyorum zaten. üstüne gidiyorum eksikliğimin her seferinde; belki bu sefer cümle kurabilirim diyerek içimden.

    gerçi bazen anlıyorum böyle diyenleri çünkü bir de sonradan olma asosyaller var. ama bu aynı şey değil. kısmi munzevilik asosyallik olarak anılamaz çünkü bu arkadaşlar canları çekerse tekrar gidip ortamlarda ilgi odağı olmayı deneyebilirler. gerçek asosyaller isteseler bile dönemezler özlerinden kolay kolay.

    asosyal olmak bir seçim değil, bir rahatsızlık. sizi yanlızlığa sürükleyen, bazen içinizi kinle dolduran bir sorun. size yüzlerce maske takmayı dayatan bir hastalık...
  • valla, olmak değil de, olabilmek için, eve yiyecek içecek stoku yapmak elzemdir.. yoksa mecbur bakkala çakkala gidiyorsun, öyle asosyallik mi olur ya? ne gerekiyorsa depola evine, ölene kadar o şekilde yaşa.. mis gibi.
  • sorun olmayan insansızlık ve yalnızlıktır. asosyal olmak sorun değildir, zaten asosyal diye tabir edilen bireyler bu tabiri yapan insanlardan gerçekte daha sosyaldirler.
    kısacası, modern bir yafta çeşididir.
  • zoraki yalnızlık durumudur.
  • sosyal zehirlenmenin aksine bir zaafiyet, tutukluk, peklik söz konusudur.
  • kafanın rahat olması. herkes bir şey ister, ilgi bekler filan. gerçekten gerek yok lan. en iyisi kimseyle arkadaş olmamak. en güzeli.
  • günümüzde eziklikle aynı potada eritilen.

    ezik damgasını yememek adına sosyal olmaya çalışan insanlar ise mutsuzluk için efor harcamakta.

    hayat zor, netekim.
  • çalan telefonu hemen açmamaktır. çok meşgulmuş gibi.
  • aklıma serdar turgut'un "süpermarketleri, hiç konuşmak zorunda kalmadan alışverişi tamamlayabildiğim için çok seviyorum" sözünü getiren duygu durumu.
  • gün geçtikçe yalnızlaşan ve sanallaşan toplumun bireyleri getirdiği durum.. tercih edilmiş yalnızlıkla da karıştırıldığı olur.. sığ insanlar öyle çoktur ki, kişi bilinçli olarak asosyal olmayı seçebilir..

    bu düzenin yarattığı insan defektlerine maruz kaldıkça, güvenini yitirdikçe, inancın köreldikçe... kendini yalnız hissettikçe başka insanlarla temas etme ihtimalinin olduğu her ortamdan kaçarsın.. işten çıkıp koşa koşa gittiğin yer ev değil, sensindir..

    güzel olan tercih edilmiş asosyalliktir..

    asildir..