şükela:  tümü | bugün
  • john beebe ve diğer editörlerin carl gustav jung'un toplu eserlerinden konuyla ilgili çeşitli yazıları biraraya getirmesiyle oluşan yapıt. türkçesi maskülen erilliğin farklı yüzleri 2015'te pinhan yayıncılık'tan didem gamze erdinç çevirisiyle çıktı. aspects of the feminine'le hem ortak yanları var, hem kardeş kitaplar.

    "evlilik sorunu ancak toni wolff'la açık bir ilişkiyi kabul ederek dişil güce somut ve gerçek anlamda boyun eğme yönünde zor bir karara varıldıktan sonra (bütün tarafların zararına olacak şekilde) çözülmüştü. jung'un eski hastası ve şimdiki çalışma arkadaşıyla olan bu ilişkisi, jung'un sevmeye ve saymaya devam ettiği karısının bilgisi dahilinde olmuştu. bugün hala tartışmalı bu çözüm, olgun jung tarafından hiçbir zaman başkalarına örnek olarak övülmemişti; daha ziyade yaşamak zorunda olduğunu keşfettiği anima arketipinin gücüne karşı ve nihayet onunla beraber elinden gelenin bu olduğunu göstermişti." john beebe (aspects of the masculine'de editör notu)

    "gerçek psikolojik gelişimin özü, jung'a göre hiçbir psikoloji yazarı için olmadığı kadar kahramanın vazgeçişini içerir." john beebe (aspects of the masculine'de editör notu)

    "meşale taşıyıcısı cautopates çoğu zaman bir tavus kuşu ve kozalak şeklinde temsil edilir. bunlar oldukça yaygın bir kült olan frigya tanrısı men'in* özellikleridir. (...) o halde men'in kibele'nin oğlu ve aşığı attis'le benzerlikleri vardır. imparatorluk zamanında men'le attis iç içe geçmişti. attis de men, mitra ve meşale taşıyıcıları gibi miğfer takar. annesinin oğlu ve aşığı olarak ensest sorununu gündeme getirir. ensest attis-kibele kültünde mantıksal olaral ritüel hadım edilmeye yol açar; çünkü efsaneye göre annesine öfkelenen kahraman kendini hadım eder."

    "kahramanlar genelde gezginlerdir ve gezginlik asla nesnesinin bulamayan bir arzunun***, yitik anneye duyulan bir özlemin sembolüdür. güneş benzetmesi bu bağlamda kolayca anlaşılabilir. kahramanlar sürekli yer değiştiren güneşe benzer, buradan kahraman mitinin bir güneş miti olduğu sonucuna varılır."

    "oysa anne imgesi bilinçdışını temsil eder ve bilinçdışının bilinçle birleşmesi nasıl ki hayati bir ihtiyaçsa, bilincin bilinçdışıyla bağlantısını kaybetmemesi de o kertede hayati bir ihtiyaçtır. bir insanın içindeki bu bağlantıyı hiçbir şey başarılı bir hayat kadar tehlikeye atamaz; başarılı bir hayat kişiye bilinçdışına bağlılığını unutturur."

    [kendi derinliklerine batmış, toprağın altında gömülü biri gibidir; geri gelip annenin ayaklarına kapanan bir ölüdür; "yüzlerce ağırlıkla yüklü" ve kendiliği yazgısının dayanılmaz ağırlığı altında inleyerek diri diri toprağa gömülmüş bir kaineus'tur.]

    "çarmıh ya da kahramanın taşıdığı diğer herhangi bir ağır yük kendisi veya daha ziyade kendiliği, hem tanrı hem hayvan olan, sadece ampirik insan değil, kökleri hayvansı tabiatında yatan ve salt insandan ilahi olana uzanan varlığının tamamı, bütünlüğüdür."

    "kimse belirli varsayımlarda bulunmadan yaşama adım atamaz ve kimi zaman bu varsayımlar yanlıştır -yani kişinin içine atıldığı koşullara uymaz. bu durum çoğunlukla abartılmış beklentiler, zorlukların hafife alınması, yersiz iyimserlik veya olumsuz tavır meselesidir. ilk bilinç sorunlarına yol açan yanlış varsayımların uzun bir listesi yapılabilir."