şükela:  tümü | bugün
  • tarifsiz bir huzur veriyor bana bu meret nedense. hele bir de o isigin altinda demlenmekte olan bir (tercihen iki) caydanlik, yanindaki tezgahta tepsi icinde beklesen bardaklar, iceride de bardaklarin yolunu gozleyenler varsa degme keyfime. kalabalik hissi aspirator isigi, kisin salonda yazin balkonda uzayan muhabbetlerin fonu. istatistigini tutmadim hic, ama hissatistigimle konusuyorum, misal bizim aile evinde aspirator isiginin yandigi gunlerde evde bir bayram havasi, annemin babamin beni cok sevdigi durumu hasil oluyorken yanmadigi gunlerde bir gam bir kasavet aliyor basini gidiyor. isin garibi aslinda diger aile uyelerinde de aspirator isigi yandigi gunlerde bir davranis degisikligi, bir uysallik, bir anlayislilik, bir konuskanlik goze carpiyor. ahdim var evdeki, ve dahi butun evlerdeki cirkin beyaz isiklari, florasan lambalarini, elektrikten tasarruf edelim diye insani insanliktan cikaran aydinlatma planlarini bu kendi ciliz ama tesiri muazzam aspirator isigi ile degistirecegim. serefsizim dunya cok guzel bir yer olacak o vakit.
  • bu başlığın açılmamış olduğunu düşünüyordum, benden başka böyle düşünen deli mi var lan diyordum ama varmış. sevindim.

    efendim bu ışık bana ifade edemeyeceğim bir dinginlik ve huzur veriyor. ailemden uzakta ve yalnız yaşayan biriyim ben. yeni taşındığım evimdeki aspiratörün ışığını açmak daha geçen gün geldi aklıma. kapadım evin tüm ışıklarını ve sadece bunu yaktım. bünyemi kaplayan mutluluğu ve dinginliği tarif bile edemem.. aynı zamanda duygusal anlar yaşadım..

    aspiratör ışığı eşittir mutlu aile evi günleriymiş meğer benim için.
    babam mutfakta önceden teker teker çizip pişirdiği kestaneleri kabuklarından ayıklayıp bizlere servis yapmaya hazırlanıyor. annem içerde uzanmış televizyon izliyor, günün yorgunluğunu çıkarırcasına. kardeşim bilgisayarın başında kendini kaybetmiş. ben onları izleyip iç geçiriyorum. birazdan orta kahve isteyecekler benden, mutfağa gidip o huzurlu ışığın altında maksimum kahve köpüğü üretebilme tekniklerimi denemeye koyulacağım, yüzümde bakın önemli bir iş yapıyorum ben ciddiyetiyle.. içeri götürücem fincanları, babam kızım sehpayı önceden çıkarsana diye biraz kızacak bana. tamam baba yea sen bi tut kahveni çıkarıcam az sonra derim ben pişkin pişkin, kardeşim içeri gelip bana yapmadın mı kahve yaa diye sorun çıkaracak, atışırız biraz..

    şimdi ben kapadım tüm ışıkları, aspiratörün o loş ışığı hafifçe aydınlatıyor mutfağı.. yaşadığım dört duvar bi anda ''yuva'' oluyor. gidip pencereden uzatıyorum kafamı, düşünüyorum..
    annem olsa saçımı okşasa, babam meyve soysa her zamanki özeniyle. kardeşim hadi kalk sıra bende dese o sırada..

    yaşarken asla farkına varamadığın, yokluğunda ise yüreğinin ortasına gelip oturan tarifsiz mutluluk hissi. beklentisiz, nedensiz.. sen neymişsin be aspiratör ışığı..
  • mutfakta en çok ihtiyaç duyulan aydınlatma araçlarından biridir. ne yaptığını * ve ne yiyeceğini * bilmeye yarar.
  • ocakta yemek yapmayanlar kıymetini bilmez. candır can.
  • akşam yemeğini yemiş ve evdeki bütün ışıkları söndürüp akşam sefası için kendi loş dünyasına çekilmiş insanın bazen bir kase puding için, bazen yeni demlenmiş bir bardak çay için, bazen de bir şişe niğde gazozu için mutfağa yaptığı keyif seferlerinde yolunu bulmasını sağlayan adeta bir deniz feneridir. bir evi yuva yapan ayrıntıdır.
  • yıllar önce anneyle kalkılan sahur sabahlarında evi usulca aydınlatan ışıktır..
    uyku mahmurluğu, usulca yenen zeytin, peynir, ekmek.. ve kana kana içilen su.. koşa koşa yatağa geri dönmek..
  • çiş dönüşü mutfakta su bardağı ararken iyi işe yarıyor.
  • bir tatlı huzur.
    aydınlatmadan ziyade ısıtıcıdır.
    insanın içini ısıtır.
  • hakkında yazılan ilk iki tanımın tam bir (1) sene arayla yazılmış olmasıyla ruhani ağırlığını da ortaya koymuştur.

    (bkz: sen neymişsin öyle)

    edit: yukarıda verdiğim bkz'ı yazılan ikinci tanımın son cümlesini henüz okumamışken vermiştim. olum noluyor lan?
  • kızarmış gözleri aileden saklamaya yardım eder. kişi hızlı davranırsa yakalanmadan gıdasını temin edebilir.