şükela:  tümü | bugün
  • asteroid'i bulan türk astronot/diktatör metaforu, aslında metafor değil gerçek. olaydaki gökbilimci ve diktatör diye anılan adam da bizzat atatürk.

    ben demiyorum. kim diyor. lord kinross diyor (aslında o, olayları anlatıyor, çıkarımları ben yapıyorum.)
    misal sen plepsin (osmanli imparatorlugu üçüncü roma imparatorlugudur) adam lord. başbuğ olsam, statü derdim, weber derdim.. ama değilim. işte, o yüzden uzatmadan konumuza geçiyorum;

    //sayfa 63-64 (*)
    atatürk 1909'da 31 mart ayaklanmasını bastıracak hareket ordusu'nda yer alıp, 1910'da ise genç bir subay olarak fransız ordusunun picardie'de yapacağı manevraları görmek için fransa'ya gidecek türk heyetine seçilir.

    direkt alıntılıyorum:
    "mustafa kemal ve arkadaşları, üniformalı oldukları zaman kalpak giyiyorlardı. bu, türk subaylarının kullandığı resmi başlıktı. ama onları hemen öteki subaylardan ayırt ediyor ve hele fransızların*, onlara komik bir opera bouffe oyuncusu havası veriyordu. manevraların yanısıra yürütülen eleştiri konferanslarında yabancıların türk subaylarını ciddiye almadıklarını, mustafa kemal, kolayca farketti. ama, onların bu şık kıyafetlerinin altında, askerlik bilgilerinde birtakım eksikliklerin olduğunu anlamamış değildi. kendini hiçbir avrupalıdan aşağı görmediği için onların kendisine böyle yan bakmalar; yalnız başındaki kalpak yüzünden değil, bozuk fransızcası yüzünden de küçük görmeleri onu üzüyordu (...)"
    sonra atatürk, cesaret için konyak içer, manevra plan yapılan insanlara karışıp, uygulanacak olandan bambaşka bir plan (gökbilimci asteroid'i keşfediyor) teklif eder. kabul edilmez. ertesi günkü manevrada ise haklı olduğu ortaya çıkar.
    direkt alıntılıyorum:
    "yüksek rütbeli yabancı subaylardan biri bunu onun yüzüne karşı itiraf ederek 'sizin görüşünüz, herkesin görüşünden daha doğruymuş' dedi. sonra şakayla 'ama başınıza bu tuhaf şeyi neden giyiyorsunuz?' diye ekledi. 'bunu giydiğiniz sürece kimse görüşlerinize değer vermeyecektir.' "

    kitapta ise şöyle diyor: "bu asteroid yalnızca bir kez, bir türk gökbilimci tarafından 1909 yılında görüldü. gökbilimci bu keşfini bir uluslararası astronomi kongresi’nde açıkladı. ama tuhaf giysileri yüzünden kimse ona inanmadı. büyükler böyledir işte." (**)

    ***

    atatürk, 1920de artık orduların başında, kalpağını atacağı kıyafet devrimini (1925 ve sonrası) yapacağı ortam için zemin hazırlamaktadır. sakarya'ya kadar mümkün mertebe düzenli çekilip akabinde savaşı kazanacaktır.

    küçük prens şöyle devam ediyor:
    "neyse ki, bir türk diktatörü ölüm döşeğindeyken halkının avrupa tarzı kıyafetler giymesini emretti ve gökbilimci bu keşfini 1920yılında, şık bir kıyafet içinde yeniden sergiledi. bu kez keşfini herkes kabul etti."

    yani herkes, milli mücadelede uygulanan taktiklerin doğruluğunu kabul edip lozan'da türkiye cumhuriyeti'ni resmen tanımış oldu.
    -----------
    notlar:
    (*)lord kinross - atatürk, bir milletin yeniden doğuşu - altın kitaplar 12.basım aralık 94
    (**) ilgili bölüm için: http://www.kucukprens.org/kitap/4.php
  • kucuk prensin yasadigi minik gezegen. uzerinde uc tane yanardag arasira cikan yaban baobablar ve evcillestirilmeye calisilan bir gul bulunur.
    (yoksa gulu koyun mu yedi?)
  • "...
    böylece önemli bir şey daha öğrenmiş oldum. geldiği gezegen bir evden daha büyük değildi.

    ama aslında bu beni pek de şaşırtmadı. dünya, jüpiter, mars ve venüs gibi büyük gezegenlerin haricinde isimsiz yüzlerce gezegen olduğunu biliyordum. bu gezegenlerin bazıları öyle küçüktür ki, onları teleskopla bile fark etmek güçtür. gökbilimciler bunlardan birini keşfettiklerinde, ona isim yerine bir numara verirler. örneğin, asteroid 325 derler ona.

    küçük prensin geldiği gezegenin asteroid b-612 olduğunu zannediyorum. böyle düşünmek için iyi nedenlerim var. bu asteroid yalnızca bir kez, bir türk gökbilimci tarafından 1909 yılında görüldü. gökbilimci bu keşfini bir uluslararası astronomi kongresi’nde açıkladı. ama tuhaf giysileri yüzünden kimse ona inanmadı. büyükler böyledir işte.
    ..."
  • nerelisin sorusuna verilecek
    en güzel yanıt.
  • dogmadigim, buyumedigim ve fiilen asla olemeyecegim minik ulkem.. *
    (bkz: hayati ozetleyen sozler)
    (bkz: keske)
  • jonathan livingston'un bir gün uğrayıp da küçük prensve gülünden bana haber getirmesini dilediğim yer..
  • fransizca okunu$u olan bésixdouze (bé-six-douze/ be alti yüz on iki) astroid anaku$agindan 46610 numarali asteroid´e isim olarak verilmi$tir. lakin bu isim tesadüfi secilmemi$tir. cünkü 46610 sayisi heksadesimal b 612´nin onluk sistemdeki kar$iligidir. bu kücük sevimli planetoid güne$ten 2,27 astronomik birim (2,27 ile 149.597.870.691 metrenin carpimi ) uzakligindadir ve 0,18 yörünge ekzantirikligine (elips yörüngeye) sahiptir.
  • küçük prensin gezegeni, uzayda gitmek istediğim tek yer.
  • ilk ayak basanların da türk astronotlar*** oldugu önsözde acıkca belirtilen gezegendir.
  • (bkz: osman)