şükela:  tümü | bugün
  • hayata webcam çözünürlüğünde bakmaktır.
  • kendi doğal blur efentinizle hayata bakışınız şüphesiz ki daha farklı olur. kafa yapıyor bazen.
  • 25 ve 200 metre hedeflerini tam seçemediğiniz için askerde karavanacı olarak nam salarsınız.
    daha iyi görmek için kaşlarınızı çattığınızda sinirli, asık suratlı gibi etiketlere sahip olursunuz.
    uzun yazıları ve entryleri okurken çok yorulursunuz, kağıda veya ekrana yapışırsınız.
    uzaktan gelen insanları picasso tabloları gibi görürsünüz.
    sanat ve hayat anlayışınız kübist bir tarza bürünür.
  • askerde size garip lakaplar takılmasına sebep olan etkiler. benim lakabım kör domuzdu mesela. sanırım domuz adını ikmalci olup kekleri, çikolataları ve bilumum meyveleri tek başına götürdüğüm için taktılar. şaka bir yana uzun saçlı bir erkeği kadın zannederek oğlum ne güzel kız lan dediğinizde garip karşılanabilirsiniz. bir de 29 ş hattını 29 dolar olarak gördü bu gözler. her defasında yanlış minibüs hattını durdurup paylandığım dahi oldu. gözlüğü sadece film izlerken ya da akşamlar pc başında kullanıyorum. 2.00 numara verdiler askerde. üstelik sol gözümde bir de mercek takılı. ulan hayata resmen 2-0 mağlup başlamışım ben. çok şükür ki ihtiyaçlarımı kendim gideriyorum kimseye yük olmuyorum yinede.
  • okul hayatı için:
    kopya çekememek, okumada sıkıntı yaşamak, hocayla göz göze tam olarak gelememek vb
    günlük hayat için:
    tv-pc-kitapta rakam ve harflerin birbirine girmesi,tanıdıkları es geçmek, tanımadıklara yanlışlıkla boş boş sırıtmak, otobüs kaçırmak, hatta ve hatta tavla oynarken zarları tam görememek vb
    spor için:
    basketbol, masa tenisi gibi oyunlarda bilimum sıkıntılar
    ayrıca
    kısık gözle dolaşma neticesinde insanlara taşak malzemesi olmak.
    iş bu entry gözlük ve lens kullanmayan şahıs üzerinden değerlendirme ile yazılmıştır.
    bomboktur.lens veya gözlük kullanın efenim.
  • (bkz: kaz ayağı)
  • zannediyorum her an lensleri ya da gözlüğü kaybetme riski yüzünden, dünyada o zamana kadar karşınıza çıkmış canlı-cansız tüm varlıkları görsel olarak zihne işleme zorunluluğu duymaktır. belki bazıları henüz fark etmemişlerdir ama astigmat olan insanlarda, hiçbir destek almadan, önceki bilgilerine dayanarak belli bir uzaklıktaki objeyi, eğer onu ya da ona çok benzeyen bir şeyi daha önce bir kez bile görmüşlerse, tanıyabilme becerileri vardır. hisleri, duyuları onları kimi zaman yanıltabilir ama zihinlerini böyle değişik biçimde işletme yetenekleriyle hiçbir zaman yarı yolda kalmazlar.

    bu özelliklerini kullanır ve geliştirirlerse hayattaki bir çok farklı şey arasında küçük bir benzerlikten dahi bağ kurma zevkini yaşarlar. astigmat olmanın tek güzel yanı da budur.
  • bunun bir de miyop artı astigmat versiyonu vardır ki tadından yenmez bir hal alır hayat.
  • lensi veya gözlüğü takmadığınızda çöp konteynırının önünde duran zavallı köpeğe çarpıp burnuna burnunu dayamak ve "afedersin dostum" dedikten sonra "ısırmasa bari" diye dua etmektir. miyop uzaktan köpeği görmenizi engellerken astigmat yaklaşsanız da köpeği kocaman bir leke gibi görmenize neden olur. yaa yaaa...