şükela:  tümü | bugün
  • tek bir güzel yanı vardır.

    uçaktan inip, serin serin havaşe ile otogara geçerken bi yorgunluk çöktüğünün farkındasındır belki uyumayalı 36 saat olmuş. sabahtan 2 duble attığınız için kuş gibi olduğunuz için pisliği bile göze gözükmez. kk'dan biletinizi alıp perona doğru ilerken bi kırşehir firmasında neşet ertaş'ın ve atam'ın portresini görür huzur dolarsınız, sonra içinize bi hüzün çöker açarsınız yazımı kışa çevirdin adlı parçayı.

    edit: mesaj yağdı lan, gündem olmuş. kafam güzel anlayamadım.

    edit: ben bunları ne zaman nasıl yazdım anasıni satim cümleler bozuk bozuk
  • ankara'da, yani benden 500 km uzakta olmasıdır.
  • metro ile kendinizi kısa süre zarfında o pisliğin paçalardan aktığı otogardan en azından bir nebze daha iyi yerlere atabilirsiniz.

    bakın ankara'da metro lükstür. öyle boru değil olm metro var aşti'ye. bak esenboğa'ya yok. hala otobüsle 1.5 saatte gidiyorsun havalimanına.
  • şehrin merkezinde, her yere yakın mesafede olması. istanbul gibi derme çatma harabe bozuntusu çadırlar gibi değil adam gibi planlanmış, çok katlı, büyük kapasiteli bi otogar olması. ankara'dan başka şehre, havaalanına, ilçelere, semtlere, beldelere giden her vasıtanın buradan kalkması veya geçmesi. son olarak da asker uğurlamalarında istanbul gibi yolların kitlenmemesi, insanların geniş bi otogarda askerlerini şehre ızdırap vermeden uğurlayabilmesi. son nokta biraz şahsi, ama söylemeden geçemiycem. sıra sıra dizili tespihlere bayılıyorum arkadaş, arabesk ortadoğu kültürünü epey sevmeyen bi insan olarak nedense şu tespih sevdamı aşamadım.
  • beğenmeyen çoktur ama bu şehirden, özellikle aştiden giderken de üzerine ölüm kasveti çökmeyen yoktur.
    tatlı bir hüzündür, acının bal eylenmesidir.
  • orada bir kitapçı vardı. otobüsün kalkışına 1 saat kala kitapları incelemeye başlardım. zaman böylelikle hem hızlı hem verimli geçerdi. hemen her seyahat öncesi mutlaka oradan bir kitap alırdım.
  • tek güzel yanı arkadaş demiş zaten metrosu. biner ve hızla uzaklaşırsınız. perona çıkar otobüs beklersiniz sigara yasak alan vardır ama herkes öküz gibi sigaraya abanır dilencisi çaycısı sürekli para ister. içine girersin şuraya mı buraya mı sıkıştırırlar sürekli. bu adamlar kavga çıkarmaya da bayılır cevap versen yok desen nere nere der bırakmaz cevap vermesen takmıyon mu beni der el kol yapar.
    hayır gittiğim yere giden 3 firma var ve bunların içinde metro yok düşün her yere giden metro buraya gitmiyor. bir keresinde biri sordu neresi diye söyledim bilemedi ili söyledim ha tamam oraya bırakalım oradan otobüs bulursun diyor. hazır gideni varken niye seninle gidip aktarma yapayım ki?

    ama metro tam bir nimet dışarıya çıkmadan direkt gideceğin yere bağlanıyorsun.
  • balkon hissiyatı veren peron bölümlerine sahip olmasıdır. yolculukla beraber cam kenarında devam edecek olan düşünsel sürecin ilk adımları bu balkonvari yerlerden ankara'nın seyriyle başlar. tiryaki arkadaşlara da sigaraları eşlik eder. *
  • okuluma ve yurduma yakın olması.
  • tek güzel yanı metrosunun olması.