şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sözdebilim)

    diyelim ki osman 1 haziran 1990 da bayburt'ta doğdu, yossi cohen de aynı tarihte aynı saatte katar'da doğdu. o anda ay ve güneşin konumu bu iki vatandaş için farklı olacağından, gök cisimlerinin bu iki kişiye etkisi farklı olacak. bu iki kişinin burcu aynı olamaz.

    diğeri de, osman 1 haziran 1990 da yozgat'ta doğsun, mustafa da 1 haziran 2002 de yozgat'ta doğsun. bu sefer güneş etrafında dönüş süreleri farklı olan marsın, venüsün, jupiterin vs konumu farklı olacak. e bu iki kişi yine aynı burç olamaz. (aynı burç derken, yani bu kişilerin karakterine ve kaderine sözde etkisi aynı olamaz.)

    yükselen burç editi: aynı burç ve aynı yükselene sahip olup farklı yıllarda doğan iki kişi için de uzaydaki konum tamamiyle farklı olacak. yükselen burç, olaya sadece mantık verme çabası.

    yıldız haritası editi: dünyaya en yakın yıldız proxima centauri. o yıldızdan ışık bile 4.24 yılda geliyor. bunun yerçekimsel etkisi sivrisineğin vızıltısının milyarda birinden daha küçük. kaldı ki marsın, jupiterin etkisi de dikkate alınacak değerde değil.

    yani burçlar yalan. neden erkeklerin çoğu burçlara inanmaz, çünkü onlar zaten boş beleş bir futbol takımını tutarak kendilerini bir gruba dahil etmişler. kadınlar da belli ki bir gruba dahil olma hevesi içinde. iki kadın saatlerce birbirleriyle sevgililerinin burçlarından bahsedebilir.

    edit: ikizler burcu erkeği bildirdi.

    edit: saat farkından dolayı itiraz geldi, o yüzden yossi cohen'in doğum yeri saat dilimi türkiyeyle aynı olduğu için california yerine katar olarak değiştirildi.
  • ikizler dahil herkesin yıldız haritası farklı olduğundan geçersiz iddiadır.
  • osman ile yossi'nin durumu; doğduğun ülkede önemlidir; ülkeler astrolojisi vardır=mundane denir. buna örnek usa başkanı ve afrika'da aynı saat doğar (saat farkıda hesaplanarak) ama biri usa başkanı olur diğeri afrika yerlisi kalır=ülkeler astrolojisi
    osman ile mustafa olayı ise; 1990/2002 bu kadar fark bile almana gerek yoktu; yükselen burç 2 saatte bir başka bir burca geçer, hatta ikiz doğan çocukları düşün, ne kadar farklıdırlar birbirlerinden (mizaç olarak) orblar (derece) rol oynar hatta minimal hesaplar
    yani 12 tipleme yoktur sadece, her salise önemlidir, astrolojik haritalarımız parmak izimizdir. niye yarattı yoksa göğü, biz böyle paso ormantik takılalım diye mi sadece "yıldızların altında"
  • güzel tespit.
    bir de yükselen diye bir saçmalık var. mesela yine osman 1 haziran sabah 7 de ekvator'da doğsun, hasan da 1 haziran sabah 7 de türkiyede doğsun. biz ikisinin de yükseleninin aynı olması gerektiğini düşünürken arada dünyalar kadar fark var.
    astrologların giymek zorunda olduğu enteresan kıyafetlerle taktığı kolyeler yüzükler de mecburiyet halinden çıkmalıdır ki bunu başka bir başlık altında konuşmak gerekir.
  • sürekli olarak aynı burç olamaz vurgusu yapmış bir açıklamaya sahiptir. verdiği örnekle baştan kendisini yanlışlıyor zaten. örneğinden yola çıkarak yorumlarsak cevabı çok basit. 1 haziran 1990'da da doğsan, 1 haziran 2002'de de doğsan, 1 haziran günü kaliforniya'da da doğsan, 1 haziran günü yozgat'ta da doğsan sonuç olarak 1 haziranda doğduğun için senin güneş burcun ikizlerdir. çünkü 21 mayıs-21 haziran aralığı ikizlerdir. bunu değiştiren başka bir etken yoktur. neden aynı burç olamayasın ki?

    fakat muhtemelen lessie bize başka bir şey anlatmaya çalışıyor. anladığım kadarıyla aynı kişiler olmaz demek istiyor. zaten aynı gün doğan herkes aynı kişidir gibi saçma bir tezi söyleyen var mı, mümkün mü böyle bir şey? herkesin kendine özgü doğum haritası, gezegen konumları ve o gezegenlerin yerleşim dereceleri var. haliyle bırak yozgat'ı kaliforniya'yı, 1990'ı 2002'yi aynı gün ay yıl ve yerde doğmuş olup aralarında 1 saniye doğum anı farkı olan kişilerin bile doğum haritası dereceleri farklıdır. tek yumurta ikizlerinin bile tamamen aynı kişi olmadıklarını görürüz. çünkü doğum anlarında normal doğumda aynı anda değil birbirlerinin ardınca çıkarlar, sezaryanda da aynı şekilde önce birisinin sonra öbürünün kordonu kesilip anne karnında çıkarılırlar. yani onlar da dahi hayata geliş anı aynı an değildir ve doğum haritası dereceleri farklıdır.

    erkekler astrolojiye inanmaz, kızlar inanır sadece sığlığında bir entry için fazla detay veren bir entry olduğunun farkındayım. ancak herkese açık bir ortama yolladığım için anlayacak olanlar mutlaka vardır, onlara istinaden yazılmıştır.

    not: erkek
  • say say bitmek bilmeyen mantık hatası/hataları.
    hala bunun tartışılması bile mucizelere inanmaya yetip de artıyor.
    hadi ateistler bunu da açıklayın, evrim varsa doğal seleksiyon nerede?
    sonumuzu aptallık getirecek, getirsin de zaten, umarım en kısa sürede gezegen yüzeyinden manasız ve acınası varlığımız silinir tek bir izi bile kalmaz.

    bir de insanları 12'ye bölen tipler gelir ''aslında yok öyle değil herkesin yıldız haritası farklı bir kere tmm mı cahil?' ,der ; e o zaman bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? madem birer kar tanesiydik hala niye 10 yıl arayla aynı ayda doğan insanlar benzer gruplar altında kümeleniyor? gerçekten faktüel bilgiymiş gibi 'gezegenlerin de insan hayatı ve karakteri üzerinde etkisi vardır' önermesi giriliyor. kelimeler kifayetsiz yani.

    deepak chopra'yı var eden işte bu zihniyet ; aya da çıkılmadı zaten, her şey yeraltı masonlarının oyunu, dünya ekonomisi ve politikası tamamen mistik bir paganik ritüelin gereği olarak şekillendiriliyor; sermaye yok güç yalan, küresel market dinamikleri yalan . cern'den umudu kesip birleşik yaşam koçları, kuantum amcalar ve simyacılar derneği gibi bir kuruluşa mı yatırım yapsak n'apsak?
    keşke simülasyon olsak, makinenin başındaki yaratık fişi çekip gitse , allahım olabilir mi lütfen olsun çünkü.

    edit:
    korelasyon gözlemleyerek, anekdotal verilerle bilimsel olduğunu iddia edenler de damlamış tam olduk şimdi. diyelim ki elimizdeki makul sayıdaki deneklerden temmuzda doğmuş olanlar atıyorum 80% çabuk öfkelenen tipler olsun; bu öfkenin sebebinin gökyüzündeki yıldızların temmuz daki konumu olduğuna dair nedensel bağı nasıl kanıtlıyorsunuz? işte bilim olmama sebeplerinden biri bu. mesela temmuz ayında bölgedeki mevsim şartları nedeniyle o sıcaklık ve nem oranında yaşayan bir organizma yeni doğanları etkiliyor ve bu hastalık atlatılsa bile yarattığı bir tür hormonal dengesizlik ileriki hayatta bu insanları öfkeli yapıyor tezi ortaya atılabilir. bu tezin bilimsel bir hipotez olma ve astrolıjinin olmama sebebi şu; yukarıdaki iddiaya konu olabilecek tahmini bulaşıcı organizmaları parazitleri sıralarsın, en makul olanların izlerini bu öfkeli insanlarda ararsın. bir de kontrol grubu koyarsın veya gönüllü deneklere bu virüs bakteri her ne ise enjekte edilip davranış testinden geçirilir vs. yanlışsa öyle bir alaka saptamazsın, doğruysa istatistiksel verilerle gösterirsin ve ileride yeni varsayımlar ortaya atıldıkça bu deney tekrarlanıp yanlışlanabilir halde olur.

    gelelim astrolojiye, insanları 12'ye ayırmıyor goygoyu bir yana, hepiniz özelsiniz doğum anınız ve yeriniz biricik geyiği hariç bildiğimiz güneş burçları bayağı genelleyerek aynı ayda doğan insanlara belli özellikler atfetmiyor mu, ediyor? sonrasında daha detayına inmesi ilk baştaki genel varsayımlarıyla çelişiyosa zaten bilimsel olamaz. mesela sen burcu koç olanlar ukaladır gibi bir önermeden sonra ama günün şu saatinde şu bölgede doğmuşsanız tatlış minnoş bir koç olursunuz dersen bu spesifik bir bireyin kaideyi bozmasıdır, istisnadır. ama pek çok koç burcu bu iddianın aksine ukala olmayabiliyorsa o durumda da iddian zaten yanlışlanır. yani ilk genel iddiayı kabul ettiğimizi varsayarak ilerleyelim bu durumda dünyadaki insanların yaklaşık %8i sadece yılın belli bir zamanında doğmuş olmasıyla bu burçlara atanıyor ve kişilik özellikleri genel anlamıyla birbirine benziyor.
    işte bu dağılımın gökyüzüyle bir ilgisi var olduğu iddia ediliyorsa, zaten gezegenlerin hepsinin periyodu bir yıl değil o gördüğünüz yıldız sandığınız bazı şeyler koskoca galaksiler ve içlerinde milyonlarca patlama yeni yıldız oluşumu karadelik vs sürekli olaylar olaylar. yani 1910 temmuzu ile 2020 temmuzu aynı değil uzaydaki cisimlerin konumları açısından. gelgelelim eğer gökyüzündeki maddelerin direkt etkilemediği iddia ediliyorsa, arada nasıl bir medyum var yani doğulan ay ile karakteri ilişkilendiren?
    işin ironik yani yüzlerce yılın bilimi olduğu gerekçesiyle savunulup yüceltilen astrolıjinin o devasa tarih içerisinde hala doğru düzgün bir açıklama sunamaması neden bu iddiayı sunduğuna dair. yani aslında düşününce komik epey, gezegenler doğduğunuz anda sizin kişiliğinizi etkiliyor diyorsun ve binlerce yıl geçmiş millet genel görelilikti uzay zaman bükülmesiydi derken ne mesafeler kat etmiş,hala astrologlar en basit iddialarına bile açıklama ve delil sunamıyor.
    bilimsel metodun nasıl işlediğini de biz anlatmayalım artık. akıllı insanlar aşırı mütevazı olunca ortalık ahmakların goygoyuna kalıyor, yakındır zaten umarım şu asteroid dudaklarınızı uçuklatarak teğet geçer de görürüz gök cismi gerçekten etkileyince nasıl etkiliyormuş.
    yenisinden eskisine her çağın ahmağı bitmiyor ki sözdebilimi bitsin hay allah. ya bak sümer mitolojisi de oldukça eski, sahi binlerce yıllık tanrılar bunlar onca nesil yanılmış olamaz, kesin gerçektirler.
  • daha ziyade (bkz: astrolojideki inanılır mantık hatası)

    .

    gözlemlenebilir uzayda birbiriyle hiçbir surette alakası olmayan gök cisimleri arasındaki ilişkileri yerküredeki birtakım zaviye noktalarından bakıp anlamlandırmaya dair her türlü girişim zaten baştan sona mantık hatasıdır, mantık hatasının hasıdır, ta kendisidir, mantık hatası denen olgunun sözlük tanımıdır. astroloji denen şarlatanlık haddizatında mantığın sükut ettiği noktadır, alfadır omegadır. git başımdan aysel.

    .
  • saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

    "ama doğduğu andaki gezegenlerin konumuda insanı etkiler." sene 2017 ve bu cümle hala kuruluyor! çıldırmamak elde değil. pes vallahi!

    bunu diyen "dünya düzdür" de der, "küresel ısınma yok" da der, "evrim yalan" da der. bilimsel seviye aynı çünkü.

    neyse tekrar söyleyelim: doğduğu andaki gezegenlerin konumu insanı etkilemez.
    2 kere 2'nin 4 olması kadar kesindir bu.

    "neye dayanarak söylüyosun?" diyen olursa onlarca makale, belgesel vs. var internette. armut piş ağzıma düş yapmayalım; okuyalım.
  • burçlara inanmayanların büyük bir kısmı, burçlara inanan ama bunun yanında gezegenlerin konumlarının karakterler üzerinde etkisi olduğuna inananların da bir kısmı ciddi anlamda salaktır. hey, kızma lan hemen. ayrıca, cümleyi yanlış anlamış olabilirsin, bir daha göz at. gerçek anlamda inananlara lafım yok.

    "yıldızların etkisi", "yükselen burç", "gezegenlerin etkisi" gibi şeylerden bahsediyorsak astrolojide bir mantık hatası olduğu kesindir ama bu "burçlar yoktur" demek değildir. dakika farklarının bile karakterleri etkilediğini söyleyenlere önce bir kahkaha patlatıyorum sonra da uzun uzun açıklıyorum. inatçı olmayanlar anlıyorlar. kısacası, ilginç bir şekilde aynı burca sahip insanların özellikleri benzerlik gösteriyor. bunu en salak adam bile "bir süre" ve "dikkatle" gözlemlerse görebilir. test etmek bedava lan. etrafın insan dolu. azıcık düşün bakalım bunlar nasıl tipler. sonra da git başlıkları falan oku işte. bilgisi olmadan konuşan ve detayları sevemeyen ergen, sen inanma lan, sabit.

    yıldız haritası falan astrolojideki en büyük yalandır. bak mesela, şöyle bile uygun bir şeyler bulabiliriz. mayıs-haziran gibi doğanlar "yalancı", şubat-mart gibi doğanlar "sulu", temmuz-ağustos "alıngan", kasım-aralık "odun", eylül-ekim "karmaşık iç dünya". ne kaldı, ocak-nisan. onları da yakındakilere dahil et şimdilik. mesela nisan-mayıs deseydik bu sefer "inatçı" daha uygun olurdu. ya da ekim-kasım desek bu sefer "dert anlatmaz" denebilir. kasım-aralık ortaklığı olursa "sabit fikir", haziran-temmuz olursa da "gereksiz empati" uygun olur belki. işte tüm bu özellikler bir şekilde oluşmuş. nedir, ne değildir bilen yok. bırakın yıldız, gezegen kafasını.