şükela:  tümü | bugün
  • ayakta uyuyabilen koşarken sıçabilen evrim harikası hayvan. atların dizlerinde bir tür kilit mekanizması vardır bu sebeple ayakta uyurken hiç enerji harcamazlar. atlar öldüklerinde dizleri kitlenmiş haldeyse sırtüsü devrildiğinde bacakları havaya kalkmış halde durur. nalları dikmek deyimi buradan gelir.
  • ko$an bir hayvan ce$idi.. kuyruklari olur..
  • asil atlar, hasta yahut yaşlı olmadıkça yatarken görülmek istemezlermiş. atın mühim özelliklerinden biri ayakta uyuması zahir. ayakta uyumak ne acayip şey yahu. tabii burada mecazen ayakta uyumaktan bahsetmiyorum. yoksa insanoğlu dediğimiz mahlûkun hep yaptığı şey ayakta uyumak, böylesi acayip değil.

    atın uykusu acayip. ayakta. o nasıl bir uyku ki ayakta? insan ayakta uyumaya kalksa yuvarlanır gider. ki mecazen de öyledir, ayakta uyuyan yuvarlanır gider, farkında da olmaz.

    demek ki, atın uykusu bambaşka bir uyku. tilki uykusu gibi desem, uymaz. tavşan uykusu var bir de. bu hayvanatın adıyla maruf olan uykular hayvanatın niteliğinden kaynaklı olsa gerek. dağarcığımızda at uykusu diye bir deyim de yok. atın ne biçim bir uyku uyuduğu muamma. gerçi atbilimciler araştırmış olmalı, fakat haberi bize ulaşmış değil.

    atın uykusu... dikkate şayan bir uyku, helal olsun.

    atın gözleri de iyiymiş bu arada. gözleri baş çıkıntısında olduğu için kendisine yaklaşan tehlikeyi çok önce fark edermiş. eh böyle göze, öyle uyku o zaman. şimdi at olmak vardı, anasını satayım. şarkı icabı yani. dravdan.
  • tanrı'nın "yaratıcılıkta estetik" konulu bitirme tezi.
  • küp şekere bayılır bunlar. avucunuzun içinden küp şeker yedirirken çekinmeyin, o koca ve komik görünüşlü dişleriyle kapmazlar parmaklarınızı diğer elinizle rahatsızlık vermiyorsanız. çok sevecendirler, yanınızda yürürken bir elinizle boynunu okşarken kafanızla da boynuna sürtünürseniz tahmin edemeyeceğiniz kadar çabuk ısınır ve kabullenirler sizi.

    bu hayvanlarla hem küçüklüğümde, hem de yetişkinliğimde çok az haşır neşir oldum, itiraf edeyim. her seferinde şaşmayan bir şey vardı ama, tıpkı bir sokak kedisi gibi, ne kadar verirseniz o kadar alırsınız bir attan. boynunu okşarsınız, suratınızı yalar, kafanızı boynuna sürtersiniz, sanki demek istediğinizi anlamış gibi o da burnuyla sizin başınızı okşamaya kalkar omzunuzdan başlayıp.

    sizi sevdiyse, üstüne bindiğinizde şımarır, başını geriye çevirip ara ara sizi görmeye çalışır, ya da ben öyle yaptığını sanıyordum hep. ama emin olun, atlarla yapabileceğiniz en güzel aktivite onu yanınıza alıp birlikte yürümek. onunla konuşmak bir yandan boynunu okşarken. sanki anlar sizi. mutsuzsanız daha da anlayışlı olur.
  • yaw hayvan, sen ustunde oldugun zaman senin ne hissettigini, korkup korkmadigini, hizli gidip gitmemesi gerektigini filan anliyor...
    ciddi
  • özgürlüğün sembolü güzel hayvan. dört nala koşsun tüm atlar! çektikleri faytonlar parçalansın da, içindeki götlü göbekli insanlar yerlere düşsün. kendisine eziyet ettiği yetmiyormuş gibi tüm hayvanları kendi bencilliğinin esiri yapmış tüm insanlar, bellerini tuta tuta çıksın tüm yokuşları. tembel götler sizi.

    benim de bugün hayatımı bir at kurtardı: patroniçe ata binmeye gidecekmiş de, ofisten erken kaçtı. bir çiftliğe gidip, asil gibi kontes gibi ata biniyor. sosyetik olmak böyle bir şey şekerim, ofisteki çocuk liverpool formasıyla kafasını duvarlara vururken, ata binip özgürlüğü kutsamak. cemiyet hayatının dibine vururken; başka birisini hapsetmek.

    yok öyle yağma yattara! maç esnasında irish pub'da olup da elinde birası steven gerrard'ı izlemeyen mies'i siksinler. başkası ata binecek, ben ahırda bekleyeceğim he mi? rüzgarın oğlu torres peşinde ferdinand varken düşman kalesine ilerleyecek ve ben buffering yapan sikimtrak küçük bir ekrandan sezonun en önemli maçını kaçıracağım? yoo beybi, bu bana göre değil.

    her şekilde izlerim, gerekirse postamı koyar giderim diyordum ama bu at olayı iyi oldu. ben maç izlerken, başkasının keyfine insan taşıyan tüm çileli atlara selam olsun.

    çalışma ve sosyal güvenlik bakanı olursam, ilk iş cumartesi adam çalıştıranların kellesini vurdurmak, ve hayvanı kendi çıkarları doğrultusunda kullanan tüm insanların sırtına midilli bağlamak olacak. yeter tüm gezegenin insandan çektiği; canını çıkardınız amına koyim yıllardır eziyet ede ede.

    o boş gözlerle bakan çocuk gitti yerine mareşal fevzi çakmak geldi. hele benim tosunuma; nasıl da şenlenir liverpool maçı oldumu. yenilseler bile umurumda değil, orada olayım yeter.

    ulan bir gün bu cevvallık başıma bela olacak, "formatın amına koydun vre putperest" deyu atacaklar. at hayvanı.
  • çok güçlü bir hayvanmış, bugün bi tanesini gördüm, otobüs durağında oturmuşum otobüs bekliyorum. önümdeki yol hafif rampa, at arabasına koşulmuş bir at, at bile denemez sütçü beygiri, süs köpeği gibi tüyleri falan uzamış, o denli uyuz eşşek görünümündeydi.

    ama o prestijini benzetmelerimle sekteye uğrattığım o at; at arabası, at arabası pilotu, onun sigara içen eşi, bir adet buzdolabı, onlarca ıvır zıvırı adeta bir scania tır gibi yokuşta tık tık tık giderek bana mısın bile demeden çekiyordu. saygı duydum o an bu hayvanlara, yerimden doğruldum. otobüsüm gelmişti.
  • at, atgiller familyasından bir memelidir. erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir. hepsine genelde at adı verilir.

    arap ülkelerinde binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, semed, tusen-i sütur denir.
    cenk atına da rahş denir.
    hepsi otla beslenir. geviş getirmezler. ayakta uyurlar, çünkü yatmak için harcadıkları enerji, ayakta durmak için harcadıkları enerjiden fazladır.
    memeleri kasık bölgesinde arka ayaklara yakındır. üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup "toynak" adını alır.

    insanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlisi ve kıymetlisidir. silah gürültüsüne kolay alışır.
  • kaşgarlı mahmud'a göre türk'ün kanadıdır.