şükela:  tümü | bugün
  • bugün sürekli aklımda olan insanların ulaşım için kullandığı bir canlı.(bkz: at eti)
  • at, martin buber'in çocuk yaşlarda varoluşuyla ilgili çıkarımlarda bulunmasına neden olan bir varlıktır. zaman zaman ben de kendimi martin buber'in atına dokunduğu gibi, bir ata dokunurken hayal ederim: onun uzun yelelerini okşarken, at yavaşça kafasını sağa sola sallar. ben atı yatıştırmaya çalışırım başımı onun başına dayayarak. benimkine benzemeyen bir görüş açısı ile bana bakmaya çalışır. görür mü, bilemem. hiçbir zaman, bir atın gözüyle dünyaya bakmayı denemedim. her şeye rağmen ben, onun bana baktığını düşünürüm. benden çok farklı bir varoluşla derin bir ilişki kurduğum yanılsamasına kapılır, evcilliğe meyilli bir hayvanı ben ehlileştirmişim gibi içten içe bir kıvanç duyarım.

    martin buber ise atı ile kurduğu ilişkiyi şöyle anlatır:

    "onbir yaşımda, yaz tatilimi büyükbabamın çiftliğinde geçirirken görünmeden yapabildiğim kadar sık ahıra sızar ve benekli, kır rengi, iri sevgili atımı yumuşak bir şekilde okşardım. bu sıradan bir zevk değildi ama harika, kesinlikle dostane, aynı zamanda beni derinden etkileyen bir olaydı. eğer bunu şu anda, elimin hala canlı olan belleğinden başlayarak açıklayacak olursam hayvanla temasta yaşadığım şeyin diğeri olduğunu söylemeliyim. diğerinin yoğun diğeri oluşu ama sığır ve koçun diğer oluşu gibi yabancı kalmayan bir diğer oluştu bu. daha çok yaklaşmama ve dokunmama izin veren bir diğer oluş. kudretli atı okşarken ve elimin altındaki hayatı hissederken sanki canlılık unsurunun kendisi tenime, ben olmayan bir şeye, bana tamamen yabancı olan bir şeye, diğerine ama yalnızca bir diğerine değil diğeri'nin kendisine değiyordu ama yaklaşmama izin veriyordu. bana kendini açıyor, kendini güçlü bir şekilde benimle kurduğu "sen" ve "sen" ilişkisine bırakıyordu. at, ben daha yulafı onun için yemliğe boşaltmaya başlamadan iri başını yavaşça kaldırıyordu, kulaklarını oynatıyordu, sonra sessizce kişniyordu. sanki bir komplocunun yalnızca arkadaşının duymasını istediği bir işaret verir gibi ve ben "onaylanıyordum" ama bir keresinde -çocuğu neyin etkilediğini bilmiyorum ama yeterince çocukçaydı- okşama ve bana verdiği zevk dikkatimi çekti ve birden elimin farkına vardım. oyun daha önceki gibi devam etti ama bir şey değişmişti, artık aynı şey değildi ve ertesi gün arkadaşıma bol miktarda yem verdikten sonra onu okşadığımda başını kaldırmadı."
  • kelebek ile birlikte mükemmel bir ikili oluştururlar
  • civciv yiyen otobur.
  • demirden olanına bisiklet denir.
  • bir karikatür sayesinde bir at geyiği aldı başını gitti, herkes istediklerine atı ekler oldu. hayvancağızı tanıyan yok. kimisi at görmenin bile aşırı masraflı olduğunu sanıyor, istanbul'da yaşamış ve yıllarca at görmemiş.

    pandemi dönemindeki prosedürleri bilmiyorum arayınız, sorunuz lütfen ama "çoıcıımızı niriyi götüelim? park mı var?" falan diyorsunuz hani, hazır havalar soğumamışken veliefendi hipodromu'nu arayıp sorun derim. piknik alanı vardır ve fotoğraf çekmek için harika bir yerdir. çok hoş anılarla ayrılırsınız büyük ihtimalle.

    ücretsiz tjk reklamı yapmış bulundum sanırım ama hayır yarışlara taraftar değilim. sadece istiyorum ki, orada olmasını engelleyemediğimiz hayvancıklar ve bizim çocuklarımız birbirlerinin sevgilerini tatsın. keçiyi köpek sanmasın falan :)

    oradakiler sizi yönlendirecektir ama o güzelliklere elinizden şeker vs. yedirirken parmaklarınızı kıvırmayıp elinizi kağıt gibi düz tutun. bir şey olmaz ama neyse, kocaman dudaklarıyla elinizdeki meyve veya şekerleri alıyorlar bu dünya güzelleri.
  • konuşup anlaşabilmeyi istediğim tek hayvan at olsa gerek. böylelikle kendilerini tekmelemek yerine, beni şuraya götürür müsün atçık, zahmet olmasa diye rica edebilirdik.
  • ülkemizde çok sevilen bir hayvan.(bkz: at koşar baht kazanır)
  • yeryüzüne gelmiş en güzel canlıdır.