şükela:  tümü | bugün
  • soyda temel olarak babayi alan duzen. (bkz: ataerkil)
  • yunan mitleri ne menem bir şey olduğunu ne de güzel anlatır...
    (bkz: yunan tanrıları/@mimiko)
  • sosyalist devrimin amacı nasıl ekonomik sınıf ayrımlarını yok etmekse ve bu amacın gerekleşmesi için altsınıfların başkaldırarak geçici bir diktatörlükle üretim araçlarını ele geçirmesi öngörülmüşse, aynı biçimde bu yapının ve cinsel sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılması için de kadınların başkaldırmaları ve üreme araçlarının denetimini ele geçirmeleri bütünüyle geri almaları gerek. bu düşünce feminist aktivist friestone'nun görüşü ve ben de sonuna kadar katılıyorum. bazı düşüncelerine şerh koyuyorum ama özde aynı paraleldeyim.

    bu yapı kadını kas gücüyle zorbaca baskılayan ezen onu yok sayan iktidarla baş etmenin tek yolu. kadınlar biyolojik bu özelliklerini, aslında yapısal "bütünlük" içindeki bu yönlerini, erkeklerin salt güce odaklanmış beyni aklı bilinci yok sayan kadını yok sayan onun özelliklerini önemsizleştiren daha doğru bir ifadeyle kendi için araçsallaştıran bu anlayış sebebiyle karşı "güç" olarak iktidarın önlerine çıkarmaları gerek. cinsel ayrımı yok etmenin ve bu temelde oluşmuş ataerkiyi ortadan kaldırmanın tek yolu kadınların üreme araçlarına "tam anlamıyla" sahip olmaları bana göre.
  • bir çeşit mirastır. haliyle bir çeşit mirasyedi olmaktır. kendisine karşı çözümü üreme araçlarının denetiminde aramaksa naif ve tarihselliği ıskalayan, idealize edilmiş bir tepkidir. üreme araçlarına sahip olunabilmesi gibi bir yaklaşım gerçekliğin katılığını ıskalar. bunun söz konusu olabileceği bir ortamda zaten sahip olunması gibi bir gerekliliğin kendisine de gerek kalmaz.
  • gördükçe beni güldüren kelime. ben kendisi yerine biraz daha geniş kapsamlı olan (erkeklere özel olmayan) yarraklık/yarrak kafalılık kelimelerini kullanıyorum. daha az 'gizli bir anlaşmayla erkekler arasında oluşturulmuşmuş gibi muhabbeti yapılan soyut ötesi bir kavram' gibi duruyor.
  • her olayın içinde izleri mutlaka var. 19 yy sonuna kadar kadının ilk birlikte olduğu erkeğin onun içine boşalması halinde o ulu kudretli spermin!! kadının içine "işlediğine" inanılır ve spermin erkeğin bir izi olduğundan rahmin o kudretli izi koruyup geliştirdiğine ve kadının başkasından gebe kalması halinde dahi bebeğin veya bebeklerin ilk sevgiliye benzeyeceğine inanılırmış. bu sadece halkın inandığı bir hurafe değil tıp profesörlerince de kabul edilen bir zırvaymış. hatta bunlardan biri ilk olarak siyah bir kişiyle birlikte olmuş bir kadının başkasıyla evlenip doğum yaptığında siyah çocuklar dünyaya getirdiğini bu tezi ispatlamak için kitaplarında çok vurgulamış. bu düşünce edebiyatta da kendini göstermiş. goethe, zola gibi yazarlar buna örnek olarak gösterilmiş.

    bekaretin önemi vurgulu hurafeler tipik ataerki izdüşümleri ataerkinin sürdürücülüğünü yapan noktalar... kadınların bekaretini korumaları gerekliliği, erkelerin de bakire kadın isteme halleri bu ve bunun gibi şeylerle ahlak ön ekiyle hep dinamik kılınmış. yenileri de ataerkiyi beslemiş ve onu yeniden ve yeniden inşa etmiş.
  • temel kurumu ailedir. aile demişken aklıma geldi eski ceza kanunda cinsel suçlar kategorisinin kişilere karşı suçlar bölümünde değil de "kamu ahlakına ve aileye karşı işlenen suçlar" bölümünde yer alması sizce tesadüf mü ? örneğin bir tecavüz durumunda bu durumun kadının vücut bütünlüğüne cinselliğine değil de kadın bedeninin sözüm ona asıl sahibi olan diğer erkeğe karşı bir saldırı olarak görüldüğü ortada. alın size mide bulandırıcı bir ataerki örneği.
  • gene bi 8 mart günü üstüne düşündüğüm ve halen anlam veremedigimdir.

    eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, bir bebegin babasından kimse hicbir zaman %100 emin olamaz. soy takibi yapılacaksa, %100 güvenli menşei her zaman annedir.

    ataerkinin ortaya çıkış ve günümüze geliş sürecinin aslinda sosyolojiyle ve psikolojiyle degil; ekonomiyle, yani mülkiyetle yakından alakası var. insanlık tarihinde ortaya çıkan ilk artı değerle (tuketebileceginden fazla gida edinebilmeye baslama, yerlesik hayata gecis vs) alakasi var.
    o vakte kadar anaerki eğilimli insan toplulukları mülkiyet kavramıyla tanıştıktan sonra, bu mülkiyeti miras yoluyla kendi geninden gelen bebelere aktarmak istiyor ve böylece o tüm bebelerin kabilenin ortak çocukları sayıldığı ilkel komünal anaerki çağı da ufaktan hakkın rahmetine kavuşuyor.

    mülkiyetin, kadının doğal niteliği olan doğurganlık fonksiyonu üzerinden kadın cinselliğini tanımlama ve sınırlama iddiası böylece başlamış oluyor.

    ataerki=mülkiyet, yani sonrasinda savaşlar, dinler, ve dünyaya dair zibil gibi çile yani.

    ataerki (mülkiyet) öldürür. evet, çok net
  • sevişmek istediği adamlarla derhal sevişen yiğit, mert kadınları orospu; sevişmek istemediği adamlarla buluşmaya devam eden içten pazarlıklı orospuları ise yiğit, mert olarak etiketleyen sistemdir.

    kafası çalışan, vicdan sahibi, temiz ve insanlıktan nasibini almış her bireyin düşmanıdır.