şükela:  tümü | bugün
  • facebook'taki can yücel sayfasının ikide bir reklamını yaptığı zat.

    http://www.facebook.com/atakankisiselwebsitesi

    stüdyoda fotoğraf çektirmiş, efektleri doldurmuş, menajerli ve avukatlı 2011 model "şair".
  • zamaninda bir arkadasimin siir sevmem nedeniyle onerdigi ve o zamanlar "begen" butonuna basarak takip etmeye basladigim, sair(?), fotografci (?). son gunlerde sayfanin adresini paylasarak "atakan gulgar in resmi fb profilidir" seklinde durum guncellemelerini surekli paylasmasi ve altina "okurlarinin istegi uzerinedir" demesinden mutevellit gonderinin altina "kim atakan gulgar in sahte hesabini hangi kafayla acar ki? ayrica bu gonderiyi burada olmayan hangi okur gorecek" tadinda bir yorum yapmam uzerine sayfayada paylasilan seylere yorum yapmam engellenmis ve tabi ki yorumum da silinmis.

    atakan bey, ne oldu zorunuza mi gitti. neden cevap vermek yerine boyle bir sey yaptin cok merak ettim. tabi verebilecek bir cevabin yoksa ve sayfada paylasacagin bir seyler kalmayip "resmi sayfa budur" iletisini surekli paylasip kendini onemliymis gibi hisset(tir)mekten baska bir seyin kalmadiysa bilemem.
  • kendisini sosyal medyadan yakinen takip etmekteyim.

    burada yazılanın aksine oldukça mütevazi, kültürlü ve olgun bir insandır atakan gülgar.

    ayrıca şiirleri eski zamanların o doğal edebiyatını andırıyor.

    yani günümüzün giderli ergen edebiyatından uzak, kalbe dokunan güçlü bir kalemi var.

    bu yüzden trt'ye davet edilmiş bir şair kendisi bknz.

    yine onun kaleminden:

    senin olmayacak birini sevdiğin zaman,
    çift mesai yapar ömrün.
    gündüz yaşamaya,
    gece ölmemeye çalışırsın..
    atakan gülgar

    kadınım!
    gözlerinde arıların uyuduğu bal güzelliğim.

    ben sende kaybettiğim anamı,
    aradığım çocukluğumu buldum.

    bana sevilmeyi doğurduğun o sancılı günlerde,
    bir evlat gibi bağlandım sana.

    senin uzağına düşünce,
    kağıdından ayrılmış bir kalem gibi,
    kalbimin iç cebine akıyor mürekkebim.
    ondandır sol göğsümdeki şiir lekesi.

    kadınım,
    soyadımın bahçesi,
    evimi adının yanına kurdum.
    artık bütün atlasları reddediyorum.

    çünkü;
    benim dünya haritam,
    senin boydan çekilmiş fotoğrafın.

    vücudunun her yanı başka bir ülke,
    soluk soluğa koştuğum...
    atakan gülgar
  • gösteriş meraklısı, iyi niyetli, üretmeye çalışan, fotoğrafçılığa biraz daha emek vermesi gereken, hoş kalpli şairimsi.

    fenerbahçe taraftarı.
  • en sert icki gozyasıdır. kadınlar ve erkekler son bulusmalarında, birbirine ısmarlar.
  • şiir ve çocukluk günleri ile ilgili yazdığı içerikleri beğendiğim kendi halinde sade bir adam. eskilerin o naif tadını bulduğum ve imgelerinin içtenliğine şaşkın olduğum yazar. yolu açıktır.

    şöyle der kendileri;

    “soluğum,
    denize kavuşan ırmaklar gibi, yatağına sığmıyor.”

    şuradan: http://instagram.com/atakangulgar
  • seni sevdikçe çoğalıyorum
    sığmıyorum yar'yüzüne

    coğrafyamsın, ülkemsin
    sen benim doğum lekem
    kalbimdeki ben'sin.

    diye bir şiir okudum bugün. altında da bu zâtın ismi yazıyordu. güzelmiş dedim. biraz da özdemir âsaf'ı andırdı hafiften.

    sonra bakayım dedim başka neleri var.

    "iç oganlarım toplanmış kalbe taziyeye gidiyorlar." a. gülgar
    bir duvar yazısı.

    "genelde kötü bahçıvanların elinde ziyan oluyor, çiçek gibi kadınlar."
    hmmm... sokakta duyduğumuz "armudun iyisini ayılar yerler" sözünün hafif zampara bir salon erkeği tarafından yorumlanmış hâli gibi.

    "ben bu güvensizliği tek başıma yapmadım
    tanıdığım herkes biraz yardım etti." a. gülgar
    bana mı öyle geliyor yoksa bu satırları da tek başına yazmamış oğuz atay'dan az biraz yardım mı almış?
    "yalnızlığına iyi bak, sahip çık. kaç kişinin emeği var onda kim bilir? oğuz atay"

    "göğsümü sıkıştıran onca şey vardı
    ama ben birinciliği sana verdim." a. gülgar
    yok artık! "bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler. ö. âsaf"

    bu saatten sonra okur muyum?
    hiç sanmıyorum.