şükela:  tümü | bugün
  • hemen herde bulabileceğiniz izmirin gözde ayakkabı maarkalarındandır.etikete bakınca şok geçirirsiniz.ancak etiket yarısı fiyatı ödersiniz.çok kaliteli ayakkabıları vardır.oldukça güleryüzlü tatlı insanlardan oluşan çalışanları vardır,özellikle park bornova şubesinin elemanları.
  • izmir ve bölgesinde adı tanınmış bir ayakkabı / çanta markasıdır. ürünleri kalitelidir. fakat son zamanlar mağaza sayılarını arttırmış olmak firmanın olumlu değil olumsuz bir imaj sergilemesine sebep olmuştur. bunun da en iyi örneği kusadası çarşı mağazasıdır. itibarını koruyabilmesi adına çalışanlarını daha ince eleyip sık dokuyarak seçmelidir.
  • alsancakta o iş bankasının yanındaki mağazası için söylüyorum sakın ama sakın gitmeyin. en ufak sorunda sizi aptal yerine koyup alay ederler bi de neredeyse üstünüze yürüyecek tavır sergilerler.

    ekşinin rezalet başlıklarını rahatsız edici bulduğum için rezalet başlığı açmadım. ama açsam çok güzel ifşa olurlardı. zaten iflas ertelemedeler o yüzden hayvan gibi etiket fiyatı koyup 1/3'üne satmaktadırlar. benim yaptığım mallığı yapmayın diye yazıyorum. ben buradan 10 senedir alışveriş yapıyordum. bir daha kapısından ne ben girerim ne de çevremi sokarım

    görüp görebileceğiniz en ukala ve cahil adamlar burada çalışır. hakkını arayan insana tahammülleri hiç yoktur. müşteri=keriz onlar için. sakın bir hata edip buradan bir şey almayın. bugün iki arkadaş kavga etmek zorunda kaldık. "bak güzel kardeşim" diyerek iki kadına neredeyse saldıracak gibi tavırlar sergiler erkek çalışanları var. bu adamlar işlerine gelince çalışanlar işlerine gelmeyince de patrondurlar..

    sorunun kaynağı ise on gün önce almış olduğum hiç giyilmemiş, poşetinden bile çıkarılmamış değiştirmek istediğim bir ayakkabı. kıbrıs şehitlerinin girişinde sağda bulunan aynısı çeyreği fiyatına satılan yess mağazasına gitseydim hem paramı kaptırmazdım, hem de iki kadınla "bak güzel kardeşim" diye konuşulmazdı.

    neyse 10 gün önce ayakkabı aldığım ayakkabı içime sinmedi değiştirmek istedim. gittim başka bir ayakkabı aldım. yeni ayakkabı 5 lira daha uygun olduğundan 5 lira da para arttı. elime bir kağıt parçası tutuşturdular, üzerinde "5" yazıyor, adım yazıyor. kaşe imza hiçbir şey yok. kağıt parçası. içeride konuşmaya dalmışız fark etmeden düşünmeden ayakkabıyı aldık ve mağazadan çıktık. sonra yeni fiş almadım ben dedim geri döndük. değişim fişi istiyoruz dedik veremeyiz diyor ısrarla. alsancakta o iş bankasının yanındaki mağazada çalışan orta yaşlı bir adam var. kendi varlığının garantiye eş değer olduğunu iddia ediyor. "sistemde ismin bulunamazsa gel ben sana 2500 çift ayakkabı veririm" diyor. biz diyoruz ki bunun prosedürü bu olamaz elimde önceki ayakkabımın fişi+yeni ayakkabı beş lira daha uygun olduğu için elime tutuşturdukları 5 liralık çek var. o çek de saçma sapan bir kağıtta, altında da kasadaki kızın ismi yazıyor. süper bir imza yöntemi yani kağıdı yalasa falan dna ile daha kolay imza atmış olur o derece güvensizlik abidesiler. ben sana yeni fiş veremem diyor. önemli olan fiş de değil aslında, insan gibi bir tavırla "kusura bakmayın sistemimiz müsade etmiyor emir kuluyuz hoşgörün biz yardımcı olacağız ama size" dese ne diyebiliriz mutant değiliz, o kadar hazırcevap hiç değiliz. arkamıza dönüp gideriz. napcaz yani. ama o kadar kıro, kaba ve densiz bir üslubu var ki ordaki saçlarını geriye tanıyan beyaz gömlekli siyah pantolonlu klasik "abla" çeken ayakkabıcının, alay ediyor resmen bizle. "benim garantiniz işte" diyor, "sistemden çıkmasın o zaman dükkan senin" diye ısrar ediyor biz de delirdik iyice "çocukla konuşur gibi konuşmazsanız seviniriz" dedik. bu sefer iyice sinirlendi alacak bizi parçalayıp atacak alsancak'ın ortasında. sisteminizin çıktısını alıp kaşeleyip verin, yok. kaba ve son derece çirkin. biz dilediğimizde dilediğimizi yaparız diyor, "kanuni yollara başvurucam bi fiş için diyorum, git nereye başvurursan başvur yaaa" diyor.

    ataköy'ün iflas ertelemede olduğunu bildiğimizi söylediğimizde yüzlerinin aldığı şekil efsaneydi tabi. kaba ve cahil insanlar çalıştırmakta bir numara burası. babalarının çiftliği olmuş dükkan besbelli. kimi aptal yerine koyup kardeş ayağı çekip korkutursak kâr diyorlar belli. yarın ataköy'ün çağrı merkezini arayıp "bak güzel kardeşim", "bak canım kardeşim garantin benim", "gel benden sana 2500 çift ayakkabı" gibi alaycı ve terbiye sınırlarını aşan laflar etmekten kaçınmayan mağaza çalışanları olduğunu bildireceğim. bir üzerimize yürüyüp dövmediği kaldı adamın. tavuğuna kışt dedik sanki. insan gibi değişim yapıldığına dair tatmin edici belge istedik.

    iflas ertelemede olduklarını unuttuğum için buradan alışveriş yaptım. belli ki mağazaları da "nasılsa muhatap bulamaz yakında iflas ertelememiz bitince" mantığıyla çalışıyor.