şükela:  tümü | bugün
  • milli eğitim bakanı ziya selçuk'un itiraf şeklindeki demecidir. t24'deki habere göre yine dobra açıklamalar yapmış sayın bakan. içlerinden bu söz yarım milyona yakın atanamayan öğretmen için başlık açılmasını hak ediyor.

    devletin var oluş amacı insanların mutluluklarını sağlamak, yaşam standartlarını yükseltmek, gelecekleri konusunda yardımcı olmaktır. elbette "kardeşim bunca yığılma varken, adam da gidip bir zahmet öğretmenlik yazmasın." demek haksız değil ama devletten vatandaşı bilinçsizce seçim yapmasını engellemesini beklemek de vatandaş olarak hakkımız olmalı. ne bileyim eğitim fakültelerinin kontenjanını düşürürsün, puanını yükseltirsin bir şekilde böyle yığılma olmasının önüne geçersin. 500 bin üzeri atanamayan öğretmen olması ne demektir? bu nasıl bir planlama?

    geniş manada tüm dünya geneli için söylüyorum, bütün devletler vatandaşına iş bulmak zorundadır. devlet en başta bunun için vardır. toplumdaki düzeni sağlamak. bu meslek konusundaysa sen vatandaşına eğitim fakültesi'nde eğitim aldırıp, "al kardeşim sana koyun, işsiz kalma al bu koyunları güt." demek değildir maharet. elbette dünya üzerindeki herkes sevdiği mesleği yapamaz ama mümkün mertebe vatandaşlarının yetenekleri ve ilgisi doğrultusunda ihtiyaç olan alanları da göz önünde bulundururarak yönlendirme yapman lazım. ülkemizin bazı gerçekleri var, gönül isterdi ki az önce verdiğim örnekteki senaryoda adam sırf zevki için öğretmenlik okusun, sonra atanmayı, öğretmenlik yapmayı beklemeden gidip çobanlık yapıp mutlu da olsun ama bizim bir norveç, bir isviçre olmadığımız ortada. nüfus dinamikleri, sosyokültürel ve ekonomik yapımız ortada. onun için vatandaşını ihtiyaç olunan alanlara yönlendirmek, onun mutlu olmasını sağlamak devletin görevi.

    şimdi yazdıklarımı okuyorum da ne diyon len deişşik dedim kendime. * ama bu başlık altına yazılabileceklere binayen, birkaç kelam daha etmek isterim. aslında mesele atama falan da değil. mesele devletin 500 bin insanın eğitim fakültesinden mezun olup öğretmen olmayı beklerken devletin bu olaya müdahale etmemesi. geniş çerçevede bir mühendis, bir işletme mezunu iş bulamamışsa da aynı şekilde devlet sorumludur diyorum. mesele sadece öğretmen meselesi değil yani.
  • kabineye bu kalitede kaç bakan geldi şimdiye kadar sayabilen var mı?
    2 ya da 3 'ü geçmez muhtemelen.
  • bakanlık görevine geldiği günden beri umutları yeşerten ziya hocanın delikanlı gibi sorunları kabul etmesidir. umarım eğitim sistemini bütünüyle toparlamak için fırsatı ve yetkisi olur.
  • atanamayan öğretmen varsa sorumlusu atanamayan öğretmendir kaldı ki "atanamayan" sıfatı doğrudan doğruya bir sorumluluktan sıyrılma anlamını içerir, zira atama bireyin kendisi değil üst makamlarca yapılır. (ben, değil onlar atayamadı, kaybeden ben değilim, sorumluluk bana ait değil). bu mesleği seçen bireydir, eğitimini devlet üniversitelerinden bedava alan gene bireydir, kpss'ye giren bireydir, yeterli puanı aldığında maaşı çalışıp hak eden yine bireydir, ama devlette işe giremediğinde "atanamayan"a dönüşür.

    özel sektör diye bir alan yoktur atanamayanlar için. orada yalnızca serfler ve subhuman varlıklar çalışır.

    atanamayan öğretmen, pazar ihtiyaçlarının, gereksinimlerinin altında kalifikasyona sahip kimsedir. atanamayan öğretmen yoktur, işsiz öğretmen vardır.

    popülist söylemlere devam, aynen qnq.
  • görevinden alırlar bu adamı.
  • bize çözümle gelin boş laflara karnımız tok. suçunu kabul etmek bi işe yaramıyor. hala 100 bin ücretli ögretmen var "bu saçma uygulamaya son verecegiz" diyor mu? her taraf egitim fakültesi doldu taştı artık. bu yıgılmaya bi çözümü var mı? fen edebiyat fakültesi mezunları para verip formasyon alıyor ve bunlar ögretmen olarak atanıyor. gidisatın farkında mı? "biz suçluyuz" demek tribünlere oynamaktan başka bir şey degil.
  • milli eğitim bakanının yaptığı hiç yoktan iyi bir hareket. ülke gerçekleri var, ekonomi ortada. hatta ben mükemmel bir çözüm önerisiyle geliyorum bak. 500 bin mi bir milyon mu mezun olacaklar dahil hepsinin derhal ataması yapılsın. hatta eğitim fakültesi son sınıf öğrencileri direk kadrolu staj yapsın. böyle bir şey mümkün mü değil. adam en azından diğer bakanlar gibi "öğretmenler kendilerine başka işler baksın." demiyor. bence bu da bir şey.