şükela:  tümü | bugün
  • tuhaf çalışanları olan gözlükçü. geçen hafta buranın antalya'daki şubesine gittim gözlük almaya. reklamlarından vs. etkilendim. "iyi bir yer belli ki" dedim. bir kadın ilgilendi benimle. soru soruyorum "ben zaten her şeyi anlatacağım." diyor kızarak. neyse seçtim bir tane gözlük. "1 haftaya gelir, ücreti gözlüğü teslim ederken alıyoruz." dedi. çıktım gittim ben de. yarım saat sonra ise kadın aradı ve "fiyatta yanlışlık oldu 46 tl daha az hesaplamışız." dedi. neyse buna da hiç bir şey demedim, kabul ettim yeni fiyatı da. bugün ise gözlüğü almaya gittim ve yine aynı kadın. bu sefer başka birisiyle ilgileniyor. ilgilendiği kişi gözlüklerini temizlettirmiş. bu kadın gözlüklerini peçeteyle silerken adam "gözlük beziyle neden silmiyorsunuz ?" dedi. kadın ise "efendim bu peçete en pahalısı, selpak bu." dedi. kulaklarıma inanamadım arkadaş. adam ise "siz müşterilerinizin gözlüklerini gözlük bezi ile silemeyecek kadar dandik bir firma mısınız ?" diyerek ayarı verdi kadına. demem o ki antalya'daki şubesinden gözlük alacaksanız bu kadına dikkat edin.
  • ekşi sözlüğe fena halde şikayet edeceğim optikçi ...

    şöyleki :

    bas bas reklam bağırır, yılların gözlükçülerini dükkanları ile beraber satın alıp endüstriyel basma kalıp satış mağazalarına dönüştürür, ama verdiğiniz gayet de normal bir gözlük siparişini aynı güne değil 1 hafta sonrasına da yetiştiremez. yetiştirip verdikleri gözlüğün bir camını ultraviyoleye hassas kolormatik cam yapar, aldığınız anda camlar şeffaftır, fark etmezsiniz, sonra ilk güneş gördüğünüz günde, hem de yurtdışında, bir camı koyu bir camı saydam gözlüklerle, iş gezisi için gittiğiniz yabancı firma yetkililerinin taşak malzemesi olursunuz.

    uzak durun ...
  • bir kere reklamlara aldanmamak gerekir. televizyon reklamlarında gördüğümüz 60-70 lira verdim iki gözlük aldım, hem de ömür boyu garanti diyorlar. ömür boyu garanti olayı gerçek olabilir sonuçda bir insan bir gözlüğü maksimum beş sene kullanır, bunun için ömür boyu garanti vermekte bir sakınca yok.

    60-70 lira vererek sadece ve sadece sosyal güvenlik kurumunun size vermiş olduğu hayvani ağırlıkta demir çerçeve gözlüklerden alabilirsiniz kanmayın. televizyonda yaptıkları reklamlara aldanarak kanyon mağazasına gidilir ve sgk ile anlaşması olup olmadığı sorulur, çalışan arkadaşda gayet normal bir biçimde var der çünkü gerçekten vardır. ama işin rengi yavaş yavaş değişmeye başlar. üç tane çerçeve beğenilir; daha doğrusu çerçevesiz gözlük ismini bilmiyorum. arkadaş anlatmaya başlar işte bu böyle güzel şu şöyle güzel diyerek bana dipnot verir; bunlarla işimiz daha kolay çerçeve olmadığı için sadece cama tutturuyoruz diye.

    tabi gönlüm bir tanesine kayar normal olarak fiyatını duyduğumda kafamda şimşekler çakar 649 tl oha lan derim içimden 649 tl sadece çarçevesiz çerçeve fiyatı bu daha gözlük camı işin içine girmemiş bile. ama sağolsun arkadaş beni sevmiş olacak ki size % 30 indirim yaparım dedi, ben kimim ben tanımadığın bir adamım ve senden şu ana kadar hiç bir ürün almamış bir insanım neden bu indirim. yani bu şu demek oluyor biz her şekilde sikeriz müşteriyi ya da ben yanlış anladım bilemiyorum. ben bunları düşünürken arkadaş hala anlatıyor bana. biraz daha uygun çerçevesiz çerçeve olup olmadığını soruyorum, ama o bana işte bu titanyum, bu çelik, bu paslanmaz gibi bilgiler veriyor ve ekliyor efendim size en uygun modellerimizi gösterdim diye. ben allah razı olsun diyorum içimden biraz lüks bir şey beğensek bir senelik maaşı bırakırız diye içimden geçiriyordum.

    yani efendim sonuç olarak gidip mahallemizdeki fenni gözlükçü abimizden beğendiğim çerçevesiz çerçeveye en yakını alınır ve her şey dahil 70 tl ödenerek yeni gözlük sahibi olunur.

    edit:imla
  • profesyonel gözlükçülükten uzak bilgisiz ve deneyimsiz elemanlarla çalışan sözde kurumsal pazarlama bombası bir optik markası. gecen gunlerde ankara'da bir şubesinin önünden geçerken kendim de gözlukçu oldugum icin merak edip bu adamlar ne yapıyormuş bu kadar diye içeri girdim ve yuksek derecede miyop ve astigmat iceren recetemi göstererek gözluk yaptirmak istediğimi uzman bir arkadasin bana yardimci olmasini istedim amacim satıs stratejilerini gormek ve uzmanlık derecelerini görmekti.
    fakat sonuç tam bir hayal kırıklığıydı. camlarımda önceliğimin incelil olmasını söylememe ragmen bana 1.67 ve 1.74 indeksli üretim cam tavsiye ettiler. benim bildigim uretim camlar guvenli merkezi kalïnlik geregi stok olan camlara gore daha kalïn oluyor diye ufak bir itirazda bulununca karsimdaki çalişan boş gozlerle bana baktı ve geveleye basladi bu esnada yan tarafta bizi dinleyen bir calisan evet beyefendi haklı diyerek recetemi aldi kendisinin isletme müduru oldugunu benimle ilgilenen arkadasin yeni oldugunu soyleyerek özur diledi. bir süre cerceve baltiktam sonra is yine camlara geldi bu sefer bu adam da bana 1.74 stok cam yapacagini soyleyerek 1800 lira fiyat cekti. bu 1.74 stok camın hangi firma oldugunu sordugumda ise nikon oldugunu soyledi. beni ikinci defa kandirmaya calismişlardi piyasada boyle bir cam olmadigini biliyordum. ustelik stok camlarin bir avantaji da ucuz olmasidır 1800 tl gibi fiyatlarla alakasi yoktur. bozuntuya vermeyerek konusmaya devam ettim sectigim cercevede camlarin kenar kalınliginin kac mm düşeceğini hesaplamasini istedim. adamdan sanki amerika'yı yeniden keşfetmesini istemişim gibi mala bagladı geveleyerek cok ince dusecek falan diye sacmaladi kesin ralam verin bunu hesaplamayı bilmiyor musunuz diye üsteledim gercekten bilmiyorlardı. bu şartlarda bu amatörlukle sizden bir sey alamam dedim bu sefer icerden baska bir adam cikti bir kitap acti bir seyler hesapladı ve kalinlik miktarini soyledi fakat bu benim kullandigim gozluk camlarindan 0.3 mm daha kalin dedim bu sefer butum calisanlar birden mala bağladı acıdım daha fazla uzatmadim boyle amatör bir yerden bir sey alamayacagimi soyleyerek optikten ayrildim. arkamdan ne kadar sovmüslerdir bilmiyorum ama adamlar cidden bilgisiz.
    sozluk yazarlarina tavsiyem özellille standart dışı bir numaraniz varsa bu optige girmeyin derim adamlar size disardan 300 liraya alacaginiz cam icin 1800 lira fiyat cekip sonuc olarak daha kalin daha dandik bir gozluk cami takabilirler.

    edit: vay arkadas sözlukte de amma potansiyel varmış sabahtan beri danışman gibi oldum soru soran sorana. bu arada iki miyop arkadaşa 1.67 indeksli super ince gözluk camı gönderme sözü verdim güle güle kullansınlar.
  • "reçete olmadan lens satamıyoruz" diyen takım elbiselinin, iki pahalı güneş gözlüğü satın alırsanız "size lens de verelim" diyerek lensi reçetesiz satabildiği tükkandır efenim.
  • ürünün satış aşamasında etrafınızda dört dönen, nasıl ikramlar yapacağını şaşıran, %100 müşteri memnuniyeti sağlayan, 2 gün içersinde elinize ulaşağını garanti ettikleri ürünü size sattıktan sonra, 1 ay boyunca bekletebilen, ve bu beklemenin sebebi olarak size satış yapan temsilcinin hasta olmasını, rapor aldığını öne süren firmadır. madem elemanın hastalandı, yaptığın satışların takibini diğer elemanlarına yaptırırsın.pembe benli çingene hanım sizi 5 dakika sonra arıcam der, günlerce aramazlar. ayrıca sipariş ettiğim gözlük 1 ay sonunda geldiğinde sipariş verdiğim renkten farklı bir renk geldi ve bunun sebebi de siparişi verirken gözlüğün rengini belirtmeyi unutan zeki elemanları idi.
  • istiklal'deki demirören şubesinde her çalışanın 20-25.000 tl aylık ciro hedefi var. toplam mağaza hedefi 250.000 tl.

    hadi 200.000 tuttursa, kirası maaşı falan düş 60-70.000 net kar. iyi iş.

    hohoyt, hesaplayan adamım var mı diyeceğin.
  • hiç memnun kalınmayan firma. babamın aldığı gözlük, 4 defa pimleri çıkarak bozuldu. firmaya götürdüğünde yaptırdıklarını, tamir ettiklerini söylemişler. ancak, yurtdışında bulunduğu sürede, çıkması, gözlüğün ikiye ayrılması sonucunda yurtdışında ne kadar zor durumda kaldığını sizlerin takdirine bırakıyorum. babam, gözlüğü japon yapıştırıcısıyla zorla tutturup kendisini türkiye'ye attığında, firmaya şikayetini bildirip, camları temizlemelerini veya yeni bir gözlük vermelerini söylendiğinde, olumsuz sonuç aldı. camların temizlenemeyeceğini, gözlüğün değiştirilemeyeceğini, söylemişler, bunun nedeni de japon yapıştırıcısı lekeleriymiş! gözlüğün yapısından kaynaklanan bu hatanın telafi edilmemesini şiddetle kınıyorum. uyduruk çerçeve satan bu firmayı alışveriş yapacaklara duyuruyorum, bir daha hiçbir şekilde buradan alış veriş yapmayacağımı ifade ediyorum.
  • profesyonelliğin yanına yaklaşamamış bir firma. o kadar ki; garantisi onaylanmış bir ürünün değişimini yapmadığı gibi hasarlı halini de geri alamıyorum.

    efendim şöyle; bir mağazalarından güneş gözlüğü aldım. 3 kez kullanmaya kalmadan menteşe yerinden kırıldı. verdim garantiye, bir süre sonra atasun optik'ten istediğim gözlükle değişim yapabileceğime dair bir sms aldım.

    değişim için mağazaya gittiğimde fatura talep edildi. ve şans bu ya, faturayı saklamamıştım. bunun üzerine değişim yapamayacaklarını belirttiler. evlerimize fatura gelmeyen bir çağda, sistemde adım soyadımdan tutun aldığım ürünün koduna kadar göründüğü halde, değişim mesajım sistemde olduğu halde; fazlasıyla kaba bir şekilde bu şartlarda değişim yapamayacaklarını belirttiler. müşteri hizmetleriyle görüştüm; ben konuşuyorum adam susuyor. adam "merhaba ben bla bla" demek dışında ağzını açmadı. mağduriyetimi anlattıktan sonra derin bir sessizliğe gömüldük; ta ki "beyefendi bir şey demeyecek misiniz?" diyene kadar. aldığım cevap da "yani haklısınız ama prosedür bu" oldu.

    bu olayın üzerine tüketici mahkemesine başvurmaya karar verdim. güzel ülkemin dürüst insanları sağ olsun adliyeden çıkamadık, üzerinize afiyet hiç de üşenmem. ben artık gözlüğü geçtim mağaza çalışanlarının kabalığı ve müşteri hizmetlerinin vurdumduymazlığı yüzünden uğraşacağım bu firmayla. müşterisi olduğum bir firmadan en büyük beklentim nezaket ve ilgi. hayır üslup o kadar çirkin ki, müşteri olduğum halde seviyeyi ben koruyorum, bu nasıl iş. uysam, bağırış çağırış kavga çıkacak.

    velhasıl bomba kısıma geldik; gözlüğümün kırık halde iadesini istedim ve artık gözlüğümü alamayacağımı duydum. inanır mısınız başta gerçekten şaka yapılıyor, yanlış anladılar falan sandım. müşteri hizmetleri mağazayı aratıyor; mağaza garantiye gönderilen yerin "kurum içi yazışmaların yapıldığı mail adresini" veriyor, telefon yok. tekrar müşteri hizmetleri; nihayetinde sesimi yükseltince şikayet girişi yapıldı. illa çirkefleşeceksin. ve üzerinden 2 haftadan fazla geçmesine rağmen tık yok. hoş dikkate alınmak için ıslak imzalı, kaşeli, mühürlü dilekçe yazıp elden teslim etmemiz gerekir sanırım.

    bugüne dek 3 optik firmasında çeşitli değişimler yaptım ve ilk kez böyle bir sorun yaşıyorum, ilginçtir ki en kurumsal(!) olanıyla. rezil firmanın teki, ben tövbe ettim siz de edin.
  • ben hayatımda böyle saçma sapan bir işletme ile karşılaşmadım.

    tam olarak beş buçuk hafta önce kendilerinden lens aldım. piyasa fiyatı 400-500 lira olan lens orda yüzde elli indirimli olduğu ve fiyatı 250 tlye düştüğü için orayı tercih ettim. nasıl bir yer olduğuna dair bir fikrim yoktu.

    öncelikle sordum ne zaman elime ulaşır diye. satış görevlisi kız, tedarikçinin elinde varsa 4 iş günü içinde ulaşır yoksa yurtdışı olur o da 4 hafta sürüyor dedi. ama zaten yurtdışı olursa size mesaj olarak bilgilendirme gelir, mesaj gelmezse bu yurtdışı olmadığı anlamına gelir yani 4 iş günü içinde elinizde olur dedi. buraya kadar tamam.

    peki arayıp öğrenebiliyor muyuz ellerinde var mı veya sistemden görebiliyor musunuz dedim bu saatte kapalıdır sistemden de ancak ödemeyi yaptığınız takdirde görebiliyoruz dedi. yani siparişi geçmemiz gerekiyor dedi.

    peki dedim ödemeyi yaptım. sistemden bir şey göremediler. ıki hafta geçti arayan soran yok. bana gelen bir mesaj da yok. aradım bunları dedim lenslerin durumu nedir bilmiyorlar. biz size döneriz dedi. arayan olmayınca ertesi gün tekrar aradım. tedarikçi firmanın bilgi vermekten kaçındığını söyledi satış görevlisi kız.

    ne demek bilgi vermekten kaçınıyor ya? verebileceği kaç farklı yanıt var yani? ya ellerinde vardır, ya yoktur ya yurtdışından sipariş ederler ya da üretimi durdurulmuştur nedir yani? bunları soramıyor musunuz kardeşim siz dedim? biz merkezle mailleşiyoruz size döneriz büyük ihtimalle lensiniz yurtdışı oldu dedi. kapattım.

    ınternet sitelerine girdim. şikayet hattı var mı diye bakmaya. memnuniyet hatları var. aradım bir kız çıktı. anlattım olayı. bizim yapabileceğimiz bir şey yok şube ile görüşün biz memnuniyet hattıyız dedi. benim şarteller attı tabi. sakin olmaya çalışarak dedim ki:"sizin göreviniz nedir hanım efendi? şu anda bir şikayette bulunduğumun farkında mısınız? bunu daha açık nasıl ifade edebilirim? memnun değilim yani hizmetinizden anlatabiliyor muyum? yapabileceğiniz bir şey yoksa bu hat niye var?" kız en sonunda dedi ki şikayet kaydı oluşturayım o zaman merkeze iletelim. lütfen dedim.
    bu yazdı bir şeyler kapattık.
    aradan geçti yine biraz ben bunların şubesine uğradım. nedir durum diye. merkezle mailleşiyoruz durumu onlara ilettik siz bir hafta daha bekleyin olmazsa siparişi iptal ederiz dedi. şu anda iptal etseniz para kartıma ne zaman iade oluyor dedim yedi gün sonra dedi. yani bir hafta bekleyin gelir kesin dedi. dedim yapacağınız işe de size de tamam dedim bekledim bekleyeceğim kadar zaten.

    4 hafta geçti ses seda yok. aradım. bu sefer bir adam çıktı. lensleri sordum. benim siparişimi tüm şube biliyor bu daha bilmiyor belli ki bilgisayardan filan bi kontrol etti bi bir şeyler yaptı. ben birazdan döneceğim dedi. biraz sonra aradı hanfendi bilgisayarda yüzü aşkın mail var hepsi de sizinle ilgili gerçekten ilgileniyoruz merkeze havale ettik durumu birkaç gün daha bekleyin. koptum artık!

    "siz artık sözleşmeye aykırılık yaptığınızın farkında mısınız? ben yine iyi niyetimle bu kadar bekledim sizi. dört iş gününde gelir dediğiniz lensi beş haftadır bekliyorum. ıki kere şikayet başvurusu yaptım. merkezden size dönecekler dendi bana bu başvuru üzerine ancak dönüş sağlanmadı. artık borçlu temerrüdüne düştünüz! kaldı ki ben bu lensi başka bir yerden almaya kalkarsam aradaki fiyat farkını karşılamanız gerektiğinin farkında mısınız? çünkü borca aykırı davrandınız. ediminizi ifa etmediniz. zararımı karşılamanız gerekir. sözleşmenin gereğini yerine getirmediniz. "

    adam araya girdi : " bizim aramızda bir sözleşme yok ki"

    ovvv şaka mı ulan bu?

    "bey efendi bakın iki kişinin bir sözleşme ile bağlı olması için illa ki kağıt üzerine yazılmış bir takım kelimelerin altına imza atmaları gerekmez. sözlü olarak da sözleşme kurulabilir. siz satıcısınız ben alıcıyım. siz satmayı taahhüt ettiniz ben de kabul ettim ve sözleşme kuruldu. anlatabiliyor muyum? ve ben üzerime düşeni yaptım. yani satılanın bedelini size ödedim. ama siz üzerinize düşeni yapmadınız. yani borca aykırı davrandınız. "

    tamam dedi adam ben şimdi bütün şubelere mail atacağım. bir şubenin elinde varsa onlardan isteyeceğiz siz de daha az beklemiş olursunuz dedi. peki dedim. bu hafta da gelmezse artık gidip iptal ettireceğim.

    kınıyorum sizi atasun optik.