şükela:  tümü | bugün
  • beni yıllar öncesine, lgs'ye (oks değildi o zamanlar) hazırlanmak için sadece son üç ayda kaydolduğum cemaatin en başarılı liselere hazırlık kursu veren dershanesine gittiğim günlere götüren önerme. oradaki sosyal bilgiler hocamız olan s. (bu adamdan başka bir entry'mde de bahsettim) bu yukarda yazan saçmalıkları belirli zamanlarda (etütlerde, soru çözümlerinde v.s) hep tekrar eder, örneklerdi. ve inanın zerre farklılık yoktu bu yukarda yazanlardan. istiklal savaşı'nı küçümser, çanakkale'yi yüceltirdi. yani utanmadan atalarımızın verdikleri savaşları ayrıştırırdı. dinci düz mantığını her olayda ve konuda kullanır, daha 12-13 yaşında olan bizler de doğru dürüst karşılık veremezdik.

    şu beğenmediği işleri yapabilecek bir toprak parçasına sahip olabilmek için verilen canları, ödenen bedelleri düşünebilse -ki hiç işine gelmez- belki vicdana gelebilir ama zannetmiyorum. çünkü ben yine 3 ayda kurtuldum ama bunlar kim bilir belki 5-6 sene bu "sistematik düşmanlaştırma" programından geçtiler.

    bir yandan da düşünürdüm "bu adamlar ne diye bu kadar uğraşıyorlar cumhuriyetle, devrimlerle" diye. sebebini bu başlığı yazanın ve buna benzer binlercesinin bugün kamu görevlisi olarak yaptıklarını görünce anlayabiliyorum.
  • azıcık dünyadan haberdar olan herkesin kafasının basmadığını gösteren durum.

    şapka devrimi: tarih olduğu için sadece tarihi/turistik mekanlarda çalışanların değil herkesin kafasında sarık/fes var(!).

    ölçü ve tartı devrimi: ölçü birimleri çevrilebilir olduğu sürece gelişmişlikle hiçbir alakası yok. ingilizler; inch, pound, feet, vb... metrik sistemde olmayan; ama metrik sisteme rahatlıkla dönüştürülebilen birimler kullanıyorlar. bu nedenle olsa gerek ne medeni dünyadan kopuklar, ne de geri kaldılar.

    harf devrimi: kullanılan alfabenin gelişmişlikle alakası yok. bu nedenle türkler ha latin alfabesini kullanmış ha arap alfabesini. lakin çok zor birer alfabe olan japon ve çin alfabeleri yüzünden japonların ve çinlilerin acaba latin alfabesine mi geçsek diye düşündüğü bir dünyada latin alfabesinin arap/çin/japon alfabelerinden avantajları nelerdir bir düşünmek lazım.

    takvimde değişiklik: israil devleti hz. musa'nın mısırdan çıkışı ile başlayan bir takvim kullanıyor. ne geri kaldılar ne de dünyadan kopuklar. galiba takvim de dönüştürülebilir bir çizelge.

    tarih ve dil devrimi: bütün dillerin kökeni türkçe'dir ve bütün milletlerin kökeni türk'tür gibi iddialardan zamanla vazgeçildi. çünkü, o dönem moda olan kendilerine beyaz diyenlerin (hala daha diyorlar gerçi) türkleri aşağılama gayretlerine bir şekilde cevap verilmesi gerekiyordu. bu nedenle abartılı savlar yerine tarihçilerimiz günümüzde daha ayağı yere basan, makul savlar ileri sürmektedirler.

    saltanatın kaldırılması: başarıya ulaştığı söylenebilir. saltanat nedir, türkiye'de göremeyen ve görmek isteyenler avrupa'nın pek çok ülkesine gidip bu meraklarını giderebilirler.

    halifeliğin kaldırılması ve laikliğin ilanı: zorunlu olsun olmasın, zora gitsin gitmesin din dersinin, diyanet işleri başkanlığı kurumunun bulunması, halifeliğin kalkmamış olduğunun değil ülkede çoğunluğun müslüman olduğunun emaresidir. müslüman olan/olmayan insanların nüfus mübadelesi ile karşılıklı şutlanmasının halifelikle/laiklikle alakası yoktur, direkt olarak savaştan çıkmış iki devletin önyargılarıyla alakası vardır. vesaire vesaire..

    elmalar ve armutlar.
  • mesela harf devrimi o kadar başarısız olmuştur ki, görüldüğü üzere klavyemiz arap harflerinden oluşuyor.
  • sonraki nesillerin ve iktidarların beyinsizliğinden kaynaklanan durum.
  • ''vallaha da başarısız lo.
    hani şapka devrimi deyüler; herkes şapka takmıyür ki ne ayak?
    ölçü tartı devrimi deyüler; ingilizler inç paund felan kullanıyumüş biz de öyle yapak bizimki çok kötüdür ha!
    harf devrimi deyüler; ben isterdim ki arapça yazak hep sağdan sola okuyak niye böyle oldu yav, ne geregi vardı?
    takvimde değişiklik deyüler; israil ne güzel musa'dan almıştır miladı biz niye muhammed'den almadık her gece bunu düşünüyrüm.
    tarih ve dil devrimi deyüler; tarih dediginin geregi yohtur geçmiş geçmiştir bre, türkçeyi de abartıyürler!
    saltanatın kaldırılması deyüler; asker demek padişah demek değil mi oğlim at,avrat,silah işte..?
    halifeliğin kaldırılması ve laikliğin ilanı deyüler; e hani din dersi veriliyür hala, cami felan var hep geçin bunları la geçin!
    ben okuyorum da ha, dünyadan da çok habarım vardır, gafam da zangır zangır basiyür baa inan sen vallaha da başarısız la.''

    dünyanın en tuhaf mahluklarısınız be,
    akrep gibisiniz,
    ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat sizin ulan!
  • çok doğru bir tespit. atatürk o kadar devrim yapmış fakat bazı örümcek beyinlilerin zihnini berraklaştıramamıştır. bir de atatürk zamanında evrime el atmalıydı düşüncesini aklıma getirdi. çok zor bu kafayla düşünen insanlarla işimiz.
  • başarısız değil, geri kafalıların bol miktarda bulunmasından dolayı yıpratılmaya çalışılmış devrimler olarak tanımlamanın daha doğru olacağı yaklaşım.
  • doğru olan önermedir. sebebi için ;

    (bkz: sağır ismet)
  • olaylara tek boyutlu bakan, ardındaki anlamı sorgulama kültüründen uzak, "şapka devrimi oldu hani şapka nerde?" diye sorarak eleştiren, tek boyutlu, tek kutuplu ve ancak kendisine gösterileni görebilen bir düşüncenin ürünü olan önerme.