şükela:  tümü | bugün
  • hem ortalama bir kemalistin duygularına tercüman olmak ve hem de arpayı sağlama almak için yazmış şair-i azam (bkz: behçet kemal çağlar)

    millet adın zikredelim bir kere;
    vâcip oldur cümle işte türklere.

    şevk ile türküm dese bir dem lisan,
    dökülür cümle hüzün misli hazan

    ismi pâkin pak olur zikreyleyen,
    her murada erişir türküm diyen

    mağra devri anda evler var idi,
    türk yetişkin, başkalar barbar idi.

    hak teala çün yarattı türk’ü ilk
    dedi, ‘üç kıta da olsun ona mülk.’

    mustafa nurunu alnına koydu,
    ‘bil! kemal’in nurudur, ol nur!’ dedi.”

    bir alından bir alına kaydı ol
    cengiz'in timur'un alnındaydı o

    ger dilesiz, bulasız oddan necat,
    mustafa-yı ba-kemal’e essalat!”

    ol zübeyde, mustafâ’nın ânesi
    ol sedeften doğdu ol dürdânesi!

    gün gelip oldu rızâ’dan hâmile
    vakt erişti hafta ve eyyâm ile.

    geçti böyle, nice ay nice sene
    vakt erişti bin sekiz yüz seksene.

    mustafa’nın gelmesi oldu yakin,
    çok alâmetler belirdi gelmeden.

    der zübeyde çünkü vakt oldu tamam,
    kim vücude gele ol hayrü'l-enam.

    merhaba ey canı canan merhaba,
    merhaba ey derde derman merhaba.

    merhaba ey asi millet melcei,
    merhaba ey inkilâplar menşei.

    merhaba ey baş halâskâr merhaba
    merhaba ey ulu serdâr merhaba!

    ol zamanda eylemiş tâlim meğer,
    mustafayı harbiyeye verdiler.

    başka fanilerle farkı gördüler,
    inönü’de atatürk’ü gördüler.

    ger dilersiz bulasız şevkü necat,
    can verin tek türk’e râm olsun hayat.

    ger dilerseniz, bulasız halktan necat,
    atatürk’e atatürk’e es selât.

    ger dilerseniz bulasız şevk-ü necat,
    atatürk’e atatürk’e selât...