1. vedat, halit ziya'nın oğlu latife'nin amcazadesi... atatürk latife'yle evli... vedat atatürk'ün "özel ilgisine mazhar" parlak bir genç diplomat, çalgı da çalabiliyor. her neyse.

    aslında bu münasebet garip ve karanlık bir ilişki şeklinde tanımlanıyor. kimse konunun üzerine gitmemiş. ayrılık gecesindeki kanlı yelpaze'nin sırrı burada yatmaktadır kanımca. vedat da fikriye gibi kendini intihar etti. çarçabuk, geride ondan ne kaldıysa, mektupları, günlükleri vs. her şey yok edildi. bir diplomat olmasına rağmen, devlet töreniyle son görev yeri arnavutluktan türkiye'ye gönderilmesine rağmen türkiye'de devletten kimsenin iştirak etmediği sessiz sedasız bir törenle defnedildi. ne yazıyordu o günlüklerde, mektuplarda acaba? muhtemelen tarih kurumu'nun elindeki latife'nin "açılamaz" belgelerinde yazılanlarla paralel şeyler...

    kimilerince latife ve atatürk'ün ayrılma sebebiydi. çünkü bir zamanlar abla kardeş yakınlığında olan bu akrabalık bağı vedat'ın köşke yerleşmesiyle son buldu. latife köşkten ayrıldıktan sonra vedat'ın intiharına kadar onunla bir daha asla konuşmadı. "gerçek behlül" olarak tarif edilen ve gizemli bir kararla hayatına son veren vedat'ın önce kim olduğuna göz atalım.

    "vedad uşaklıgil, genç cumhuriyetin genç hariciyecisi’ydi. atatürk’ün emriyle çalıştığı osmanlı bankası’ndan dışişleri bakanlığı’na geçti. rumca, ingilizce, fransızca ve almanca’yı su gibi konuşuyordu. piyanoda virtüözdü ve müthiş bir müzik yeteneği vardı. bu sayede atatürk’le tanıştı. ancak bu tanışıklık o’na hem şans, hem de şanssızlık getirmişti. bu parlak diplomatla, ankara’da birileri kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor, hayatını zindan ediyordu. 33 yaşında daha fazla dayanamayarak ölümü seçti. bu sıradışı diplomatın hayatını babası anı – roman şeklinde kaleme aldı. ancak bazı konuların kapağını hiç açmadı. caps-çünkü vedad uşaklıgil eşcinseldi-caps…"

    misal soner yalçın zamanın behrinde şöyle bir soru sormuş: "halit ziya uşaklıgil’in iki amcası yusuf ve süleyman tevfik, intihar etti. halit ziya uşaklıgil’in oğlu vedat da, torunu da intihar etti. uşaklıgil’in çocuğu kim? latife. o da mustafa kemal’la evli. peki kardeşim hiç mi kimse bu konuyu araştırmıyor?"

    dönelim ayrılık gecesine:
    "her şey görünüşte yolunda giderken atatürk, latife hanım ile ayrılmaya karar verdi. ikili 20 temmuz’u 21 temmuz 1925’e bağlayan gece şiddetli bir tartışma yaşamışlardı. ertesi gün atatürk latife hanım’ı izmir’e, ailesinin yanına gönderdi. latife hanım, köşk’ten ayrılırken vedad’ın da köşk’ü terk etmesini istemişti. ancak vedad bunu kabul etmedi...ikilinin bu tavrı daha sonra birçok dedikoduya neden olmuştu. hatta dönemin avusturya konsolosluğunda görevli bir diplomat, latife hanım ile atatürk arasındaki tartışmanın bir piyano virtüözü yüzünden çıktığını viyana’ya rapor etmişti."

    biraz daha bilgi diyenler için:
    http://www.aktifhaber.com/…lariyla-oldu-376204h.htm
  2. yeni öğrendiğim bir hikaye...

    önce rıza nur'un sarsıcı iddiası. hayatım ve hatıralarım'ın 1357. sayfasının fotokopisini yayınlamış birileri. bunu okuduktan sonra başladım araştırmaya. epey bir literatür taradım, hatta bütün gece diyebilirim. çok karanlık noktalar da var, farklı yorumlanan hususlar da... bilmediğim bir konuda atıp tutmak da istemem. bütün bunların eğrisini doğrusunu, latife hanım'ın hatırlararı üzerindeki yasak kalktığı zaman öğreneceğiz.

    işin ilginç yanı, bazıları diyorlar ki, halit ziya uşaklıgil'in gerçek behlül'ü bu delikanlıdır; öz oğlu zaten... halit ziya gerçi 1899 - 1900'de yazmış aşk-ı memnu'yu, vedat ise 1904'te doğmuş. hangi alakadan ötürü bunu söylediklerini bilmiyorum. bazıları da -intihar ettiğinden dolayı- gerçek bihter diyorlar ona.

    ben bu hikayeden hiçbir şey anlamadım. yalnız, delikanlının bir fotoğrafını buldum, onu paylaşmak isterim. işte, türk milletinin kara kutusu, cumhuriyet tarihin en büyük sırrlarından biri olan vedat uşaklıgil!

    bilmem kaçıncı düzeltme: internette kendisine ait olduğu söylenen hiçbir fotoğrafın kendisiyle ilgisi yokmuş.

atatürk ve vedat uşaklıgil ilişkisi hakkında bilgi verin