şükela:  tümü | bugün
  • cogunlugun kavradigini zannedip pesinden gittikleri kendilerini buna zorunlu hissettikleri okullarda asilamanin yerine ezberletilen ideolojik terim. yane su anda onun mukemmel devrimini incelemeden mukemmel diyenler inceledikten sonra onun asiriya kactigini rahatlıkla dusunucek insanlardir.

    turkiye nin en hizli ilerlemesini saglayan ideoloji
  • kemalizm sonradan yaratılan bir ideoloji olup atatürkçülük ise mustafa kemal atatürkun vizyonuna sahip olmak anlamına gelir... sahip olunan bu vizyon, ideolojik kalıpları parçalayacak kuvveti de içinde barındırır. bu kuvvet, kısaca, "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" şeklinde ifade edilmi$ kuvvet ve kudretin ta kendisidir...
  • üretildiği zamanın diliminin (italya-mussoloni, almanya-hitler, sscb-stalin) karakteri olan faşist, anti-demokratik yönetim anlayışını hakkıyla yansıtan ilkeler yumağı.
    sadece türklerden müteşekkil, kendini devlete, toptan batılılaşmaya adamış olması lazımgelen, liderine mutlak itaat eden bir toplum varsayar. bu varsayımla çelişen olgularla karşılaştığında bunları imha ederek iç tutarlılığını korur (misal:atatürk milliyetçiliği). hala siyasal partiler kanununda hiçbir partinin türk kültürü dışında bir kültürden bahsedemeyeceği, bununla ilgili bir politikayı programına koyamayacağı yazar. türk vatandaşlığına geçenlere isimlerini değiştirmek mecbur tutulur vs.. anadil yasakları, köy, şehir isimlerinin değiştirilmesi de bunlara eklenebilir.

    devlet vatandaşa uygun gördüğü kültür ve medeniyeti öğretir, vatandaşın yok ben böyle iyiyim almıyim demesi istiklal mahkemeleriyle tanışmasını ve darağacını boylamasını sağlar. misaller çeşitlidir; kıyafet kanunları, ingilizce ifade edersek hat revolution, 1930'lu yıllarda radyolarda sanat müziği çalınmasının yasaklanması ve halkı radyodaki klasik müzikle ortaçağın karanlıklarından kurtarma etkinliği gibi.
    amaç edindiği tek tip toplum ve disipline edilmiş siyasi hayat ideallerini gerçekleştirmekte özellikle 1950 sonrasında zorlanmış ve güç kullanmak zorunda kaldığı görülmüştür. türkiye'de yaşayan halkın nezdinde-bilinçaltında gayrı meşru bir zorbalıktan ibarettir.
    içerdiği, topluma hükmeden (otoriter) devlet anlayışıyla* saddam'ın baas partisi ideolojisi veya iran'daki mollaların rejiminden bir milim farkı olmayan bu ideolojiye direnmek için, türkiyenin tarihsel-coğrafi olarak batıya yakınlığı,siyasi direnç göstermeyi bilen bir halka ve bu ideoloji öncesinde de batılılaşma tarihine sahip olmak gibi ayrıcalıkları vardır. bunlar sayesinde de atatürkçülük sadece ders kitaplarında, garnizonlarda ve orduevlerinde kendine yer bulabilen bir oluşum olarak kalmıştır. atatürkçülüğün tarihi ve bugünü açıklayamamak ve anlayamamak gibi handikapları ise kendisine gösterilen dirençten değil, kendisinin bir düşünce sistemi olmaktan çok bir hegemonya bahanesi olmasından kaynaklanmaktadır.
  • günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olan mükemmel bir düşüncedir.
  • ataturkculuk dersinin kaldirilmasi eylemiyle ülkemizin geleceği konusunda kimi kesimlerce endiseler duyulmaya baslanılan, bu nedenle günümüzün hassas koşullarında "sırada ne var? istiklal marsimi?" diye sorular sorulmasına neden olan ancak bilincli türkiye cumhuriyeti gençliği tarafından her halukarda korunması ve mutlak suretle surdurulmesi konularında istikrarın devam edeceği kavram, miras.
  • celal erikan'ın bir kitabı.
  • kendisi hakkında, bu gibi ortamlarda, zart zurt atıp tutma özgürlüğünü ateşleyen; çağlar boyu "kul"luk kompleksiyle yaşamış bir topluma "ulus" olma bilincini, "başeğmeme" direncini ve "yoktan varolma" mucizesini öğretmiş bir adamın; atatürk'ün vizyonu...
  • evcil hayvanlar arasındaki izdüşümüne bir örnek:
    kedi: "yemedim içmedim, fare tuttum. mutluyum gururluyum"
    *meali; herkes kendi işini yapsın.
  • ülkümüzdür. ancak bu ülkü statik olmayıp dinamiktir. çünkü hedefi muasır medeniyet seviyesini yakalamaktır. muasır medeniyet neredeyse hedef oradadır.

    örneğin onun milliyetçiliğini geçmişe duyulan bir özlem değil, "modern toplum" kavramıyla içiçe geçmiş bulunan "ulus devlet kavramı"nın bir uzantısı olarak görmek gerekir. bu anlamda batının modernizmi eleştirdiği ve çok ulusluluğu öngördüğü bir çağda atatürkçülüğün dinamikleri çağın gereklerine göre düzeltme yapmaya elverişlidir.

    aracı ise bilimdir:
    "ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. zaman süratle dönüyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.

    benim, türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar. "
    m.kemal ataürk

    (bkz: modern/@andrew)