şükela:  tümü | bugün
  • seküler herkesi atatürkçü ya da kemalist sanıp, atatürk'ün de gördükleri tanıdıkları seküler gibi olduğunu düşünmeleri.
  • arap hayranı olmaları.

    arapça kelimeler söyleyerek öldükten sonra cennete gidebileceklerine inanmaları.

    pedofili eğilimlerinin olması. fırsat verseler kız çocuklarıyla evlenebilecek olmaları.
  • (bkz: göt)
  • egitelemez birer çomar olmaları
  • (bkz: anne mesleği)
  • tarihi bilgisi kulaktan dolma siyasi soylemlerden ibaret olan kisiler ataturkten nefret “ettirilir”. bu nefretin altini dolduracak bilincli verileri ve belgelere dayali argumanlari (cogunun) yoktur.

    gelgelelim ataturk’u taparcasina seven insanlarin tarih bilgisi de lise mufredatiyla sinirlidir. bunlarin da bu asiriliklarini destekleyecek argumanlari ve bilgileri yoktur.

    esasen her iki cenahinda agizlarini doldura doldura soyleyebilecekleri argumanlar ataturk’un hayatinda fazlasiyla mevcuttur. osmanli pasasi olan ataturk rengini belli etmeyen bir karaktere sahipken, kurtulus savasi donemindeki ataturk oldukca dindar ve uyumlu, cumhuriyeti kuran ataturk ise fazlasiyla sekuler ve despottur.

    tarihi bilgilere bakarak farkli donem ve dinamiklerde, degisik perspektiflerden en az 10 ayri ataturk profili ortaya cikarabilirsiniz. hepsini ölümüne savunabilir, bakis ve hayat gayenize gore ataturku yere goge koyamayabilir veya koyu bir nefret duygusu ile dopdolu olabilirsiniz. ama bu yargilarin tamami subjektiftir.
    ornegin; istiklal mahkemelerinde astirdigi adamlarin profiline bakan muhafazakar biri bu despotlugu yuzunden ataturk’ten nefret edebilir. ama ayni adam bir gecede 19 (bebek) kardesini yataklarinda bogduran cani padisahlara toz kondurmaz. cunku padisahlar devletin bekasini dusunur (ama aynı mantığı bu kesim ataturk için işletmez). misal kemalist solculara denk gelirsiniz ama bunlarin hic biri ne lenin’le ataturk’un yazismalarini okumustur ne de mustafa suphi’den (16 yoldasiyla birlikte rejim tarafindan karadenizde bogdurulan kominist "kaynak: hamit erdem-mustafa suphi") haberleri vardir vs... sagcisi da solcusu da dincisi de dinsizi de bilmedikleri seyi sever bilmedikleri seyden nefret ederler. yine cok tuhaftir ki ataturk yüksek ihtimalle (kaynak: afet inan/medeni bilgiler ve ataturk'un el yazıları kitabı") ateisttir. ama muhafazakar solcu kemalistler bunu israrla kabul etmez, atatürk'ü zorla musluman sayarlar. e cunku ataturk’un ateistligini kabul ettikleri an cehennemde yanacagini da kabul etmis olmaları gerçeği ile yüzleşmek istemezler. çünkü ulu önder cehennemde yanamaz.

    efendiler;
    tarih dedigimiz sey uzerinden sovguler veya sevgiler cikarilacak bir olgu degildir. tarihten ders bile cikaramazsin cunku her donemin kendi dinamikleri ve dogrulari vardir, gecmisi bugune sablonlayamazsin.

    tarih; bugun yasayan ve tarihe dayandirdiklari nefretlerle birbirine soven milyonlarca aptalin, bu aptalliklarinin surecsel gelisimini anlamaniza yarar sadece. niye ve nasil boyle oldular? iste bunun yanitini tarihi okuyarak bulabilirsiniz. ama seveni de soveni de okumaz bu ulkenin...
  • kötü insan olmaları. net.

    çok ilgincime gider bazen. dünyada eşi benzeri var mıdır bilmiyorum mesela fransa'da robespierre'i sevmeyen kallavi o.ç'dur diye bir şey var mı. olduğunu sanmıyorum. atam tam bir insan turnusolu. atatürk'ü sevmeyip de adam olan, kişilik sahibi bir tane insan tanımadım hayatımda. tanıyacağımı da zannetmiyorum.
  • aslında çoğunun atatürk’ten değil atatürkçülerden nefret ediyor olmaları.kraldan çok kralcı insan iticiliği diye bir şey var.
  • mal olmaları.
  • temel anlamda onu anlayamamalarından kaynaklanmaktadır. mustafa kemal, montesquieu, voltaire ve rousseau gibi pozitivizm akımının realiteyle buluşmuş, ziyadesiyle pratiğe dökülmüş(dökülmeye çalışılmış) halidir. işin garip kısmı realizm dünyada pike yapıp, yerini 50 ler ile birlikte yavaş yavaş bir nevi sentezi olan (bence antitezi değil) sürrealizme bırakırken, başarıyı getiren öğe olarak görülen bu yönetim şekli onun getirdiği bu topraklarda şaşkınlıkla karşılanmış, anlaşılamamıştır. işin daha da tuhaf olan yanı, bu akımın gerçek anlamda geniş ve sistemli olarak uygulanması 1923 sonrası olsa da gerçek manada ilki değildir. örneğin 18 ve 19.yüzyıllarda başlayan değişim süreci temelde pratik amaçları gerçekleştirmeye yönelik( savaş kazan, ayrılıkcı hareketleri engelle, gelir sağla, vs) olduğundan ve temel anlamda toplumun olaylara verdiği tepkiler, düşünüş, üretim ve yaşayış biçimleri üzerinden toplumsal bir dönüşüme yönelik olmadığından bu atatürk’ün yarattığı etkiyle mukayese bile edilemeyecek kadar önemsiz kalmıştır.
    yani çok temelde atatürk’ün yaratmaya çalıştığı toplumsal dönüşüm, yüzyıllara dayanan ve geleneklerinde var olmayan bir sistematik değişime yol açması, bunun da maddenin doğası gereği tepkiyle karşılaşması, ortaya çıkan bilinmezlik ve yeni sistemde var olabilmek adına gereken fazladan çabaya tepkidir....
    edit : bence durumu en iyi açıklayan örnek, mustafa kemalin balkan savaşlarındaki mağlubiyetin sebebi olarak, bulgaristanda gördüğü operanın osmanlıda olmaması olarak görmesidir...