şükela:  tümü | bugün
  • bu ülkeyi padişahlık ve halifelikten kurtararak, onu kendisine bile dil uzatılabilecek demokratik bir rejime devşirmesinin en başı çektiği silsiledir.
    zö. evet...
  • bu ülkenin bu kadar fazla kanı bozuk yetiştirebileceğini tahmin edememiş olmasıdır.

    adam fazla güvenmiş yani.

    gerçi gençliğe hitabede görmüş, anlatmış bak böyle böyle olacak, akıllı olun o zaman diye. ama gel gör ki bazı prezervatifler dayanıksız oluyor. böyle sonuçlar doğabiliyor.
  • gençliğe hitabe'sidir.

    kaç tane genç o hitabeye sadık kalacağım diyerek asıldı, öldürüldü.

    aslında bırakacaktı. ben kurtardım kardeşim, sizden de bir bok olmaz. görün ne haliniz varsa diyecekti.

    bu günkü gibi güllük gülistanlık olurdu her şey.

    (bkz: gül)
    (bkz: kan ve gül)
  • bundan 4 sene once bilkent history 202 dersini alirken hoca*min tamamen mantikla acikladigi hata.

    soyle demisti,
    "ataturk'un basarili -basarilidan kastim bugune kadar hic bozulmadan- ve basarili olamamis -doneminde etkili olmasina ragmen gunumuzde etkisini yitirmekte olan- devrimleri vardir. basarili olmus devrimlerine bakarsaniz, yasakladigi seylerin yerine alternatifini sundugunu gorursunuz. basarili olamadiklarina bakarsaniz, yerine bir alternatif koymadigini gorursunuz. gunumuzde onu anlayamamis veya anlamak istemeyen kimselerce de bu devrimler somurulmus, her insanin dogasinda bulunan yasagin cekici gelmesi duygusundan yararlanilmis boylece hem bu devrimler dejenere olmus, hem de toplumumuzda ataturk dusmanligi ortaya cikmistir.

    harf devrimi:
    okudugu yazdigina benzemeyen, ogrenmesi zor, halki cehalete iten arapcayi gazetelerden, kitaplardan vesair yayimlardan kaldirtmis, bu yayimlari yasaklamistir.
    boylece, ogrenmesi cok kolay, modern ve batinin alfabelerine cok benzeyen yeni turk alfabesini getirmistir. bu surec her ne kadar sancili olsa da alfabenin kolay ogrenilmesi sayesinde cok gecmeden butun yurda yayilmis, halk okumaya baslamistir. o zamanlar anlatirlar, bu devrimden once okuma yazma bilmek buyuk meziyetti diye.
    bu devrime karsi olarak, ataturk kimsenin kuran ogrenmesini istemiyor, arapca harfleri de bu yuzden yasakladi diye ortaya cikanlar olmasina ragmen, arapca asla tekrar eski popularitesini kazanamadi. yillarca kuran kursuna giden ogrenciler bile en fazla 'eh iste' denebilecek kadar okuma becerisi kazaniyorlar, yazma becerisi zaten sifir duzeyde. halki kuran'dan uzaklastirdi diyenlerin aksine, halki bilinclerdirmistir bu devrimiyle ataturk.

    hilafet gibi amacindan sapmis bir kurumu kaldirmis, yerine halkin dini ihtiyaclarini karsilayacak devlete bagli diyanet isleri baskanligini acmistir.
    her ne kadar bazi insanlar dini liderligi oldurdu, bu ataturk tam bir din dusmani deseler de, diyanet isleri baskanligi'nin kuran'a ters bildirimler, aciklamalar yapmadigi anlasildiktan sonra, bu kurum, belki hilafetten daha cok guvenilir bir kurum oldu.

    carsafi kaldirarak modern giysileri tanitti. yine bazi kotu niyetli insanlar bunun baska bir din dusmanligi oldugunu ileri surseler de, avret yerlerini orten modern giysiler uretildikce, bu argumanlar da curumus oldu. gunumuzde, musluman kadinlarin %99'una carsaf giydirmeye kalksaniz size karsi cikarlar artik.

    saltanatin yerine meclis geldi, bunu tartismaya bile gerek yok.

    takvim, saat ve olculerde degisiklik 10 numara oldu. bugun amerika'daki bizim eski sisteme benzer imperial system hala amerika'nin halkini aptallastiran en buyuk etkenlerden birisi olarak geciyor.

    medreseler yerine universiteler acildi. ikisi arasindaki egitim farkini tartismaya yine luzum gormuyorum.

    bunun gibi sayilabilecek tonla basarili devrimlerinin yaninda, yerine bir alternatif koymadigi devrimleri vardir ki, bugunku ataturk dusmanliginin belki de yegane sebeplerinden birisidir.

    mesela, tekke ve zaviyelerin kapatilmasi. neden mi? cunku bizim insanimizda, dinen saygi duyacagi, hemen ulasabilecek olacagi insanlara ve duzenli olarak bu insanlarla yapilacak sohbetlere ihtiyac var.

    saniyorum yasadigi cevreden dolayi ya da baska bir sebepten oturu bu gercegi gorememistir ataturk. tekke ve zaviyeler kapatilmis olmasina ragmen cemaat olusumlari durmamistir. hala sagda solda dini ihtiyaclarini gidermek, bu duygularini kuvvetlendirmek icin evlere, turbelere, garip yerlere giden insanlar var. dogrudur, ihtiyactir. ancak bu ihtiyac ataturk tarafindan farkedilememis ve gunumuzde devletin en ust kademelerine kadar yansimis cemaatcilik olusumlarini tetiklemistir.

    ataturk bunun yerine, devlet kontrolunde kurumlar cikarsaydi ya da bunun yerini birebir tutacak baska seyler koymus olsaydi, inanin bana su anda cok farkli bir turkiye'de yasiyor olacaktik. bu acik, gunden gune, gunden gune buyuyerek turkiye'nin adeta kanseri haline gelmistir. osmanli'nin en buyuk cokus sebelerinden birisi olan dini duygulari somurme devam etmektedir. insanlar 0 denetim altinda dinen yapilan birkac dogru referanstan yola cikarak, motive edilen bircok yanlisi hic elestirmeden yapmaktadirlar. cunku onlara biat kulturu emredilir. elestiri yetenekleri oldurulur. cok soru soran hos gorulmez. karsidaki insan senin benim gibi bir insan degil, her dedigine uyulmasi gereken yari-tanridir bir nevi, tipki osmanlinin son donemlerinde insanlara vatan hainligine kadar (amerikan mandasi dinen en iyi cozumdur vs) ogut verenler gibi.

    bu argumani sundugunuzdaysa sizinle ici tamamen bos bir tartismaya girerler. sorarsiniz, kuran'i kac kere okudun? kac kere anladin ya da turkcesinden okudun? kac kere tefsir okudun? bunlarin cevabini veremez. ama size cok guzel falanca evde duydugu, ogrendigi, adeta beynine islenmis seyleri anlatirlar. referansi o evlerdir. kuran degildir, hadisler degildir. ilkten iddia eder, ama hangi sure, hangi hadis dersin de cevap alamazsin.

    gunumuzde -sozum ona aydin- cahiller yetisiyor. bunlar cesitli alanlarda cok basarili olmalarina ragmen, yanlis beslenmis dini duygulariyla adeta ataturk'e nefret kusuyorlar. iclerindeki sebebini bile bilmedikleri bir intikam duygusuyla memleketi iki paralik hale getiriyorlar. bir noktaya kadar bu sekilde yukselen insanlarin, zaten hic sahip olmadiklari, hic bilemedikleri dinlerinden cok ceplerine taptiklarini goruyorsunuz."
  • ülkenin hangi ideolojiyle yönetileceğine ülkeyi düşman işgalinden kurtaran önder değil, o ülkenin vatandaşlarının belirlemesi fikrini savunacak nesiller türemiş. bu nesillerin doğması atatürk ün en büyük hatasıdır bana göre.

    demek ki ülkeyi düşna işgalinden kurtarıp yönetim şeklini değiştirirseniz en büyük kusuru da işlemiş oluyorsunuz.

    daha geçenlerde de diktatör diyorlardı adama. gecenin 12sinde kupayı hangi takımın alacağını belirleyen, tl nin simgesini belirleyen adamın yaşadığı ülkemde diktatörün kim olduğunu tartışmak da çok ilginç doğrusu.
    birisini eleştirirsin de önemli olan tutarlı olmaktır.
  • çok partili seçim sisteminin temellerini atmış olmasıdır. zira partisi ilk demokratik seçimde (bkz: 1950 genel seçimleri) büyük bir hezimete uğramıştır.

    bu yenilginin sebebini gerçekten merak ediyorum. ismet inönü mü yoksa atatürk mü ? yani halk gerçektan atatürk'ün getirdiği bu yönetimi mi sevmedi yoksa devamında yerini alan ismet inönü'yü mü beğenmedi. gerçekten bilen birileri beni aydınlatırsa sevinirim.
  • atatürk'ün en büyük hatası dinci yobaz takımının kökünü kazımamak olmuştur.
  • (bkz: ismet inönü)

    kendisinden sonra gelecek adamı belirtmemesi. ölüm tarihinin 10 kasım olmadığı yönünde iddialar bile var...
  • +atam, en büyük hatanız nedir?
    -çok iyi niyetli olmam; başkalarını da aynı sanıyorum bir de. hayır diyemiyorum mesela, çok yufka yürekliyim kimseyi kıramıyorum... veee allah kahretsin çok yakışıklıyım:))))
  • bazı insanların bu şahsın varolmasıyla babamızı biliyor olmamız arasında bağ kurmasına sebebiyet vermesidir. en büyük hatası budur. dutluktu ya buralar hep böyle o gelmeden önce. veya ingiliz sömürgesindeki yeni zelanda ve fransa sömürgesindeki kanada piç dolu amk.