şükela:  tümü | bugün
  • elin iskoçya'sından kalkıp antalya'ya gelmiş turist bir amcaya "atatürk'ün beni en çok etkileyen tarafı çok şık giyinen karizmatik bir insan olması" dedirtebilen tarzdır.

    duyunca beni bir hayli sevindirmiştir zamanında.
  • tozlukla çorap farkını bilmeyen "moda eleştirmenleri"nin biraz daha yorumlamasını beklediğimiz tarz. eğlenceli oluyor...

    başlığın başa kalması edit'i: mini mini, sevimli bir troll arkadaşımız atatürk'ün beyaz çorap giydiğini, kıro bir tarzı olduğunu iddia ederek bu başlığı açmış, bir de link vermişti. linkteki resimde de trollcağzın çorap sandığı şey aslında tozluktu.
  • o aydın kişiliği ve üstün askeri başarılarıyla tüm dünya liderlerinin örnek aldığı bir liderdi. o’nun kusursuz bu kişiliği hiç şüphesiz ki kıyafet tarzına da etki etmiştir.

    gömlekte genellikle açık renk, beyaz, krem ya da bej tercih ediyordu.

    değişik yaka çeşitleri kullanıyor, kimi zaman yaka takıyordu.

    yazlık giysilerinin altında çorap kullanmıyor, sandaletlerini çıplak ayaklarına geçiriyordu.

    çamaşırında daha çok ipek kullanıyor, üzerine de mavi-lacivert çizgili, kirli beyaz renkte, şal yakalı bir robdöşambr alıyordu.

    hemen hemen hepsi siyah olan takım elbiseleri üç parçadan oluşuyordu, ceket, pantolon ve yelek

    yeleğinde köstekli saati, ceketinin küçük cebinde ise mendili hiç eksik olmuyordu.

    daima ütüsünün düzgün olmasına, kıyafetin yürürken sarkma yapmamasına, kıvrılmamasına dikkat ediyordu.

    seyahatlerinde daha çok tüvit takımını, güderi ceketini, ‘riding coat’ tarzındaki jokey pantolonlarını giyiyordu.

    aksesuar olarak bastonun yanı sıra kol düğmeleri, çok sık olmasa da yaka iğnesi eksik olmuyordu.

    frak ve smokinlerinde daha çok yün krep ve kumaş kullanılıyordu. yeleklerde ise satene ağırlık veriliyordu.

    pelerin, ilk kez onun omuzlarında görüldü. hem savaşta hem cumhurbaşkanlığı döneminde, bazen siyah, bazen mavi pelerin atıyordu omuzlarına. zor giyilebilen ve taşınabilen pelerini değme aktörlere taş çıkartacak kadar etkileyici kullanıyordu.

    kruvaze ceketten pek hoşlanmıyor ve bu modelden uzak duruyordu. boyunu daha uzun göstermesi için ceketlerinin omuz ıskalasını arkaya doğru diktiriyordu.

    42 numara, daha çok bağcıklı rugan ayakkabı giyiyordu.
    mustafa kemal atatürk giyim tarzı
    giyim tarzı 2
  • devlet kaynaklı atatürk köşelerinde gördüğüm üzere, zamanında hem şık hem de halkına hitap edebilen ve rol model olabilen birkaç kişiden biri nasıl giyinmeliyle öyle giyinen bir liderin tarzıdır. tavuk balık kelle yenir elle kafasındaki yöneticilere, davetlerde nasıl giyinileceğini, nasıl hareket edileceğini, abadı muaşereti, şıklığı gösteren bir tarzdır. yeri geldiğinde 8 köşe kasketiyyle, yeri geldiğinde de fötr şapkasıyla çelikmiş pozları googleden aratılabilir.
  • giyinme tarzı değil giydirilme tarzıdır. kendiyle alakasız , vaktiyle alakasız giyimlerdir. bazen de ortaya çıkıp bakın bugün bunu giydim size de giydirecem dediği giyim tarzıdır.
  • bildiğim kadarı ile kendi çizimlerinden oluşturdugu ve bu tasarımları özel terzisine diktirip son halini oluşturdugu zevkli tarz.
  • pırıl pırıl , tiril tirildir. ibraam zübükzade tarzı ekoseyi benimseyen bir ekolün destekçilerini rahatsız etmiştir.
  • atatürk'ün bir asker olduğunu unutan, örnek olarak gösterdiği fotoğraftaki çorapların siyah olduğunu görmeyen, üstelik tozluk ile çorabın ayrımını da yapamayan kişiler tarafından eleştirilen giyim tarzıdır.
  • o kıyafetleri bugün giyen olsa yadırganmayacak kadar oturmuş ve zamansız bir giyim tarzıdır. kıyafet seçimi dışında, o kıyafetleri taşıyışı da olağanüstüdür.

    hakkında söylenen hiç bir olumlu söze tahammül edemeyen arkadaslara bir tavsiyede bulunayım: kurtuluş savaşı sırasında atatürk'ün, refet paşa'nın üstünde görüp beğendiği bir pelerini, işgal altındaki istanbul'daki terziye ajanlar göndererek yaptırdığı rivayet edilir. giyimine bu derece titiz birisi hakkında "giyme tarzı değildir, giydirilme tarzıdır" gibi sataşmalardan ekmek çıkmaz. ama içimde kalmasın, illa çamur atayım derdindeyseniz, memleket savaştayken bak sen şu işe kalıbını parlatabilirsiniz.

    siyah ayakkabı-beyaz çorap meselesine gelecek olursak: beyaz temizliktir, temizlikse seçkinlerin ayrıcalığıdır. 50, neredeyse 60'lı yıllara kadar amerikan filmlerinde gary grant, dean martin, frank sinatra’yı; bizde ayhan ışık, göksel arsoy'u beyaz çorapla bol bol görürsünüz. kıro addedilmesi sonranın işidir.