şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ön edit: siyasal islamcı kurnazlığı.

    özet: 12'inci sınıflara alınan inkılap tarihi ve atatürkçülük dersinin kitabında atatürk'ün samsun'a çıkışı revize edilirken, padişahın görevden almasına değinilmemiş.

    --- haber ---

    "geçen yıl 11'inci sınıflarda verilen bu sene ise 12'inci sınıflara alınan inkılap tarihi ve atatürkçülük dersinin kitabında değişikliğe gidildi. kitapta kurtuluş savaşı'nın anlatıldığı bölümde atatürk'ün samsun'a çıkma sebebi, savaş sırasında yaşanan hükümet değişikliğinde ve osmanlı meclisi'nin kapatılmasında padişahın rolünde değişiklik yapıldı.

    yapılan değişikliğe göre, 2017-2018 eğitim dönemi için hazırlanan 'inkılap tarihi ve atatürkçülük' kitabında kurtuluş savaşı'nı başlatan olay olarak görülen mustafa kemal atatürk'ün samsun'a çıkmasının sebebi şu şekilde anlatıldı:
    "rumlar silahlı çeteler kurarak türklere karşı büyük saldırılar düzenlediler. bu saldırılarla türkleri bölgeden göçe zorlayarak çoğunluğa ulaşmayı amaçlamaktaydılar. bu duruma karşılık bölgede yaşayan türkler, silahlanarak kendilerini savunmaya başladılar. silahlı direnişin, kendi planlarını altüst ettiğini gören yunanistan, rumların isteği üzerine ingiltere'ye başvurdu. samsun ve trabzon bölgesindeki rumların, türkler tarafından saldırıya uğradığını ileri sürdü ve saldırıların durdurulmasını istedi. osmanlı hükûmeti, samsun ve çevresindeki karışıklığı önlemek için bu görevi mustafa kemal paşa'ya önerdi. mustafa kemal paşa, anadolu'ya geçmek için bu öneriyi büyük bir sevinçle kabul etti."

    birgün'den mustafa komüş'ün haberine göre, bu yılki kitapta türk direnişçilerinin engellenmek istenmesinden bahsedilmezken atatürk'ün görevi şu şekilde anlatılıyor:

    "görevi samsun ve civarında güvenliği sağlamak, osmanlı birliklerinin mondros ateşkes anlaşması gereği dağıtılmasını hızlandırmak, türklerin elinde kalan silah ve cephaneyi toplamaktı."

    mondros ateşkes antlaşması'nın ardından göreve getirilen tevfik paşa hükümetinin değişikliğinde padişahın rolü değiştirildi. geçen yılkı kitapta bu bölüm şu şekildeydi:

    "işgallerin geçici olmadığını ve osmanlı devleti'nin parçalanmasının amaçlandığını anlayan tevfik paşa hükûmeti, ingilizlerin isteklerini kabul etmedi. bunun üzerine padişaha baskı yapan itilaf devletleri, tevfik paşa hükûmetini görevden aldırdı."

    bu yılki kitapta padişahın görevden almasına değinilmezken tevfik paşa'nın görevden kendisinin istifa ettiği söyleniyor. kitapta bu konu şöyle anlatılıyor:

    "mondros'tan sonra hükûmette yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle ahmet izzet paşa hükûmeti istifa etti. tevfik paşa yeni hükûmeti kurdu. padişah anayasanın kendisine verdiği yetkiyi kullanarak mebusan meclisini dağıttı. işgalcilerin baskıları karşısında tevfik paşa hükûmeti de padişaha istifasını sundu."
    bu yılki kitapta ayrıca mustafa kemal'in hükümet değişikliğini padişah vahdettin'in kendi iktidarını sürdürmek için yaptığını söylediği kısım da yer almıyor.

    geçen yılki kitapta osmanlı meclisi'nin kapatılmasıyla ilgili vahdettin'in rolü şu şekilde yer alıyordu: "itilaf devletlerinin padişaha mebusan meclisini kapattırmaları üzerine mustafa kemal, ankara'da bir millî meclis toplanması konusunda çalışmalara başladı."

    bu yılki kitapta ise bu konuya hiç değinilmiyor. bu konuya ilişkin, "itilaf devletleri istanbul'u işgal ettiler ve mebusan meclisini basarak millî mücadele yanlısı milletvekillerini tutukladılar. mebusan meclisi çalışamaz hâle geldi ve meclis kapatıldı" ifadeleri kullanılıyor.

    --- haber ---

    link
  • gerek yok bu kitaplara zaten gerçekler burada yazıyor, geri kalan tüm meb kitaplarını ısınmak için kullanabilirler...

    (bkz: nutuk)

    "1919 senesi mayısın 19. günü samsun'a çıktım... durum ve genel manzara: osmanlı devleti'nin dahil bulunduğu grup 1. dünya savaşında yenilmiş, osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış... 1. dünya savaşının uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde. millet ve memleketi 1. dünya savaşına sürükleyenler kendi hayatlarından endişe duyarak memleketten kaçmışlar, saltanat ve hilafet katında oturan vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta... damat ferit paşa'nın başkanlığındaki kabine, aciz, haysiyetsiz, korkak. yalnız padişahın iradesine tabi ve onunla beraber kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma razı... "
  • yeni atanan (!) milli eğitim bakanı çok iyi diyerek methiyeler dizenler bu duruma ne diyecek bakalım?
  • doğruya biraz daha yaklaşılmış. meclislerin gizli celse tutanakları, zabıt cerideleri, harp tarihi vesikaları okundukça işlerin bilinenden, yani a.i.i.t. derslerinde öğretilenden çok daha farklı olduğu görülüyor kolayca.

    bu dersler, tarih merakı olmayanlara hitap eder, veya kimse tarihi bu derslerdekinden farklı şekilde tasavvur edemesin istenir. ama biraz olsun erol mütercimler, mustafa çalık, nihal atsız, mete tunçay, erik jan zürcher ya da vahdettin engin, ismail hakkı uzunçarşılı okununca durum çok daha derinleşir. toplumda güdümsüz olmadıkları kanaatine sebebiyet veren ilber ortaylı, murat bardakçı ve kadir mısıroğlu gibi isimleri, şahsına münhasır idris küçükömeri, doğan avcıoğlunu, uğur mumcuyu, yusuf halaçoğlunu, yalçın küçükü, kemal karpatve şerif mardin gibi yazarları ve boratav'ları okumak hep iyi-kötü bir ufuk açar. necdet sançar, osman yüksel serdengeçti, eşref edip, tevfik ileri hatta yavuz bülent bakiler, sabiha sertel, zekeriya sertel, yakup kadri karaosmanoğlu o dönemlere dair mutlaka bir fikir edindirir.

    cemal kutay okunmasın, kâfi. araştırmacı bir tarihçi olmayan necip fazıl üstat da sadece edebiyatı için tercih edilmelidir.