şükela:  tümü | bugün
  • aydın'ın sultanhisar ilçesine baglı, fakat bağlı bulundugu ilçeden daha çok nufusu bulunan, atçalı kel mehmet'i ve şehir planı ile ünlü küçük, şirin bir kasaba.

    şehir planın paris'in bir kopyası olmakla birlikte, sokaklarının temizligi ve yeşilin bollugu ile dikkatleri çeker.

    bu şirin yerin sınırları bir çember şeklinde çizilmiştir. birbiri ile 45 derece açı yapacak şekilde düzenlenmiş sekiz ana cadde ve bunları dik kesen küçük sokaklardan oluşmuştur.

    yukarıdan bakıldıgında dilimlenmiş pizza'yı andıran bu planda çemberin yani yerleşim biriminin merkezinde yeşilliklerle çevrili yine yuvarlak tasarlanmış bir park bulunur. yerleşim biriminin merkezi de parkın tam ortasında bulunan havuzun merkezindeki fiskiyedir. paris'in planına kıyasla, bahsi geçen parkın bulundugu yerde paris'te eyfel kulesi* bulunur. turkiye'de bu şekilde tasarlanmış ilk ve tek yerleşim birimi özelligini taşır.

    bahsi geçen planın kuşbakışı görüntüsü http://img190.imageshack.us/…g190/2760/atca23fl.jpg

    ayrıca çilek üretimi ile de turkiye'de ilk sıraları zorlayan bu küçük kasabada, her yıl geleneksel olarak düzenlenen uluslararası çilek festivali ile de yurt dışından birçok turist'i çekmeyi başarmıştır. ek bilgi için http://www.atca.bel.tr/

    (bkz: turkiyenin parisi atca)
    (bkz: sultanhisar/#2271519)
  • şehrin girişinde yer alan utanılası ve alay edilesi "türkiye'nin paris'ine hoşgeldiniz" tabelası nihayet kaldırılmış olan belde.

    belde, modern şehircilik anlayışına göre inşa edilmiş olabilir ama bunu aşağılık kompleksi ile betimlemek ne kadar saçmaydı.

    şu an belde girişinde yer alan tabelada "türkiye'nin modern imarlı ilk şehri atça." yazıyor. ne güzel.
  • dört bir tarafı plansız çarpık yerleşim yerleriyle çevrelenmiş ülkemizde bütün sokakların 8 ana caddeden birine, bütün caddelerin de meydana çıktığı labirentimsi, düzenli, yeşil ve sessiz sakin bir aydın beldesi atça. bir nevi küçük paris. ayrıca;

    (bkz: atça belediyespor)
  • planına bakılırsa paris ile benzerlik kurulmasının nedeni, kasabanın planının place de l'etoile meydanına benziyor olması. ayrıca bu meydanın ortasında eyfel kulesi değil, arc de triomphe bulunur. ayrıca paris'teki meydandan farklı olarak 12 değil 8 bulvar (hadi cadde diyelim) bağlanıyor. yine de genel olarak bakıldığında hoş duruyor. şehir planlama jargonunda buna radyal plan adı verilir.

    tarihini kısaca araştırdığımızda, yunan işgali ile harabeye dönen kenti 1920'lerde paris'ten ilham alan türk bir şehir plancısı tasarlamış. o dönemlerde modernizm akımıyla beraber moda olan bahçe kent ya da cumhuriyet'in planlı köy kurma fikirlerinden mi diye baktım ama yerleşimi 8'e bölmek ve ortasına park yapmak dışında bir bölgeleme * yapılmadığı, eğitim binaları şuraya, fabrikalar buraya, kamu kurumları şuraya gibi bir planlamaya gidilmediği görünüyor (bu konuyla ilgilenirseniz (bkz: ideal cumhuriyet köyü)).

    bunun yanında şunu da belirtelim, buncacık köyde sorun olmaz ama paris'teki place de l'etoile gayet göze estetik gözükse de, trafik olarak berbat bir tasarımdır, içine girildi mi çıkılması çok zor ve tehlikelidir, şehircilik kıstaslarında pek mübah bulunmaz.

    http://3.bp.blogspot.com/…kgbs/s1600/3439546[1].jpg
  • turkiye'de nüfüs planlaması nda basarili olan yegane yerlerden biri. öyle ki nufus 10 yıl öncekinden biraz daha az.
  • kasaba merkezindeki herhangi bir pideciye girip mükemmel lezzette pideler yiyebileceğiniz, şirin ve huzurlu bir kasabadır. (bkz: tahinli pide)

    canım annemin memleketidir.
  • bağlı olduğu sultanhisar ilçesini ve insanlarını sevmeyen bir yerleşim birimidir.

    daha fazla nufusa sahip olmasına rağmen sultanhisara bağlı olması ve sadece nysanın dünya üzerindeki koordinatlarının sultanhisar sınırları içerisine rastlaması sonucu iki dakika yakınındaki sultanhisarın ilçe olması sonucu, ilçe olma hayalleri suya düşmüştür.
  • geçen hafta dibinden geçtiğim mekan, dışardan oldukça sempatik bir hali vardı. 45 derecelik açılarla 8 adet anayol yapılmış olması çok mantıklı geldi, ancak madem böyle bir uygulama var niye yaygınlaşmadı da abuk sabuk sürekli inşaat halinde olan şehirlerde oturur hale geldik. bu arada geçerken çileğinin de tadına baksaydık iyiymiş..
  • buraya girmeden yol üstünde gönülhanı diye güzel bir yeme-içme mekanı var. yemediğiniz ekmekleri ordaki ördeklere elinizle yediriyorsunuz. sevap oluyo o zaman.
  • övünmüşler, türkiye' nin modern imarlı ilk şehriyiz falan yazmışlar bu kasabanın girişine ama welcome ı doğru yazmayı becerememişler. ey küçük parisliler wellcome değil o welcome..