şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dine sürekli "yok zeyd şöyle", "yok cariyelik var" "yok hz. ayşe'nin evlilik yaşı" gibi cinsel ifadelerle suçlamada bulunan ateistlerin kendi algılarına bakmaması sorunsalı.

    bu entry'de, cinselliğin din değil sekülerlerde sapkın boyuta çekildiği, istatistiki verilerle ortaya koyulacak.

    başlayalım;

    cinselliğin en zirve ve en sapkın versiyonları seküler düşünce tarafından yaşanır. "tanrı yok, insan sadece bir hayvan türü" diye düşünen, tek hayat hakkı olduğuna inanan insan modeli elbette cinsel hazlara da büyük paralar yatıracak ve bunu en sapkın haliyle ortaya koyacaktır.

    peygamberin çok eş almış olmasını eleştiren ateistler, bu kadınların çoğunun dul ve yaşının ileri olduğu gerçeğini görmezden gelirler. oysa bugün ortalama bir ateist, peygamberin 63 yıllık hayatındaki kadından onlarca kat daha fazla kadına cinsel çekim duymuş, konuşmaya çalışmış ya da belki ilişkisi olmuştur. izlenilen pornolar aracığıyla da cinsellikle eleştirdiği o insandan yüzlerce kat daha fazla çıplak kadın görmüştür.

    ama kendini "temiz", dinleri de "cinsellik meraklısı" olarak adlandirip ortam kurmaya devam etmekte. komedi.

    oysa eleştirdiği din erkeğe, yabancı bir kadını beğenerek bakmasını bile yasaklamaktadır. "bir kadınla beraber olacaksan ona bir yuva açacaksın, duygusal ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacaksın" demektedir. yok öyle sevgili olduk seviştik bilmemne. namusunu korumadığın için sırtına 100 sopa vurmaktadır. işine gelirse.

    materyalizm-ateizm- natüralizm düşüncesi dururken, islam düşüncesini cinsellikle anmaya kalkmak komediden ibarettir. zira materyalizme göre insan da diğer canlılar gibi hayvandır. ve erkeklerin amacı hayatta kalıp spermin en sağlıklı dişilere aktarmak, kadının da en güçlü erkekten sperm almak ve çocuk doğurmaktır.

    ateistlerin cinsellik-ahlak takıntısı da materyalizmden gelmez. çünkü bir ateist, bir dini cinsel anlamda eleştirecek hiçbir ilkeye sahip değildir. sokakta orada burada öpüşen insanlara tepki verenlere karşı "herkesin hayatına kimse karışamaz" deme sebepleri de budur.

    evet, ateistler cinsel eleştiri yapamazlar. aksine toplumlarda kalan dinlerin kalıntısı sebebiyle cinsellik içeren ayet ve hadislere eleştiyle bakarlar. yani dini, yine dinî kültürle eleştirmeye kalktıklarından haberleri yoktur.

    dünya üzerinde tek eşliliği tavsiye eden tek klasik din islam olmuştur. çok eşlilik ayetinde sınırsız evlenme hakkına sahip olan arap erkeklerini 4'e kısıtlamış, savaş olan ve sürekli erkek nüfus kaybı olan toplumlarda bunu bir alternatif olarak ortaya koymuştur. örneğin ikinci dünya savaşında azalan erkek nüfusuna karşı almanya'da bile bu önerilmiştir.

    hatta eski tarihlerde bile, islam hukuku denilen fıkıhta kimi mezhepler kadınlara evlilik şartı olarak "üzerine kadın getirmeme" şartını koymasına müsaade etmişler. yani senin 20. yüzyıllara yakın ulaştığın medeni kanunu bazı fıkıhçılar, 1000 yıl önce uygulamışlardır.

    neyse. `gelelim konuya.

    dünyada cinsellikte sapkınlığın merkezi dediğim gibi materyalist-seküler batı'dır.

    cinsellik de en yüksek batı'dadır.

    porno sektörü batı'dadır.
    kadın ticareti batı'dadır.
    grup seks, eşcinsel sapkınlıklar, sadizm gibi her türlü cinsel sapma batı'dadır.
    pedofili batı'dadır. hatta batıda şu an birçok pedofili yayın özgürce yayına devam etmektedir!
    alkol uyuşturucu üretim ticaret kaynağı en fazla batı'dadır.

    ve bunların tümü, "sen bir et parçasının, ruhun yok. çünkü tanrı da yok diyen materyalist-ateist" ideolojinin tezahürüdür.

    batıda dizilerde cinselliğin ne kadar ayağa düştüğünü görüyoruz. edep, sakınma kavramı yok. arkadas-bar, merdiven altı cinsellik ve espri. bütün diziler bunun üzerine kurulu.

    hatta batı dizilerinde artık ensest dahil özgürce işlenmektedir. ama bizim işgüzar ateistler anarlar mı? asla. hala "hozroto odomon cocokloro onsost mo doğdo" diye sorar dururlar.

    wonderlist'ten aldığım birkaç veriyle başlayalım. buna göre dünya üzerinde en yüksek cinsel suçlara sahip ülkelerin sıralaması:

    1) güney afrika
    2) isveç
    3) abd
    4) ingiltere
    5) hindistan
    6) yeni zelanda
    7) kanada
    8) avusturalya
    9) zimbabwe
    10) danimarka ve finlandiya

    ortadoğu'dan hiç ülke olmaması ilginç. şimdi gelin bazı "rahatsız edici" verilere bakalım:

    european union agency for fundamental rights verilerine göre danimarka'da kadınların %52'si, finlandiya'da ise %47'si, hayatları boyunca fiziksel ve cinsel tacizle karşılaştığını ifade ediyor.

    avusturalya'ya bakalım:

    sadece geçen yıl 51.200 kadın tecavüze maruz kalmış. kadınların %30'u polise cinsel saldırı ihbarında bulunmuş.

    news.com'un verilerine göre avusturalya'ya her 6 kadından biri yabancı bir erkeğin tecavüz girişimiyle karşılaşmış.

    nsw rape crisis centre yöneticisi karen wilis, cinsel saldırıların %70'inin kadınların tanıdığı insanlardan gelmiş olmasının altını çiziyor.

    kanada'ya gelelim:

    huffingtonpost verilerine göre kanada'da her yıl 460.000 cinsel saldırı oluyor. üstelik her bin saldırıdan sadece 33'u polise ihbar ediliyor!

    her 4 kadından biri tecavüze uğruyor. yüzde 11'i ise fiziksel hasarla karşılaşıyor.

    amerika'da ise durum daha da kötü görünüyor:

    her 3 kadından 1'i hayatları boyunca cinsel saldırıya uğradığını ifade ederken, kadınların %19'u hayatlarında bir kere tecavüze uğradığını söylüyor. oran fazlasıyla yüksek!

    raiin verilerine göre, amerika'da her 107 saniyede bir cinsel suç işleniyor! üstelik cinsel suçların %68'i polise bildirilmiyor! tecavüzcülerin %97'si ise hapishanede tek bir gün dahi geçirmemiş!

    verileri toplarken faydalandığım site: https://www.wonderslist.com/…h-maximum-rape-crimes/

    burada şöyle iki itiraz var:

    1) suçlu mülteciler.

    (oysa cinsel suçlarla oranlar batı'da mülteci akını olmadan önce de oldukça yüksek)

    2) ortadoğu'da da var ama polise bildirilmiyor.

    (kaynak? birincisi, yapılan araştırmaların birçogu polis verileriyle yetinmiyor. ikincisi, ortadoğu'da verilerin daha az olmasının sebebi bu diyelim; bu yine de batı'da her üç kadından birinin cinsel saldırıya uğradığı gerçeğini değiştirmiyor.)

    devam devam.

    pedofiliye geçelim:

    öncelikle konuya girmeden önce size bir şey söyleyeyim mi?

    pedofili muhabbetleri geri kalmış denilen arap ülkesi mısır'da yapsanız linç ederler adamı. yok öyle "hz ayşe erken evlenmiş" mazeretleri. bugün hiçbir arap ülkesinde ergenlikten önce nikaha/cinselliğe müsamaha eden bir toplum bulamazsınız.

    ergenlikten sonra nikaha ise islam müsaade vermiştir ki bu sadece islam'a has değil dünyanın her yerinde geçmiş çağlarda böyle olmuştur. en azından babannelerimizin yaşını düşündüğümüzde bu sosyolojik durum kendiliğinden ortaya çıkar.

    dönelim batıya.

    hatırlarsanız 2016 yılında norveç'te aralarında siyasilerin de bulunduğu 51 kişi, 14 yaş altı çocuklara cinsel istismarda bulunma suçundan göz altına alınmışlardı. ayrıca pizzagate iddiaları da epey gündemi meşgul etmeye başlamıştı.

    bu tarihten sonra avrupa'ya pedofiliyle ilgili eleştiriler yöneltilmeye başlandı. zira avrupa'da halen birçok ülkede pedofiliyi savunmak fikir özgürlüğü kapsamında, birçok ülkede çocuklara cinsel istismarı savunan dernekler, dergi ve topluluklar var!

    bu konuda gazeteci süleyman baş'ın aktardığı bazı dernek bilgilerini buraya koyuyorum:

    mesela ipce (international pedophile and child emancipation - uluslarası sübyancılık ve çocuklara özgürlük) adıyla 1990'larda kurulan örgüt, 20 ülkedeki üyeleriyle faaliyetlerine devam ederken web siteleri ise ingilizce, almanca, ispanyolca ve fransızca olarak hâlâ yayın yapıyor.

    belçika'da philippe charpentier'ın 1982'de kurduğu “centre de recherche et d'information sur l'enfance et la sexualité” adındaki pedofil grubun fransızca yayınladığı bir dergi var.

    l'espoir adındaki pedofili dergi ülkede ‘legal' yayın hayatına devam ediyor.

    fransa'da bir bülten yayınlayan pedofil grubu gred, resmi olarak faaliyet gösteriyor.

    "statics canada" verilerine göre çocuk pornosu geçen on yıla kıyasla %233 artış gösterdi.

    yıllık 3 milyar dolar hasılatın döndüğü bu çirkin sektörde, asacp verilerine göre abd, dünyadaki pedofil içerikli web sitelerin %50'sine kendi başına ev sahipliği yapıyor!

    çocuk istismarı oranlarında da birkaç afrika ülkesiyle birlikte abd ve ingiltere lider konumda:

    "national society for prevention of cruelty to children" verilerine göre, ingiltere'de 2012-2013 yılları arasında 16 yaşından küçük çocuklara karşı 18.915 cinsel istismar suçu işlendi.

    buna göre ingiltere'de her 20 çocuktan biri cinsel istismara uğramış bulunuyor.

    şimdi gelelim porno sektörüne.

    bildiğimiz üzere 97 milyar dolarlık hasılata sahip bu sitelerin, internet trafiği twitter, amazon ve netflix'in toplam ziyaretçilerinden daha fazla!

    burada porno sitelerine en fazla sahiplik eden ülke listesi var:

    http://i.hizliresim.com/lzz4gq.jpg

    lider yine batı ülkeleri. abd ve hollanda başı çekiyor.

    peki ya izleyiciler? burada tıklanma oranları var:

    http://i.hizliresim.com/yqqpaa.jpg

    ingilizce yayın yapan birkaç sitede "işte orta doğu'da izlenme oranları çok fazla!!" tarzı böyle baya eleştiri içeren ifadelere rastlansa da orta doğu'da bu sitelere girilme oranlarının diğer ülkelere kıyasla büyük farklar içermediğini rahatlıkla görmek mümkün.

    mesela geçenlerde meşhur porno sitelerinden biri olan pornhub, siteye en çok gelen ziyaretçiler ve ülkeleriyle ilgili veriler yayınladı. buna göre en çok ziyaretçi gelen ülkeler:

    1. the us

    2. iceland

    3. uk

    4. canada

    5. new zealand

    6. ireland

    7. norway

    8. australia

    9. sweden

    10. the netherlands

    maalesef bu sitelerde ahlaki sorunlara işaret eden birçok yazı/makalede belirtildiği gibi (mom, sister, step mom) gibi aile içi cinselliği yani ensestliği özendiren birçok video serbest şekilde yayınlanıyor.

    örnek olarak benim aklımda kalan ve ekşi sözlükte de başlığı açılan "pornhub anneler günü reklamı" başlığı bunlardan biri. böyle bir şey ortadoğu'da yayınlansaydı ne orta doğunun sapıklığı kalırdı, ne canavarlığı. ama dediğim gibi batı'da olunca adı duygu ve fikirlerini ifade etme özgürlüğüne dönüşüyor.

    konumuzla ilgili olarak boşanma oranlarına gelmek istiyorum. bildiğimiz üzere boşanma istatistiklerinde en yüksek oranları batı ülkelerinde görüyoruz. öyle ki batıda evlenen her iki kişiden birisi boşanıyor.

    boşanmak güzel bir şey mi? evlilik iki tarafı fazlasıyla yıpratıyorsa elbette. ancak bir toplumda evlenen her iki kişiden biri boşanıyorsa, bu hem dağılan aile, hem bozulan psikoloji, hem hukuki olarak konuşulan para meseleleri, hem de -varsa- çocuğun velayeti gibi çok ciddi sorunların var olduğu anlamına geliyor.

    burada dünya üzerindeki boşanma oranlarına bakalım:

    http://i.hizliresim.com/g66d15.png

    açık ara batı ülkeleri önde. sebeplerine dair sosyolojik açıklamaları da inceleme fırsatı buldum. toplum uzmanları bu istatistikleri ekonomik özgürlüğün yanı sıra maneviyatla negatif korelasyon olarak özdeşleştiriyorlar. buna göre evlilikte her iki taraf ortak dini ve manevi bağa sahipse evliliklerinin uzun sürme ihtimali fazlasıyla yükseliyor.

    sonuç olarak: gerek cinsel suçlar, gerek pornografi, gerek pedofili, gerek de aile bağlarının zayıflığı bağlamında batı'nın ciddi problemleri var ve bunu islam dinine ve orta doğuya yamamanın anlamı yok. ortadoğu bu anlamda mükemmel denilemez elbette. ancak batılılara özenmeleri sonucu cinsel sapkınlık olarak buraya da yansıyor.

    tek eşle yetinmeyi tavsiye eden, kendi karısından başkasına da bakmayı dahi haram kılan din mi, yoksa bunca sayısız cinsel sapkınlığa "özgürlük" çatısı altında mahal veren materyalizm mi cinsel sapkınlığa özendirmektedir?

    karar senin.

    din dışı ahlak ile ilgili bir diğer yazı; http://dusunenmusluman.com/…k-ve-dedikodu-uclemesi/

    eşcinsellik postu: https://www.instagram.com/…sheet&igshid=a4t5684xiav
  • bu kadaaaaaar uzuuuun açıklamayı okumadan şey demeye geldim: "tecavüz, sübyancılık, oğlancılık falan hep yalnızca batıda yaygın olduğundan haklı (!) bulduğum önermedir evet."
    ateyizlerin tecavüzde birinciliğini hep gördük çoşkür.
    bir dini olduğu için ahlaka ihtiyacı olmadığını düşünenlerin ağzına vurasım geliyor.
    not: ateyiz değilim. dinci hiç değilim. ironiden anlamayan nesle de aşina değilim. sevgiler.
  • sapık dünyanın her yerinde var, ama en azından batıda cezası var ve de kimse "bir kereden bir şey olmaz" diyerek savunmuyor (bildin sen onu? ).

    not: okumadım (neden okumadığımı da #84435099 de anlattım.)

    edit: bunu okumadım, ama maalesef aşağıda kendine baretdiyen şahsın yazdıklarını okudum. kardeş sen demek dini inancın olmasa neler neler yapacaksın. demek senin ensest yapmama nedenin sadece din. o kadar alışmışsın ki herşeyin bir karşılığı olmasına, cezası olmasa uçana kaçana hallenirdin demek? birine yardım ederken mesela , salt ona üzüldüğüm için yardım edebilitem olmasının senin acayibine gitmesi cidden incelenmesi gereken psikolojik bir vaka. sevmezsin tabii bu tür konuları ateistlerle tartışmayı, çünkü önermelerin o kadar sığ ve çirkin ki, savunmak zor haliyle onları. bir de bilim falan demiş.. hey allam yaa.

    edit 2: aaa bakınız din kardeşim baret her türlü canlı ve cansızla aklına gelen seks dürtüsünü nasıl din ile yendiğini anlatan yazısını silmiş. ayrıca sidon kardeşimize de not: bırak laf kalabalıklığını, bize sadece ve sadece bu ülkedeki "müslümanlar"ın ensar ile ilgili mecliste verilen soru önergesi teklifini neden reddettiklerini açıkla yeter.
  • yalnız isveç’de türkiye’de önemsiz görülen en ufak olaylar bile kayıtlara geçtiği için o oran o kadar yüksek çıkıyor. türkiye’deki ve hatta sadece türkiye değil ortadoğu’daki tüm olaylar kayıt altına alınsa o listedeki tüm ülkeler ortadoğu’dan çıkardı emin ol. bilmem dikkatini çekti mi ama o listedeki saydığın isveç, abd, ingiltere filan hep kadınların haklarına önem verilen ülkeler. yani o ülkelerde kadın gidip polise başvurunca eşindir yapar denmiyor veya tecavüzcü kişilere iyi hal indirimi verilmiyor mahkemede.

    diğer bir konu da pornografi hakkında olacak. pornhub’a giriş istatistiklerini vermişsin ama türkiye’den herkes vpn’le giriyor o tarz sitelere. vpn olmadan giriş yapılabilse türkiye rahat ilk 5’e girer. yanlış anlaşılmasın batı ülkeleri sütten çıkmış ak kaşık sadece biz kötüyüz demiyorum ancak biz bu derece kötü bir durumdayken gidip de batıyı eleştirmek bize düşmez.
  • suçlamayı yapan ateistler değil yalnız sahih-i buhari ve kuran'ın kendisi.
  • insanlar aklını kullanarak toplumu ayakta tutacak, birarada yaşayacak ahlak kuralları oluşturamaz, ilahi buyruk olmadan hayvanata dönerler alt metinli bir cehalet manifestosu. ahlaksızlık savaşta yendiğin düşmanın karısını, kız ve erkek çocuklarını köleleştirmek, seks için kullanabilmek ve istediğinde köle pazarında satabilmektir. bu ahlaksızlığını gavurda porno var diye meşrulaştırmaya çalışmak zavallılıktır.
  • (bkz: adam haklı beyler)

    ayrıca 18 yaş altı evlilik dışı gebelikte de sıkıntılar var, özellikle ingiltere'de.

    --- spoiler ---

    hükümet rakamlarına göre, her yıl ingiltere ve galler’de 13 ve 13 yaş altı 300 kız çocuk hamile kalıyor. 2002'den bu yana ise 15 yaş altı 63 bin 587 çocuk doğum yaptı. ? ingiltere'de bilgi alma özgürlüğü yasası çerçevesinde basına açıklanan verilere göre, 2002’den bu yana hamile kalan 63 bin 587 çocuğun yaş dağılımı şöyle: 12 yaşında 268, 13 yaşında 2 bin 257, 14 yaşında 14 bin 777 ve 15 yaşında 45 bin 861. veriler hamile kalan kızların yüzde 60’ının kürtaj yaptırdığını ortaya koyarken, kayıtlara geçmeyen çok sayıda doğum ve kürtaj olduğu ifade edildi.

    ingiltere, tüm avrupa ülkeleri arasında 16 yaş altında en fazla hamileliğin görüldüğü ülke. yetkililer bugüne kadar milyonlarca sterlin harcanmasına rağmen bu sorunun önüne geçemezken, kent üniversitesi öğretim üyesi frank furedi, durumun “trajik” olduğunu belirtti.

    furedi, “bu durum çocukların cinselliğe ne kadar batmış olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

    aile eğitimi uzmanı norman wells de, kız çocukların, erkek arkadaşlarını ellerinden kaçırmamak için istemeden de olsa cinsel ilişkiye girdiklerini söyledi.

    --- spoiler ---

    http://www.hurriyet.com.tr/…ile-kaliyorlar-13728527
  • halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu işleyen bir çomarın iddialarıdır.

    ey müslümanlar, size sesleniyorum.

    eğer gerçekten müslüman olarak yaşamaya devam etmek istiyorsanız sidon, pulcher, baret gibi şahısların yazdıklarını okumayın yoksa akıl almaz, mantığa sığmaz iddiaları sayelerinde sorgulamaya başlar, yıllardır gerçek sandığınız şeylerin birer masal olduğunu fark edersiniz. haberiniz olsun.

    ha bence bol bol okuyun da görün. ;)
  • cinayet faslını nereye koyacaksınız? kendi elleri ile kafa kesip, kafasını kestikleri adamın kızını çocuk yaşta cariye ve ganimet olarak kucağa almış adamlar bunlar.

    beni kurayza katliamında savunmasız insanları aç ve susuz bırakıp kalelerinden aşağa indirip koltuk altı kıllanan herkesi yetişkin varsayıp çocuk, ergen demeden 700-900 arasındaki kişinin koyun gibi kafasını kesen kimlerdi?

    kızlara ve çocuklara dokunmayıp onları köle ve cariye olarak değerlendirdiler.

    10 yaşındaki safiye kanlı elbiseleri ile babası ve abisinin katilinin koynuna nasıl girmek zorunda kaldı bir araştırın.

    nereden tutsanız elinizde kalıyor ve mızrak çuvala sığmıyor.