şükela:  tümü | bugün
  • tanım: muhammed peygamber'e karşı sergiledikleri tutuma baktığımızda karşılaştığımız durum.

    müslüman değilsin, tamam. bari delikanlı ol ve gözlerini yumup ezbere sövmek yerine, en azından muhammed peygamber'in filozof yanını inkar etme de, samimiyetine inanalım.

    bakınız mesela, ölüm sonrası hayatı reddetmesine rağmen, felsefe tarihinin kaşarlaşmış sorularından biri olan "neden yaşıyoruz"a, sırf rasyonel bir cevap verebilmek için, "bengi dönüşü" (sonsuz döngü) denen ve reenkarnasyon inancının neredeyse tıpa tıpı bir kuram ortaya koyarak kendisiyle hayvan gibi çelişen nietzsche'yi filozof olarak görmem ben. fakat, "ne çok gülmüşümdür keskin pençeleri olmadığı için kendisini iyi sanan zayıflara" gibi, insan tabiatına cuk oturan nokta atıfları çoktur. bu yüzden kanımca edebiyatçıdır nietzsche.

    "nietzsche varoluşçu bir kere tamam mı"cılar gelmeden.

    nietzsche'yi okuyoruz ve tutarlı bir şekilde tenkit ediyoruz... şimdi biz nihilist miyiz?

    yada ne bileyim; mevlana'yı, arabi'yi falan ele alalım.

    ben bu -sözde- tasavvuf ehli -özde- new age'ci sufilerden zerre haz etmem, günahım kadar sevmem. yetmez, islam'a tahsis ettikleri yaralardan ötürü ağız dolusu nefret ederim ama "yiğidi öldür, hakkını yeme" mottosunu yalnızca teoride bırakmamak adına, paylarını vermem gerek.

    özellikle hatırımda olan, mevlana'nın "fihi ma fih" adlı kitabını okuduğum sıralarda, -en az- "ciğerin tependen çekilmeye rumi" şeklinde serzenişte bulunduğum kadar, "bak kaynanası mübareke sen" diye tepki vermişliğim vardır. herifin mistisizmi islam'a yamama çabası bir tarafa, okurken ağzınızı açık bırakacak kadar nokta atışı, ciddi tespitleri var.

    aynı şeyler yunus emre, beyazıt bestami, şems tebrizi gibi diğer sufiler için de geçerli.

    şimdi ben bunları söylüyorum diye spiritüalist mi oldum?

    ya da ne bileyim; aristo'nun, platon'nun eserlerinden bahseden, doğrularına "doğru" diyenler pagan mı?

    görüldüğü üzere; bir oluşa, bir fikire, bir duruma pozitif yönde atıfta bulunmak için, onu benimsemiş olmanız gerekmez.

    peki gayrı müslimler tarafından kuran'a neden bu şekilde yaklaşımda bulunuluyor? neden nesnel bir şekilde ele almak yerine, etrafa salya sümük saçarak, küfürle, hakaretle saldırılıyor?

    bakınız kuran'ın, öyle "insan ne ile yaşar" gibi, "notre dame’ın kamburu" gibi yağmurlu bir pazar sabahı, karamelli macchiato kahven ile sallanan sandalyen üzerinde gidip gelirken okayabileceğin bir roman ya da -istediğin kadar müslüman olma-; kuran'ın tek düze, yüzeysel bir analiz sonucu bertaraf edebileceğin bir kitap olmadığı bizatihi açık.

    şimdi tümünüz toplanın, -astronomi, fizik, kimya, matematik, tıp, biyoloji, sosyoloji, psikoloji vs- ayrı ayrı bütün dallarının en uzmanı bilim adamlarını bir araya getirin ve oturun... 600 sayfalık bir kitap yazacaksınız...

    ve büyük patlamadan, büyük çöküşe (enbiya/104); parmak uçlarındaki kimliğimizden (kıyamet/3-4), kemiklerimizin oluşumuna (müminun/14- bakara/259); kuşlar arası muhabbetten (insan/2), karıncaların iletişimine (neml/18); bitkilerin cinsiyetinden (rad/3, taha/53), solunum ve fotosenteze (tekvir/18); yeryüzündeki fay hatlarından (tarık/12), yeraltı sularına (zümer/21); gökyüzü tabakalarından (mülk/3), yeryüzü tabakalarına (talak/12); çekim gücü ve hareketten (tekvir/15-16), atom ve atomun parçacıklarına (sebe/3); incil işaretlerinden (maddesir/15), tevrat işaretlerine (bakara/146); sebe toplumundan (yusuf/109), ad kavmine (fecr/6-8) kadar muhtelif konularda, an itibari ile meçhul bilimsel veriler, tespitler ve haberler vereceksiniz...

    yazdığınız bu kitap 1400 yıl süresince modern bilime meydan okuyabilecek mi?

    şiir/edebiyat ve kıytırık kabile kavgaları ile uğraşmak, soy-sop-ecdat yarıştırmak dışında başka hiçbir meziyeti bulunmayan, doğru düzgün okuma yazma dahi bilmeyen vasıfsız arap yarımadası'nda doğan bir zatın, günümüzde yeni yeni ortaya çıkan tonla hadisat ve fenni keşifler ile dolu bir kitabı yazması -en kötü ihtimalle- "normal" olamaz. (arap'lar edebi yönden çok ileride olsalar da, okuma yazma oranı düşüktü)

    buraya dikkat... kimi oxford, kimi harvard üniversitesi öğretim görevlisi, kimi amerika eski başkanı, kimi dünyaca ünlü yazar, kardinal, haham, komutan, politikacı, din bilimci, fizikçi, filozof, matematik profesörü, tarihçi, edebiyat uzmanı ve daha nice müslüman olmayan fakat kuran'ı okurken, yorumlarken aklını ve vicdanını bir köşeye bırakmayan bilinçli insan... bakınız kuran için ne demişler.

    (ingiliz yazar) h. g. wels: “islâm, dünyâda gerçekleşmiş olan en genel, en canlı ve en dürüst siyâsal düşüncedir. insanlığa herhangi bir düzenden kıyaslanmayacak derecede daha iyi hayat şartları sunuyordu...”

    (filozof) goethe: "elimize her aldığımızda kısa bir süre içinde bizi cezbeden, hayretler içinde bırakan ve en sonunda önünde eğilecek kadar hayran bırakan bir eserdir… kurân'ın üslubu, içeriğine ve amacına uygun olarak çok kuvvetli, yüce ve muhteşemdir… bu kitap tüm çağlar boyunca en etkili kitap olarak kalacaktır.

    (fransız komutan) napolyon: “.ancak, kur’an’da yazılı olan esasların doğruluğuna inanıyorum. bunlar, insanları bahtiyarlığa götürecektir...”

    (alman devlet adamı) prens bismark: "ben, kur’ân’ı her cihetten tetkik ettim. her kelimesinde büyük hikmetler gördüm..."

    (ingiliz yazar) beoworth-smith: "kur’an, üslup temizliği, ilim, felsefe ve hakîkat mûcizesidir."

    (georgetown üniversitesi tıbbî embriyoloji doçenti) gerald c. goeringer: “bazı kuran âyetleri, hücre karışımından organların yaratılışına kadar insan gelişiminin son derece kapsamlı tanımını yapar. aşamaları, terminolojisi ve açıklaması ile insan gelişiminin böylesine açık ve eksiksiz kaydı daha önce var olmamıştı. ”

    yazının hacmi arttıkça millet okumaya korkuyor, o yüzden sadeleştirilmiş bir kaç örnek ile geçiştiriyorum. fazlasını isteyenler için şurada bir amcamız güzelce derlemiş: (dosya pdf'ymiş, link açılmıyor ama arama motorunu kullanarak, bu ve aynı temada diğer sitelere rahatlıkla ulaşabilirsiniz)

    görüldüğü üzere, alanlarında en iyi ve hatrı sayılır avrupa'lı abilerimiz/ablalarımız. kimi hristiyan, kimi yahudi, kimi ateist, kimi deist, kimi agnostik... inançları ne olursa olsun birleştikleri bir nokta var ki; kuran'ın eşi ve benzeri bulunmayan kusursu bir kitap oluşudur.

    bizim arapça kelime haznesi "ikra"dan ibaret varoşlar da, hala kuran'da edebi kusur arasın dursun. takım tutar gibi ideoloji tutarsan helak olursun olum. fikrin ile uyuşmasa da, bazı şeylere ederi kadarını vermeyi öğren. zira sırf müslüman değilsin diye bütün algını kapatıp, kuran'ı itibarsızlaştırmaya çalışman vicdansızlıktır.

    yapın la şunu artık. "müslüman değilim fakat; muhammed gerçekten fevkalbeşer bir insandı. kuran'ın tanrı tarafından vahiy edildiğine inanmıyorum ama; sarfınazar bir tutum sergileyebileceğimiz bir kitap da değildir." diyebilin. izzetinefsinize yedirip artık şunu söyleyin.

    yazının site versyonu için bakınız

    sözlük dışı görüş bildirmek isteyenler için twitter adresim bakınız
  • bu bilmem kaçıncı yedek nick, hala kuran'da parmak izinden bahsedildiğini uyduruyor.
    ulan sizin gibi hamam böceklerinin uydurma övgülerine muhtaç olduğuna göre kuran'ın kutsal olmadığını rahatça söyleyebiliriz. açın kuran'ı okuyun neresinde parmak iziyle kimlik tespitinden bahsediyor gösterin bakalım. işiniz gücünüz uydur uydur söyle.

    sevgili ekşi sözlük yönetimi, bu gerizekalı metni daha kaç farklı başlık altında ve farklı nick tarafından yazılmış olarak göreceğiz? sizin yönettiğiniz sözlüğe sokayım ben.
  • alın bu safsatanın başka nick ile başka başlık altında yazıldığı zaman verdiğim cevabım.
    bu dinci arkadaş azıcık delikanlı olup cevabını aldığı konuları başka nicklerle başka başlıklar açıp yazmazsa inandığını iddia ettiği dinin ne kadar zayıf temeller üzerine kurulu olduğunu daha az ortaya döker, kendisine tavsiyemdir. bu şekilde şaklabanlıklarla anca dinini kötülemiş olursun. tabi asıl amacı bu olan gerizekalı bir ateist işen o başka.

    (bkz: #72367068)
  • bir ateist olarak kesinlikle katıldığım durum.
    sen niye dinleri eleştiriyorsun ki zaten, ne gerek var.
  • bu başlığı açan vatandaş yakın zamanda yazdıklarını silip başlığı benim başıma bırakacak.
    bundan allahın olmadığına emin olduğum gibi eminim.
    hadi bakalım ateistler mi tutarlı yoksa dinciler mi görelim.
    (bkz: hodri meydan)
  • ölüm sonrası hayat "neden yaşıyoruz"a bir cevap değildir. cevap olsa bile rasyonel değildir. kavramları karıştırmamak lazım. "neden yaşıyoruz"un cevabı bilimsel anlamda kanıtlanana kadar belirsizdir, bilinmeyendir. dinler bu yüzden inanç kapsamına girerler, vadettikleri ve iddia ettikleri bilimsel anlamda bir şey ifade etmez çünkü kanıtlanmış değiller. o yüzden bütün dinlerin temeli bilinmeyene karşı olan korkuyu kullanarak insanları etkilemeye dayanmaktadır. ha bir de hangi dine mensup olduğunuzu da %99 üzerinde doğduğunuz coğrafya belirler, burada bile akıl yürütme ve seçim hakkı hemen hemen hiç yoktur. durum budur ve eleştiri değildir.
  • imanımızı kuvvetlendiren, ilahi aşka sarılmamızı sağlayan, feyz içinde yüzdüren durum.

    buyrun aşk ile kelime-i...
  • bu konunun uzmanı falan değilim. ama başlık sahibinin bahsettiği ilk sureyi (enbiya) buldum okudum. agnostik biri olarak, sorgulayan biri olarak anladığım şu oldu ki, kuran yazarı (her kim ya da ne ise) mekkeliler'e meydan okumuş ve kıyamette onların cehennem yakıtı olacağından bahsetmiş. bahsedilen sureler ise evrenin nasıl sonlanacağını anlatıyor ama ben nasıl başladığıyla ilgili bir bilgi göremedim. ama yıllardır bildiğim şey şu ki, bilimsel her gelişmeden sonra çeşitli şarlatanlar çıkıp "bu zaten kuranda bilmemne ayetin bilmemne suresinde yazıyordu." der ve sureyi okuduğumuzda genelde muhammed'in eşleri ya da eşi olması istediği genç kadınların ona helal kılındığıyla alakalı bir sure çıkar.

    kuranın yorumlanmasıyla ilgili yapılan mantıksızlık da bence burada başlıyor. peygamberin özel hayatı ile ilgili bu kadar detaylı bilgiler ve emirler içeren bir kitabın aynı zamanda bilimin bütün sorularına cevap olacağını düşünmek salaklıktır.

    ateistlerin tutarsızlığına gelince, dinleri ve tanrıyı kavram olarak hür bir iradeyle irdelemek elbette bazı tutarsızlıklar yaratacaktır. aynı metni okuyan iki kişi farklı sonuçlara ve farklı yorumlara ulaşabilir. müslümanlar'ın kendi kitapları konusunda bu kadar fikir ayrılıkları varken ateistlerden kuran konusunda fikir birliğinde olmalarını istemek bence çok mantıklı değil.

    ayrıca, şu noktada bir karar vermek lazım. eğer müslümansan, kitabı allah'ın yazdığına inanıyorsundur, o zaman peygambere gelmiş, kendisinin yazmadığı bir kitapla peygamber neden filozof olsun? oradaki yazılanların hiçbirini kendisi düşünmemiş sadece anlatılmasına aracı olmuş. eğer peygamber yazmış ise ve metni bir ateist gözünden inceliyorsak da bunu diğer felsefi metinlerle karşılaştırmak lazım. ben kendi yazısılarında özel hayatından bahseden ya da kendisine tanınması gereken ayrıcalıkları yazan bir filozof görmedim.

    edit: imla
  • tutarlı dincilere bakın hele.
    taşa secde eden, taşın etrafında dönerek sevap kazandığını sanan, taşı öpen, taşa selam veren, taşa dokunmak için kendini parçalayan, kısacası bilinçaltı putperestlikle dolu olan dinciler gelmiş tutarlılıktan bahsediyor.

    taşın etrafında dönüyorsun bu ibadet oluyor öyle mi?
    ateş etrafında dönen yamyam afrika kabileleri veya totem etrafında dönen kızılderililerden ne farkı var bunun?

    neyse, göreceğiniz gibi tüm dinlerde bir totem veya put kavramı var, puta en çok karşı olduğunu iddia eden dinde en çok var. sonra gelirler hiç olmazsa felsefi yönünü filozof yanını takdir edin derler. al sana takdir, putlara karşıymışsınız gibi pozlarınız çok etkili, milyarlarca insanı pek güzel kafalamışsınız, gerçekten takdir ediyorum.
  • dinler çok tutarlı da, eleştiren atayizler tutarsız.

    miras hesabı yapamıyor len dininiz. 4 işlem yapmaktan aciz bir tanrıya tapıyorsunuz

    gökyüzünün kubbe şeklinde olduğunu zanneden, yıldızların kubbedeki delikler olduğunu anlatan. ara sıra bir tanesini kaydırıp dünyadaki şeytanların kafasına atan bir tanrıya inanıyorsunuz.

    uçan koyunlara, kanatlı atlara, asasıyla denizi ikiye bölebilen bir adamın firavundan kaçtığına inanıyorsunuz

    tek bildiği hayvan deve, tek bildiği meyve hurma olan bir dine inanıyorsunuz. marsa gitseniz nasıl namaz kılacaksınız? marsı bırak daha kutuplarda oruç tutamıyorsunuz?

    atayizler mantıksız öyle mi?
    eved.

    dinci zırvasıdır.