şükela:  tümü | bugün
  • bu bilmem kaçıncı yedek nick, hala kuran'da parmak izinden bahsedildiğini uyduruyor.
    ulan sizin gibi hamam böceklerinin uydurma övgülerine muhtaç olduğuna göre kuran'ın kutsal olmadığını rahatça söyleyebiliriz. açın kuran'ı okuyun neresinde parmak iziyle kimlik tespitinden bahsediyor gösterin bakalım. işiniz gücünüz uydur uydur söyle.

    sevgili ekşi sözlük yönetimi, bu gerizekalı metni daha kaç farklı başlık altında ve farklı nick tarafından yazılmış olarak göreceğiz? sizin yönettiğiniz sözlüğe sokayım ben.
  • alın bu safsatanın başka nick ile başka başlık altında yazıldığı zaman verdiğim cevabım.
    bu dinci arkadaş azıcık delikanlı olup cevabını aldığı konuları başka nicklerle başka başlıklar açıp yazmazsa inandığını iddia ettiği dinin ne kadar zayıf temeller üzerine kurulu olduğunu daha az ortaya döker, kendisine tavsiyemdir. bu şekilde şaklabanlıklarla anca dinini kötülemiş olursun. tabi asıl amacı bu olan gerizekalı bir ateist işen o başka.

    (bkz: #72367068)
  • bir ateist olarak kesinlikle katıldığım durum.
    sen niye dinleri eleştiriyorsun ki zaten, ne gerek var.
  • bu başlığı açan vatandaş yakın zamanda yazdıklarını silip başlığı benim başıma bırakacak.
    bundan allahın olmadığına emin olduğum gibi eminim.
    hadi bakalım ateistler mi tutarlı yoksa dinciler mi görelim.
    (bkz: hodri meydan)
  • ölüm sonrası hayat "neden yaşıyoruz"a bir cevap değildir. cevap olsa bile rasyonel değildir. kavramları karıştırmamak lazım. "neden yaşıyoruz"un cevabı bilimsel anlamda kanıtlanana kadar belirsizdir, bilinmeyendir. dinler bu yüzden inanç kapsamına girerler, vadettikleri ve iddia ettikleri bilimsel anlamda bir şey ifade etmez çünkü kanıtlanmış değiller. o yüzden bütün dinlerin temeli bilinmeyene karşı olan korkuyu kullanarak insanları etkilemeye dayanmaktadır. ha bir de hangi dine mensup olduğunuzu da %99 üzerinde doğduğunuz coğrafya belirler, burada bile akıl yürütme ve seçim hakkı hemen hemen hiç yoktur. durum budur ve eleştiri değildir.
  • imanımızı kuvvetlendiren, ilahi aşka sarılmamızı sağlayan, feyz içinde yüzdüren durum.

    buyrun aşk ile kelime-i...
  • bu konunun uzmanı falan değilim. ama başlık sahibinin bahsettiği ilk sureyi (enbiya) buldum okudum. agnostik biri olarak, sorgulayan biri olarak anladığım şu oldu ki, kuran yazarı (her kim ya da ne ise) mekkeliler'e meydan okumuş ve kıyamette onların cehennem yakıtı olacağından bahsetmiş. bahsedilen sureler ise evrenin nasıl sonlanacağını anlatıyor ama ben nasıl başladığıyla ilgili bir bilgi göremedim. ama yıllardır bildiğim şey şu ki, bilimsel her gelişmeden sonra çeşitli şarlatanlar çıkıp "bu zaten kuranda bilmemne ayetin bilmemne suresinde yazıyordu." der ve sureyi okuduğumuzda genelde muhammed'in eşleri ya da eşi olması istediği genç kadınların ona helal kılındığıyla alakalı bir sure çıkar.

    kuranın yorumlanmasıyla ilgili yapılan mantıksızlık da bence burada başlıyor. peygamberin özel hayatı ile ilgili bu kadar detaylı bilgiler ve emirler içeren bir kitabın aynı zamanda bilimin bütün sorularına cevap olacağını düşünmek salaklıktır.

    ateistlerin tutarsızlığına gelince, dinleri ve tanrıyı kavram olarak hür bir iradeyle irdelemek elbette bazı tutarsızlıklar yaratacaktır. aynı metni okuyan iki kişi farklı sonuçlara ve farklı yorumlara ulaşabilir. müslümanlar'ın kendi kitapları konusunda bu kadar fikir ayrılıkları varken ateistlerden kuran konusunda fikir birliğinde olmalarını istemek bence çok mantıklı değil.

    ayrıca, şu noktada bir karar vermek lazım. eğer müslümansan, kitabı allah'ın yazdığına inanıyorsundur, o zaman peygambere gelmiş, kendisinin yazmadığı bir kitapla peygamber neden filozof olsun? oradaki yazılanların hiçbirini kendisi düşünmemiş sadece anlatılmasına aracı olmuş. eğer peygamber yazmış ise ve metni bir ateist gözünden inceliyorsak da bunu diğer felsefi metinlerle karşılaştırmak lazım. ben kendi yazısılarında özel hayatından bahseden ya da kendisine tanınması gereken ayrıcalıkları yazan bir filozof görmedim.

    edit: imla
  • tutarlı dincilere bakın hele.
    taşa secde eden, taşın etrafında dönerek sevap kazandığını sanan, taşı öpen, taşa selam veren, taşa dokunmak için kendini parçalayan, kısacası bilinçaltı putperestlikle dolu olan dinciler gelmiş tutarlılıktan bahsediyor.

    taşın etrafında dönüyorsun bu ibadet oluyor öyle mi?
    ateş etrafında dönen yamyam afrika kabileleri veya totem etrafında dönen kızılderililerden ne farkı var bunun?

    neyse, göreceğiniz gibi tüm dinlerde bir totem veya put kavramı var, puta en çok karşı olduğunu iddia eden dinde en çok var. sonra gelirler hiç olmazsa felsefi yönünü filozof yanını takdir edin derler. al sana takdir, putlara karşıymışsınız gibi pozlarınız çok etkili, milyarlarca insanı pek güzel kafalamışsınız, gerçekten takdir ediyorum.
  • dinler çok tutarlı da, eleştiren atayizler tutarsız.

    miras hesabı yapamıyor len dininiz. 4 işlem yapmaktan aciz bir tanrıya tapıyorsunuz

    gökyüzünün kubbe şeklinde olduğunu zanneden, yıldızların kubbedeki delikler olduğunu anlatan. ara sıra bir tanesini kaydırıp dünyadaki şeytanların kafasına atan bir tanrıya inanıyorsunuz.

    uçan koyunlara, kanatlı atlara, asasıyla denizi ikiye bölebilen bir adamın firavundan kaçtığına inanıyorsunuz

    tek bildiği hayvan deve, tek bildiği meyve hurma olan bir dine inanıyorsunuz. marsa gitseniz nasıl namaz kılacaksınız? marsı bırak daha kutuplarda oruç tutamıyorsunuz?

    atayizler mantıksız öyle mi?
    eved.

    dinci zırvasıdır.
  • zamanın berkinde şöyle bir entry girmiştim : (bkz: #51140184)

    --- spoiler ---

    şimdi tümünüz toplanın, -astronomi, fizik, kimya, matematik, tıp, biyoloji, sosyoloji, psikoloji vs- ayrı ayrı bütün dallarının en uzmanı bilim adamlarını bir araya getirin ve oturun... 600 sayfalık bir kitap yazacaksınız...

    ve büyük patlamadan, büyük çöküşe (enbiya/104); parmak uçlarındaki kimliğimizden (kıyamet/3-4), kemiklerimizin oluşumuna (müminun/14- bakara/259); kuşlar arası muhabbetten (insan/2), karıncaların iletişimine (neml/18); bitkilerin cinsiyetinden (rad/3, taha/53), solunum ve fotosenteze (tekvir/18); yeryüzündeki fay hatlarından (tarık/12), yeraltı sularına (zümer/21); gökyüzü tabakalarından (mülk/3), yeryüzü tabakalarına (talak/12); çekim gücü ve hareketten (tekvir/15-16), atom ve atomun parçacıklarına (sebe/3); incil işaretlerinden (maddesir/15), tevrat işaretlerine (bakara/146); sebe toplumundan (yusuf/109), ad kavmine (fecr/6-8) kadar muhtelif konularda, an itibari ile meçhul bilimsel veriler, tespitler ve haberler vereceksiniz...

    --- spoiler ---

    diye buyurmuş başlığı açan arkadaş. çok uzatmadan sadece kuran'ın astronomi hakkında söylediklerine bakalım kısaca hemen çabucak.

    ve andolsun ki biz, en yakın olan dünyâ göğünü ışıklarla bezedik ve onları, şeytanlara atılacak şeyler olarak halkettik ve şeytanlara, yakıp kavuran bir azaptır, hazırladık. (bkz: mülk 5)

    buradan anlaşılan, allah dünyanın gögünü ışıklara (yıldızlara) bezemiş ve bunları şeytanlara atılan kucuk taslar olarak yaratmış.

    buradan geçiyoruz hicr suresine :

    andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
    onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
    ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
    (bkz: hicr 16-18)

    buradan geçiyoruz saffat suresine :

    biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
    onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.
    onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. onlar için sürekli bir azap da vardır.
    ancak onlardan söz kapan olur. onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder). (bkz: saffat 6-10)

    meleül-ala denilen bir melekler topluğundan bahsediliyor, bunlar kendi aralarında gelecekle alakalı sohbetler yaparken bunlardan haber alıp dünyadaki sihirbazlara götürecek olan cin ve şeytanlara melekler bu yıldızları atıp fırlatıyor. ve bu yıldızlar bu şeytan yada cini delip geçiyor.

    şimdide cin ler ne diyor ona bakalım cin suresinde :

    “kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”
    “hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur.” (bkz: cin 8-9)

    burada da kuran cinlerin ağzından yazıyor, yani bu yıldızlar cinlerin gelecekten haber almalarını engellemek için yaratılmış atış taneleriymiş.

    eh hadis te verelim bu konuyla alakalı :

    "ibn abbas'dan (r.a.), o da ensar'dan bir sahabiden: "onlar bir gece peygamber s.a.s. ile beraber otururlarken bir yıldız kaydı ve ortalığı aydınlattı. onlara sordu: 'siz cahiliye'de böyle yıldız atılmasına (kaymasına) ne derdiniz?'
    'allah ve resulu daha iyi bilir. ancak biz cahiliye döneminde böyle bir olayda şöyle derdik: 'galiba büyük bir adam doğdu. ya da büyük bir adam öldü'. bunun üzerine şöyle buyurdu: 'o ne bir adamın doğumuna ve ne de bir adamın ölümüne kaymaz. lakin rabbimiz teala bir şey takdir ettiği zaman, arş'ın taşıyıcıları olan melekler tesbih eder. sonra bunları takiben gelen sema ehli tesbih eder. nihayet tesbihler dünya seması ehline kadar ulaşır. sonra arş'ın taşıyıcılarını takip edenler arş'ın taşıyıcılarına sorarlar: 'rabbiniz ne dedi? onlar da rablerinin ne dediğini onlara bildirirler. göklerin ehilleri birbirlerine sora sora nihayet bilgi bu dünya seması ehline ulaşır. cinler gizlice kulak verir ve bu haberi dostlarına iletirler. (ancak bu esnada yıldızla) taşlanırlar. aldıkları gibi hiç saptırmadan onlardan gelen haber doğru olur. ne var ki onlar o haberi aktarırlarken kendilerinden de yalan bir şeyler ilave edip öyle aktarırlar" müslim, selam, s. 1750-1; tirmizi, (3224).

    hadi bi tane daha vereyim hadis :

    "hz. aişe'den (r.a.): "peygamber'e (s.a.s) kahinler hakkında sordular; 'onlar hiçbir şey değildir.' buyurdu. dediler ki: 'ey allah'ın resulü onların bazen söyledikleri doğru çıkmaktadır' 'bu doğru olan sözdür. cin onu kapıp dostunun kulağına söyleyiverir. ne var ki onunla birlikte yüz tane de yalan katar'
    ahmed (v,87) ; buhari, tıb, 47,v, 28; edep, 117,v,123; tevhid, 57/2, v,218 ; müslim, selam, 12-3, s.1750.

    not : tüm mealler diyanet ten alınmıştır.

    şimdi bu mu lan astronomi hakkında derin bilgiler veren, evren'i yaratan tanrının kitabı?

    olm onlar meteor lan meteor.