şükela:  tümü | bugün
  • ezan sesi. bunu duyunca osurarak kaçıyorlarmış diye anlattılar. şeytan bunlar ya.
    (bkz: ezan sesi duyan şeytanın osurarak kaçması)
  • isviçreli bilimadamlarınca onaylanmış sağ meme uçlarıdır.
  • olmayan noktadır. ateistler hiç kuşkusuz, ne olacaksın? sorusuna cennete gidip huri kızların gözdesi olacağım şeklinde kat'i cevaplar verebilen inananların aksine insan olmanın getirdiği bir avantaj olan "aklı" kullanarak şüpheci davranmaktadırlar. zaten "ne olacaksın?" sorusunda cevap aradıkları için ateisttirler. ne olacağını bilmezler zira ne olacağına ilişkin dinlerin verdikleri yanıtları saçma, akıl dışı ve ıspattan yoksun olarak addetmektedirler.
  • (bkz: ateistlerin içindeki korkunç boşluk)

    bırakın bu işleri taciler.
  • bütün vucudu sert pullarla kaplı olan ateistlerin zayıf noktası yumusak karınlarıdır.
  • peygamber taklidi yaparken karsilastiklari tepkiler.
  • kuran acisindan bakildiginda mücahit karde$lerimiz icin özel bir önemi yoktur bu noktanin.. cünkü ortamda bulunan serbest radikaller ile ilgili olarak özel bir görev tanimlanmami$tir, yani 'de ki, inancsizlardaki zayif noktalari tespit edip onlari imana getiren en hayirlinizdir' diye bi$ey yoktur.. inancsizlar icin eger size saldiriyorlarsa özel bir fonksiyon tanimlanmi$tir, o da direk kesmektir, zayif noktasindan olur veya kani en hizli neresinden akiyorsa orasindan olabilir, farketmez.. bir mümin'in formel sistem icerisinde yapmasi gereken tek $ey kendi cocuklarinin imani ile ilgilenmektir, acikca belirtilerek zapt altina alinmi$ olan budur cünkü..

    neticede osuruktan bir noktadir, kendi soyunu devam ettirecek üyeler ateist olmadigi sürece müminleri baglamaz..
  • her durumun kendine göre zayıf bir noktası vardır, yeri gelir açığa çıkar. fakat “ne olacaksın” sorusu, ateist insanın (var ise) zayıf noktasını ortaya çıkarabilecek bir soru değildir.
    en az bu soru kadar işe yaramaz olup da ateist olmayan bir insana sorulabilecek, daha bir demagojik olan başka bir soru örneklemek gerekirse: “allah kaldıramayacağı bir taş yapabilir mi?”
    ateist olan er kişi ile olmayan er kişinin birbiri hakkında geliştirdiği ve ekseriyetle salakça olan sorular, savlar, anılar, cevab veremediler, işte olm’lar hep karşı tarafı aşağılama isteğine eşlik eden merak duygusundan kaynaklanır.
    bu konularda ciddi ciddi mürekkep yalamış insanlarla yapılan ve salt karşıdakini değiştirme amacında olmayan konuşmalar ne kadar keyif vericiyse, kulaktan dolma ve karşıdakine laf sokmaya yönelik zırvalar da o derece çekilmezdir. hatta otuzbir olsa çekilmezdir.
  • sahsim acisindan soyleyeyim, mercimek corbasini iyi yapamiyorum. cok da severim halbuki.

    sanirim ateistlerin en zayif noktasi insani dinden imandan cikaracak konularla mesgul olmalari. oysa ki sorgusuz sualsiz kendilerini imana teslim etseler bak dunya... pardon inanclilar nasil da rahata erecekler (burdan da aklima inanclilarin en zayif noktasi konusu geldi: inancsizliga ve inancsizlara karsi duramamalari, kabul edememeleri).