şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: ne yazsam gg)
  • onlarında en nihayetinde insan olmaları ve inanan insanlardan hiçbir farkları olmaması.
  • çünkü ateistler de inanır.
    bazı insanlar gibi yıllardan beri imgeleşmiş şeyler yerine kendine, doğaya, yeşile, iyiliğe, bilgiye, sadakata, güzelliğe inanır...

    ateistlerin kötü birer insan olduğunu düşünürsünüz çünkü "din" kavramı size "ahlaklı" olmayı öğütler. deistler ya da ateistler bir dine mensup ya da bir tanrıya inanan değildir diye "ahlaksızdır" yaftasını en başından sizler bu yüzden yapıştırdınız.

    halbuki ben ilkokuldan beri ismi "din kültürü ve ahlak bilgisi" olarak gördüğümüz o derste ne ahlak dinledim ne dinleri...
    sadece müslümanlığı dinledim...
    şimdi karşı çıkacaksınız, türk müslümanlığından bahsedeceksiniz, etmeyin.

    peki bana sordunuz mu?

    çocuğum sen doğar doğmaz biz sana müslüman etiketi verdik, diğer dinleri tanımana, seçmene gerek yok dediniz. sürekli islamı gördük ki diğerlerini seçme şansımız hiç olmasın. peki ahlak? hanginiz gerçekten ahlak dersi aldı?

    aldıysanız burada sabah akşam dilinize neden birbirinizin dini tercihlerini pelesenk ediyorsunuz? kendi ibadetinizi edip susmuyorsunuz?

    çünkü iyilik yapmak sadece dinlere bağlı bir kavram değildir. çünkü sadece tanrıya inanan insanların iyi insanlar olduğuna inanışınız sizlerin kendi dinine bile yeterince yabancı olduğunuzu açık eden basit bir dışavurumdan ibaret.
  • iyilik ödül,kötülük ceza ikilemlerine sıkışmış insan söylemi. günümüzde muhafazakar,dini bütün dediğimiz insanlar için iyilik yapmak sadece ödül almaktır. bu sebeple dindarların içten pazarlıklı olması kaçınılmazdır.
  • basittir.

    yüzde yüz katıldığım için ya da hayat felsefem yaptığım için değil, ama ateistlerin iyilik yapmasının nedenini bir türlü anlayamayan skolastik kafadaki arkadaşlara bir bakış açısı sunması açısından immanuel kant'ın görüşlerini örnek gösterebilirim.

    kant, kendinden önceki filozofların aksine, ahlak olgusunu mutluluğa ulaşmak için kullanılan bir araç olarak görmemiştir. "ahlak"ın ulaşılması gereken asıl amaç olması gerektiğini düşünmüştür. örneğin; ihtiyaç sahibi bir insanın, bizden yardım istediğini ve yardım edecek gücümüzün bulunduğunu düşünelim. eğer ihtiyaç sahibi kişiye, acıdığımız için yardım edersek, bu kant'a göre gayriahlaki bir yaklaşım olurdu. ya da yardım etme sebebimiz, dini kaygılar (sevap kazanmak, günahtan kaçmak, tanrı rızası vb.) olsaydı, bu da kant'a göre yine gayriahlaki bir yaklaşım olurdu. çünkü; kant, asıl amacın ahlak, yani bu olaydaki yardım etme eyleminin kendisi olduğunu düşünmektedir. ona göre, iyilik yapmak bir ödev olmalıdır; ve bunun dışındaki (ahlakı araç olarak gören) diğer motivasyonlar kişisel çıkarlar içindir ver bencilcedir.

    iki paragraf öncesinde de söylediğim gibi, bu görüşleri kendime düstur edinmiş falan değilim. bu, sadece durumu farklı bir pencereden görmenizi istediğim için vermiş olduğum bir örnekti. ve, örneğe göre ateistlerin iyilik yapmasının ahlaki bir yaklaşım olma olasılığı, inananlara göre daha yüksek görünüyor. yine örneğe göre, eğer tanrı korkusu ya da rızası için iyilik yapıyorsan, bu tamamen kişisel çıkarını düşünerek bir eylemde bulunduğun anlamına geliyor. şimdi sana "neden bu kadar bencilsin?" diye sorsalar hoşuna gider miydi?
  • buradan şu da çıkabiliyor. dini kaygılar olmasa,bonus puanlar verilmese dindarların iyilik yapmayacağı gerçeği..

    iyilik yapmanın bir erdem olduğunu ve karşılık beklemeden yapılabildiğini gösteren bir durum ki ; dindarların yaptığı iyilikten çok daha gerçekçi ve çok daha anlamlıdır..
  • çok basit. yaşa ve yaşat.
  • iyi insan oldukları içindir. puan kazanıp öbür tarafta huri sikme hayaliyle iyilik yapan göterenlerden kat kat daha iyi insan oldukları içindir. yaptıkları iyilik bu götverenlerin yaptığı samimiyetsiz ikiyüzlü iyiliklerden çok daha kıymetlidir.

    not: ateist değilim. işbu entry sadece sevap olsun diye iyilik yapan götverenlere tepki olarak yazılmıştır. tüm inananların üzerine alınmasına gerek yok.
  • ahla değil o etik bizim bi arkadaş ateist ordan biliyorum, onlar da iyi kötü ayrımı yapabiliyorlarmış
  • "eğer seni kötülük yapmaktan alıkoyan tek şey allah korkusuysa, sen zaten kötü bir insansın."