şükela:  tümü | bugün
  • korku sinemasına hayran olan ateistlerin, bu janrın filmlerinde ciddi anlamda korkuyu hissedebilecekleri yapıtlara duydukları özlemdir.

    cinler, demonlar, şeytanlar gibi dini; vampiler, kurtadamlar, hayaletler, periler gibi fantastik; katiller, sadistler gibi illegal konulardan etkilenmeyen bir ateistin, korkuyu iliklerine kadar hissedebileceği bir filme olan özlemleridir.

    ben ateistim ve bu film bana korkuyu yaşatıyor diyen ya da al ataist kardiş bundan korkarsın diyen delikanlılar-güzel kadınlar varsa merakla cevabı beklenen bir özlemdir.
  • "katiller, sadistler gibi illegal konulardan etkilenmeyen" ne demek lan? olmayan allah belanı vermiş bence git türk dizilerini seyret.
  • izleyip izleyip korkmamalarından kaynaklanan özlemdir. korkma çıtaları yüksek olduğu için, meydan okunacaksa "en büyük abiniz geelsiiin lan!" durumu oluyor. mesela; evet, ben de bir ateistim ve korku filmleri izlemeye bayılıyorum. çünkü heyecan seviyorum, you know. aksiyonu, korkuya meydan okumayı, aklın, bilimin ve mantığın kollarında güvende hissederek bu tür şeylerle dalga geçmeyi seviyorum. izliyorum ve akşamına da tek başıma huzurlu bir uykuya dalıyorum, karanlıkta hem de. çünkü inananlardan farklı olarak: ben bu tür boklara inanmıyorum ve fantastik geliyor o yüzden. bunlar benim için güzel bir hayal ürünüyken ve ben bunları bu kafayla izliyorken, sizler "sirke olan eve cinler girmezmiş" kafasıyla eve sirke alıp, cinlerin banyoda yaşadığına inanarak banyolardan korkuyorsunuz. fark var.

    yine de benim de gerildiğim, korktuğum oluyor tabii ki. sessizlikte, ekrana kilitlenmişken "bööğğğhhhhhahhmmınnaaa" diye bir şey çıkınca herkes bir irkilir yani. bunun da nedeni bu tür şeylere inanmak değil, her canlı gibi korku içgüdüsüne sahip olmaktır. milyonlarca yıl bizi hayatta tutan şey korkudur. bu yüzden hayvanlar kendilerini güvende hissettikleri yerlerde tutar, riskten kaçınır. ayrıca ateistiz diye cesaret madalyası falan mı aldık amk? benim mi haberim yok yani? izlerken gerildiğim sahneler tabii ki oluyor fakat bunun bir film olduğunun ve anlatılanların tamamen bir hayal ürünü olduğunun farkındayım. bu yüzden korku filmlerinin çoğunu çok rahat izliyorum ve gerçekten irkilebilmek için çok ağır korku yapımlarına ihtiyaç duyuyorum. doğa üstü bir şeyin korku ögesi olup da beni cidden korkutan bir şey çıkmadı henüz. ama kızıl ejder ve testere filmlerinden acayip korkmuştum çünkü onlar gerçek olabilir. psikopatın birinin eline düşüp, feci şekilde katledilebilirsin yani. oouuvvv, fena. bir sonraki hayata da inanmadığımız için evet, ölmek istemiyoruz. ben de ölmekten korkarım tabii ki. hatta gecenin bir vakti eli bıçaklı birini odamda görsem altıma bile yaparım yani, ne diyorsun sen? korku, hayatta kalma içgüdüsünün bir parçasıdır. aslında ne kadar korkuya aşina olup, soğukkanlı olma konusunda ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar güçlü olur ve hayatta kalırsınız. en baştan doğal seçilim anlattırmayın bana şimdi.

    bir de gerçekten şöyle ağır, hakikaten korkutacak bir film önerirseniz sevinirim. the conjuring, the ring ve the exorcism of emily rose filmlerinden hakikaten korkmadım, çıtam budur.
  • korku filmlerinin hitap ettiği ana kitlenin gerçek hayatlarını masallara dayandıranlardan olması neticesinde doğru tespit.. ben o sesin, hava akımlarının herhangi bir yüzeyde sürtünmesinden ya da gece ses yalıtımının daha farklı olmasından kaynaklandığı üzerine makale okurken, sen boncukta bile sure arıyorsun...