şükela:  tümü | bugün
1597 entry daha
  • tanrı ve dinlere dair yaygın pozisyonlar arasındaki farklılıklar, benzerlikler.

    teist
    tanrıcı. tek-tanrıcı olabilir, çok-tanrıcı olabilir. ama ortak noktası şu: bu alemi biri(leri) yarattı ve belki idare de ediyor. bu kadar. (bundan sonrası, din. dolayısıyla aynı inanç bünyesinde dahi içerik hep farklı.) peki bir ya da birden fazla yaratıcının varlığına ya da yokluğuna dair elimizde herhangi bir delil var mı? ikisi için de tek bir delil bile yok. "var" diyenler, delil nedir pek bilmiyor gibiler. dolayısıyla da, bu konulara hakim olan hiç kimse, argümanlarını ciddiye almıyor. ("delilim yok, sadece inanıyorum" dersin, o başka. kimsenin bir itirazı olmaz. en fazla, russell'ın çaydanlığı'nı hatırlatırlar.)

    ateist
    teistin tersi. yani tanrıcı olmayan kimse. yani diyor ki, "yaratıcı falan yok." iyi ama nereden biliyoruz olmadığını? onu da bilmiyoruz tabii. dolayısıyla, bu da biraz fazla güçlü bir pozisyon. bir örnek vermek gerekirse: 1'in "tanrı kesinlikle vardır", 7'nin ise "tanrı kesinlikle yoktur" iddiasına karşılık geldiği bir ölçekte, richard dawkins bile kendisini 7'de konumlandırmıyor. çünkü, tıpkı 1 gibi 7'nin de biraz desteksiz atmak olduğunun farkında. (önemli not: bilimsel düşünemeyenler, 7 yerine 6'da konumlanmayı "tanrı belki de vardır" şeklinde anlıyorlar, ama elbette öyle değil.)

    deist
    din yoktur, ama tanrı vardır. yani teist; ama (çok afedersiniz) dinsiz! peki deist olduğunu söyleyen kişi, tanrı'nın varolduğunu nereden biliyor? bilmiyor. peki neden böyle bir orta nokta tercih ediyor? herhalde başka şekilde düşünmeye alışkın olmamaktan... zira deistler, ekseriyetle tek-tanrılı geleneğin hakim olduğu bir toplumda büyüyen ve dini kaynakları inceledikten ve/veya dinlerin neden olduğu kötülüklere şahit olduktan sonra dine mesafe alan insanlar. dolayısıyla, bu pozisyon hindistan'da doğup büyüyüp hinduizmi terk ettikten sonra hala ganeşa'ya inanmaya benziyor. (arada fark yok değil. en belirgin fark, ganeşa'nın aksine tanrı'nın daha soyut, amorf, ve kişinin karakterine ve hayal gücüne bağlı olarak içeriği değişebilen bir kavram olması.)

    agnostik
    gnostikin tersi. gnostikler (şu ya da bu derecede ve şekilde) bilme ve bilebilme iddiasındalar. agnostikler ise "bilinemez" ya da "bilmiyorum" diyorlar. "bilinemez" ile "bilmiyorum" farklı, çünkü "bilinemez" iddia içeriyor. dolayısıyla, yine aynı soruyu sormak gerekli: nereden biliyorsun bilinemeyeceğini? bilmek çok zor, orası doğru. ama bilmek imkansız bile olsa, imkansız olup olmadığını biz bugün biliyor değiliz. ("bilmiyorum" demekte ise elbette bir sorun yok. "bilmiyorum" diyenden zarar da gelmiyor. ama bazı insanlar nedense "bilmiyorum" demeyi sevmiyorlar. kimileri her şeyi bilmek istiyor! kimi diğerleri ise, azap görebilecekleri düşüncesiyle, aslında bal gibi de bilmediklerini kendi kendilerine bile itiraf etmekten korkuyorlar.)

    * * *

    bazı ek noktalar:

    1. "bilmiyorum" demek, zorunlu olarak "tanrı var mı yok mu, bilmiyorum, fikrim yok" demek değil. varlık ile ilgili sorular tanrı ile sınırlı değil. konuyu sürekli tanrı'ya ve tanrı'nın varlığına/yokluğuna indirgemek, kişinin içinde doğduğu toplumun kültürel kalıplarının dışına çıkmakta zorlanıyor olmasının bir ifadesi.

    2. hiç kimsenin bilmiyor olması ihtimali nedense çok fazla insanın aklına gelmiyor.

    3. insanların ezici çoğunluğu, seküler-dindar, teist-ateist, inanç-bilim gibi basit dikotomiler çerçevesinde düşünüyor ve kendileriine makul gelen bir kategoride karar kılıyor. halbuki olası pozisyonlar bu kategorilerden ibaret olmak zorunda değil!

    4. teizm, ateizm, deizm ya da agnostisizm gibi kategorilerin hiçbiri aslında konuya herhangi bir açıklık getirmiyor. getirmeleri pek mümkün de değil. ama nedense çoğu insan bir kez bu etiketlerden birini sahiplenince sorusunun cevabını da aldığını zannediyor. halbuki bu kategorilerin hepsi, herhangi bir cevap sunmak bir yana, yeni sorular ortaya çıkarıyor. örnekler:

    a. "tanrı var ve bizi yarattı." iyi ama bunu doğru bile kabul etsek konu kapanmıyor ki... neden var? nasıl var? neden yarattı? derdi ne? sıradaki sorular bunlar... ama işin orasıyla çok fazla insan ilgilenmiyor. ya da, "neden bizi yarattı?" sorusunu sorunca, "bilinmek istedi!" cevabını alıyor, (her nasılsa) ikna oluyor ve zihnini bu ikinci sorunun ardından kapatıyor.

    b. "tanrı yok." tamam, olmasın... ama tanrı yoksa ne var? varlık neden ibaret? nasıl ortaya çıktı?

    c. "tanrı var, din yok." (bunu geçelim lütfen... içlerinden en çekilmezi!)

    tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
13 entry daha