şükela:  tümü | bugün
  • tanım: bir meltem banko beyanııasdfghjklş. şaka lan şaka...

    ciddili tanım: dawkins'in evrendeki kompleks hassas ayarları "bilimin bir gün yanlışlanacağı" ümidi ile açıklamak için çırpındığını görünce fark ettiğim durum.

    (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler)

    dawkins olayın ciddiyetinin farkına varmış olacak ki, evrendeki bütün bu bıçak sırtı hassas ayarları; "çok evrenler" gibi çöp argümanlarla açıklamaya kalkmıyor. yada -türkiye'de tokat yemediği teist akademisyen kalmayan- celal şengör gibi, "evrende hassas ayar yok. gök taşları birbirine çarpıyor, demekki kaos var" diye saçma sapan zırlamıyor.

    durun durun... hasta yatağımda yatarken düşünecek çok vaktim oldu. ateist arkadaşlarıma laflar hazırladım.

    bakınız 19. yüzyıla kadar yeryüzünde günümüz ateizmin namına hiçbir şey yoktu. yani sanıldığı gibi öyle pek eski bir akım değildir ateizm. tarih boyunca materyalizm olarak boy gösterdi, hatta çoğu materyalist panteistti. maddenin tanrı olduğunu veya evrenin kendisinin tanrı olduğunu falan söylüyorlardı.

    anlayacağınız, ateizm ancak son 200 yıldır felsefi anlamda bir duruş sergileyip kendini ortaya koyabildi. ama bu son 200 yıl içerisinde de felsefi ateizm, bireysel olarak zuhretmek dışında kitlelere yayılmadı.

    ve geldik 20. yüzyıl'ın sonları ve 21. yüzyıl'ın başlarına...

    son 30-40 yıldır "yeni ateizm" denilen, ateizmi halk tabanına yayma girişimi başladı. insanları ateist yapmak için türlü çalışmalar, organizasyonlar, seminerler, dernekler vs kuruldu ve artık ideolojik bir hareket haline geldi. bu ateizm aslında pozitivizmin akademide bitmesiyle boyut değiştirerek ortaya çıkmış, bizzat ateist felsefecilerin bile eleştirdiği, dogmatik, kör bir inanç gibi sürekli dine saldıran fakat tokat manyağı olmuş bir ateizm.

    evet tokat manyağı dedim çünkü bir akım en fazla bu kadar kısa sürede bu denli dipleri oynayıp çöküş yaşayabilir.

    anlatıcam ciguli, sabır.

    yine bakınız 20. yüzyılın sonlarına kadar, bahsi geçen ateizmin iki temel iddiası vardı. birincisi; "maddenin ezeli olduğu yani evrenin sonsuzdan beri var olduğu". ikincisi ise; "yaşamın kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkması gerektiği."

    heriflerin 20. yüzyıllarda ortaya koyduğu bu iki iddiayı -her daim referans olarak gösterdikleri- bilim, henüz 21. yüzyılın başlarında asılsız olduğunu söyleyip, bu iki iddiayı da suratlarına çarptı.

    çok enteresan bir durum aslında. sen bilimden hareket ediyorsun, bilimi her daim referans olarak gösterip sırtını dayıyorsun ve dayanak olarak gösterdiğin bilim, çok kısa bir süre içerisinde ortaya koyduğun en temel iki iddianı talan edip çürütüyor. ironiye gel hacı. yazık.

    - neyse, birincisi neydi beyler? ateizm; maddenin ezeli olduğunu ve evrenin sonsuzdan beri var olduğunu savunuyordu.

    aslında zaten 19. yüzyılda termodinamiğin keşfi ile bilim adamları evrenin başlangıcı olması gerektiğini söylüyorlar.

    ara not: "termodinamik dediğimiz şey; günlük hayattan da aşina olduğumuz gibi, sıcak bir şişe suyu soğuk bir şişenin yanına koyarsak, iki şişe de aynı sıcaklıkta buluşana kadar sıcaklık, sıcaklığın daha düşük olduğu yere geçiş yapar. bilim adamları da şu soruyu soruyor; sıcaklık hep varsa, neden evrende sabit bir ısı yok. neden sıcaklık eşit şekilde her yere dağılmadı. mesela, neden güneş, ısısını diğer gezegenlere eşit vermedi."

    yani daha termodinamiğin keşfi ile bilim adamlarında evrenin bir başı olması gerektiği fikri oluşmuştu bile.

    1915 yılında genel görelik ortaya çıkıyor ve einstein bu denklemi çözüyor. evrenin genişlemesi gerektiğini, geriye sardığımızda da doğal olarak tek bir noktadan başlaması gerektiğini söylüyor. daha sonra edwin hıbble evrenin genişlediğini gözlemleyerek deneysel olarak onaylıyor ve "big bang" (büyük patlama) dediğimiz kuram ortaya çıkıyor.

    big beng'in savunduğu temel tez; evrenin 14 milyar yıl evvel bir açılımla ortaya çıktığıdır.
    2003 yılında 3 büyük kozmolog; sabit bir hızla genişleyen evrenin başlangıcı olduğunu söylemesiyle de, bu tez bilim dünyasında genel kabul görüyor. ve yıllarca "maddenin ezeli olduğunu" savunan ateizm tokatını yiyor.

    - ikincisi neydi? ateizm; yaşamın mutlak bir şekilde ortaya çıkması gerektiğini, yaşanılabilir dünyanın öyle veya böyle oluşmak zorunda olduğunu söylüyordu.

    fakat bakınız fizik; -özellikle son 20 yıldır- evrenin çok hassas ve çok kritik ayarlar üzerine kurulu olduğunu gösterdi.

    yani bilim, ateizmin söylediğinin aksine, yaşanılabilir evrenin ortaya çıkmasını engelleyecek sayısız faktör olduğunu söylüyor.

    misal mevcut yasaların varlığını ele alalım...

    yer çekimini kaldırdık; ne yıldızlar ortaya çıkar, ne gezegenler. kuantum mekaniğini veya elektro manyetik kuvveti ortadan kaldırdık; atomlar kararlı olamaz, hatta belkide atomlar bile olamaz.

    birde başlangıçtaki koşullar var.

    misal; evrenin ne kadar hızla genişleyeceğini belirleyen kozmik sabit: 10^50/1 (yazıyla: on üzeri elli'de bir) ihtimal.

    evrenin başındaki entropinin ayarı: 10^10^125/1 (yazıyla: on üzeri on üzeri yüz yirmi beş'te bir) ihtimal. (yuh)

    böyle üslü sayılarla ifade edince belki bazıları tarafından pek anlaşılmıyor ama evrendeki bütün atomlara bir rakam versek ve bütün atomların içerisinden bir atomu benden habersiz seçseniz, gelipte seçtiğiniz atomu tek seferde bulma olasılığım neyse, bu hassas ayarın gerçekleşme ihtimali de odur. bu sayıyı bırakın yazmayı, tasavvur bile edilmesi imkansız. ayrıca bu yalnızca bir ayar. bunu gibi yüzlercesinin üst üste geldiğini düşünün. şunu da söyleyeyim, matematikte "10^35" (on üzeri otuz beş) ve yukarısı değerler, imkansız kategorisine girer.

    ateizmin yok olduğunu söyledim, tamam belki şuan can çekişir vaziyette hala akademide tutunmaya çalışıyor olabilir fakat bundan 50 yıl sonra ateizmi saplantı haline getirmiş statükoculardan ziyade, aklı başında kimse benimsemeyecek ve ebediyen kaybolmak üzere, tarihin tozlu raflarına terk edilecek. adım gibi eminim. at favı bekle, 50 yıl sonra "dedi" dersin.

    takım tutar gibi -izm tutulmaz olum. hadi dawkins, celal şengör vs bilim insanlarını bir parça anlarım. adamlar yıllar yılı ateizmi savunmuş, savunmakla kalmamış, savunanların referansı olmuş. şimdi çıkıp "deist oldum" diyemezler, yürek ister. bu adamların; bilimin bir gün değişip, teizm lehine argümanları çürüteceği temennisi ile kös gibi beklemek dışında seçenekleri yok. ama peki size ne oluyor acaba? bilim bilim bilim diye sayıklıyorsunuz, e bilim evrenin kapı gibi madde üstü bir varlık tarafından tasarlandığını bas bas bağırıyor?

    teizm sana hassas ayar diyor, big bang diyor, ontolojik argüman diyor, evrimsel argüman diyor; sen hala garajındaki kertenkeleyi uçan demlikle besle...

    bir de inançlı insanları doğmatik ve sabit fikirli olmakla suçlamıyor musunuz, ayar oluyorum ya. sırf müslüman doğduğu için müslüman yaşayan kimseler gibi tek düze bir hayat sürüyorsunuz ve bunun farkında bile değilsiniz. siz sorguladığınızı, çok düşündüğünüzü falan sanıyorsunuz ya hani, biriniz benim kadar zihinsel yetisini kullanarak ateist oldu mu gerçekten merak ediyorum.

    inanmak istemiyorsunuz ve inanmıyorsunuz, olay bundan ibaret. yani "istemiyorum" demeniz yeterli aslında. bilimi kılıf olarak kullanıp, tokat manyağı felsefenizi rasyonalize etme çabasına girmenize gerek yok.

    özet olarak, zaten bıçak üstünde varlığını zar zor sürdüren ateizm; çok değil he, bilimin ilerlemesi ile -en fazla- 20 yıl sonra iyiden iyiye yok olacak ve "dinlerin" mücadelesi, yalnızca "deizm" üzerinden sürecek.

    olması istediğini değil de, olanı isteyen arkadaşlar... bence bu saatten sonra oturup doğru dini arayın.
    ekleme: anani siken kadi nickli, mantık ve felsefeden nasibini almamış varoşlar için hassas ayarı irdeledim, şiddetle bkz: #72613661

    ekleme: muazzez ilmiye çığ'ın ''kuran, incil ve tevrat'ın sümerde'ki kökeni'' adlı kitabını okuyup bir heycanla; ''dinler sümer geleneği yeea'' şeklinde zırlayan zır cahil ateistimiz de gelmiş... sidon değinmiş bakınız: #65948704

    twitter adresim

    yazının site versiyonu
  • teizm yok olacağı için oluşacak normal bir durum. 20 seneye olmaz tabi de çok da uzak olmayan bir gelecekte "ben tanrı'ya inanmıyorum." diyen bir insana gayet doğal olarak "tanrı ne?" diye cevap verilecek. dolayısıyla ateizm de bir kavram olarak yok olmuş olacak.
  • (bkz: uzun yazayım da salladığım anlaşılmasın)

    okudum, üşenen rasyonel insanlar için özet geçiyorum; saçmalamış.
  • senelerce doğrulanan/yanlışlanan yüzbinlerce teori sıkıntılı, zibilyon yıl önce gökten geldiği düşünülen sabit bilgiler doğru.
    din falan pek düşünmedim ama insanlar bilinmezden kaçar, yönetilmek ve güç ister. hatta gavurların bir sözü vardır, the devil we know.
    hani bu tartışmalara zaten girmem de, çıkış noktası yanlış.
    bu zamana kadar din kurumu yıkılmadıysa sebebi zaten bilimle aynı kulvarda olmamasıdır.
    hangisi doğru bilemem. her iki taraf için de şu söylenebilir: kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir. hangisi bilmem ama bilim bir tık önde gibi.
  • (bkz: üşenmemiş)
  • olası mal sidon başlıkları.
  • yazarın ateistlerin argümanlarını çürüttüğünü iddia ettiği big bang kısmına değineyim sadece.

    aşağıdaki linkte grafiklerle görebiliyoruz ki, bilim insanları arasında en fazla ateist barındıran branş fizik ve atronomi imiş. %46 ateist, %14 agnostik ve %11 yanıtsız. tanrıya inanların oranı araştırmaya göre bu branşta sadece %29.

    quora linki

    yine bu araştırma göre hiç bir fen bilimi branşında tanrı inancı %50'yi geçmiyor bilim insanlarında. en fazla ateist oranı ise yerbilimcilerde %47 ile.

    bilgi daha çok dolaşıma girdikçe, insanların gözü açıldıkça inançların önemi kalmayacak. inançlarına saplananlar ise bugünkü ortadoğu gibi bataklıklarda yalıtılmış yaşamlar sürecekler.
  • olacak mı? olabilir. lakin kendince bi ateizm tanımı yapıp kendi ateizm tezlerini çürüterek olmaz o iş. öyle ancak kendi ateizmini yok edersin. degil mi kendine müslüman kardeş.
  • ateizm yerini deizme bırakıyor çünkü.