şükela:  tümü | bugün
  • geçersiz bir iddiadır. ahlak nedir sorusuna verilebilecek en baştan savma cevapla (diğer insanlar) dahi bu iddianın geçersiz olduğu sonucuna varabilirsiniz.
  • doğruluğu-yanlışlığı, iddiayı ortaya atanın ahlak tanımına, ahlak anlayışına göre değişebilecek iddiadır.ahlak kurallarının göreceli olabileceğeni,kişiden kişeye, toplumdan topluma değişiklikler göstermesinin normal olduğunu savunan birisi bu iddianın yanlış olduğunu da savunabilir; ancak ahlak kurallarının mutlak olması gerektiğini, zaman içinde değişime uğramaması gerektiğini düşünen birisi bu iddiayı haklı bulur.
  • doğru bir iddiadır. ateistler ahlaklı olabilir fakat ahlakı rasyonel olarak temellendiremezler.

    fizik ve biyoloji ahlakı açıklayamaz:

    http://www.youtube.com/watch?v=s81hnoxogae

    ateistlerin ahlakının temeli olamaz:

    http://www.youtube.com/…ile&list=pld2256e694b580ee9

    ateistler ahlakı temellendiremezler:

    http://www.youtube.com/…la8&list=pld2256e694b580ee9

    ahlak delili:

    http://www.youtube.com/…=pld2256e694b580ee9&index=5

    özellikle şu video baştan sona izlenmeli:

    http://www.youtube.com/…=pl6d7572219bcb0abb&index=8

    son olarak da şu kitaptan enis doko'nun makalesi okunabilir:

    http://www.canertaslaman.com/…ebilim_13.08.2012.pdf
  • nietzsche'nin "god is dead" manifestosunda degindigi durum:

    what did we do when we unchained the earth from its sun? whither is it moving now? whither are we moving now? away from all suns? are we not perpetually falling? backward, sideward, forward, in all directions? ıs there any up or down left? are we not straying as through an infinite nothing? do we not feel the breath of empty space? has it not become colder? ıs it not more and more night coming on all the time?

    tanrı'nın yoklugunu dünyanın güneşinden mahrum kalmasına benzeterek, onun yoklugunda dünyanın yönsüz bir şekilde sonsuz bir düşüşün içine girdigini, ve bu durumun sonsuz bir hiçligin içinde başıboş kaybolmaya benzedigini söylüyor. insanları birleştiren kabul edilmiş standart bir ahlak sisteminin yoklugunda, iyi ya da kötüyü belirlemenin bir yolunun da kalmadıgını ekliyor.

    şurada daha güzel açıklanmış haliyle:

    nietzsche seems to be suggesting that the acceptance of the death of god will also involve the ending of accepted standards of morality and of purpose. without the former and accepted faith-based standards society is threatened by a nihilistic situation where peoples lives are not particularly constrained by considerations of morality or particularly guided by any faith-related sense of purpose.
  • ahlakın bireysel bir kavram olmadığı idrak edilmediği müddetçe sarfedilen ve edilecek sayısız iddia ile birlikte geçersiz olandır.
  • ahlaki illa temellendirmek isteyen varsa insanda temellendirebilir. ben, ornegin, ahlaksizim.

    son donemin modasi, bu konularda eskisi gibi (ki bunu yapan hala cok): "allah olmasa ben herkese tecavuz ederdim, ama allahtan allah var, ondan korkumdan yapmiyorum bunu. ateistlerde o korku da yok!" demek yerine daha entel cumlelere basvurmak, uzun aciklamalar yapmak. yalniz dikkat edin her sey yukardaki basit iddianin bir totolojisi.

    ayrica ahlak nedir ve gerekli midir? ayri bir soru. yalniz ahlakin taniminin nasil ve neyle yapildigi önemli burda, cunku ahlak adi altinda sunulan seylerin cogu zaten dini ideolojilerin doktrinleri.

    son olarak, ateizm totaliter bir dünya görüsü degil. sadece insanligin sorunlarindan birine karsi birilerinin tutumudur. bir insani müslüman diyerek tanimlayabilirsiniz, eger gercek anlamda seriata bagliysa, ama kimseyi ateist diyerek tanimlayamazsiniz. bu sadece tanri kavramini ve dinleri kabul etmediginiz gosterir. ateist insanlar arasinda dünya görüsleri cok farkli olanlar vardir. ülküleri, cizgileri, yasayislari farklidir. ateizmden boyle bir temellendirme beklemek zaten, yukarda meselenin totolojisini yapan insanlarin cahilligi.

    yani ateizm rasyonel bir temellendirme getirmek durumunda degil bu konuya, ancak dinlerin bu konuya rasyonel bir temellendirme getirdigi iddiasi komik. dinin kendisi ve inanc rasyonel degilken, ona temellendirilen sey nasi rasyonel oluyor? enteresan...
  • yersizdir. ahlakı temellendirebilseler ateisti, müslümanı, hristiyanı, kalmayacak bu işin zaten. herkes kendine göre eğip büküyor. ahlak diye bir kavram yok. ahlak felsefesi vardır. dinlere bağlı olmayan toplumsal kurallardır. dinler bu kuralları savunuyor gözüküyor diye, ahlak dinle nasıl bütünleştirilebilir anlamıyorum. ahlak üzerinden kavram yaratmaya çalışanlar var. onlar çok sonuçsuz kalıyorlar.

    ahlak ile ilgili tartışmalarda bir tane doğru düzgün ahlakı tanımlayan insan evladı görmedim. en genel olanı toplumsal kurallar bütünüdür. o da ahlakın statüsünü niteliyor. ahlak kavramsal olarak yine yok ortada. o kurallar nedir? kime göre, neye göredir? müslümanlara göre kadına şiddet ahlaki, ateistlere göre değil. bu toplumsal kurallar bütünüyse, böyle tehlikeli bir sonuç çıkıyor. her müslüman karısını dövüyor mu hayır? savunan ve karşı çıkan müslümanlar var mı? var. karısını döven ateist yok mudur? var. o zaman ahlak da dinler de kendi içlerinde bölünmüş, parçalanmış.

    insanda vicdan vardır. gerisi yalandır. insan vicdanını nasıl rahat tutuyorsa o yalana inandırır kendini. ahlak olur, din olur, hastalık olur, her şey olur... insanlar kendiyle ve gerçeklerle yüzleşmekten kaçtığı sürece tüm dünya ahlaksız kalmaya devam edecek zaten. temelini falan siktir et...

    bu da referans olsun:
    (bkz: #30493524)
  • kant bi yerde şunu demişti mealen de şimdi arayıp bulamıycam:

    "tanrı iyiye, iyi olduğu için iyi der; yoksa iyi, tanrı iyi dediği için iyi değildir."

    lan hiç teori tartışasım yok. köpekle, kedinin şaşırtan dostluğu diyorum.
    kitapsız, inançsız iki mahluk bile iyi geçiniyor. bitti gitti.
  • tanrının varlığı ve tanınması ile toplum olarak uyum içerisinde yaşama arzusu birbirleriyle alakalı olabilirler, gördüğümüz örnekler buna işaret ediyor olabilir, ancak bu nedensellik gerektirmez. benzer bir mantıkla ilerleyen insanlar, dünya üzerindeki sivrisinek sayısı ile küresel ısınma birbirine paralel gelişmede olduğu için küresel ısınmanın sebebi olarak sivrisinekleri de gösterebilir, aman diyim. dolayısıyla tanrıyla ahlak arasındaki ilişki doğrudan neden sonuç değil, bir gözlemsel tesadüftür.

    işin özüne gelecek olursak, toplum halinde yaşamak bütün canlılar için bir sorun: çam ağaçları birbirlerini gölgede bırakıp köklerini sarmalayarak mücadele ediyorlar, sürü halinde yaşayan hayvanlarda iç çekişmeler oluyor, daha bir dolu örneği kendiniz de gözlemleyebilirsiniz. canlılar içerisinde aklını soyut düşünceye bu kadar çok kullanmaya alıştırmış olan nadir bir tür olan insanoğlu ise, bu yolu takip ettiği sürece gelişmekte olan üyelerini, çocuklarını ve bedensel olarak gelişimi geride kalmış ancak zihinsel katkısıyla toplumu ilerletebilecek bireylerini korumak istedi. fiziksel güçten öte ilk kez dünyayı değiştirme ve kendine uygun hale getirme güdüsü sayesinde onları koruyacak, onlara ailenin yokluğunda yol gösterecek, toplum içerisinde de huzuru sağlatacak, kuşaktan kuşağa aktarılacak sistemli bir bilgiye ihtiyaç vardı. o zamanlar kimse bu işin azmettirici, cezalandırıcı bir kuvvet olmadan başarılabileceğine inanmıyordu, o yüzden tanrı ve ahlak bir anda ortaya çıktı.

    bundan bize ne diyorsan: çağ değişiyor, insanlar azmettirici, yönetici, her hareketini gözleyip içgüdüsel isteklerine ket vurmak isteyen bu düşünceden çıkış yolu arıyor, politik otoriter rejimlerden kurtulduk, şimdi sıra bunda, çünkü ahlakı isteme nedenimiz hala aynı. yeni yetişen bireyleri, düşkünleri, fiziksel özellikleri yetmeyen insanları koruyacak bir ahlak istiyoruz, çünkü onlar bizim geleceğimiz, aynı amaçla dünyayı ve evreni yaşanabilir hale getirecek ve kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz. düşünce olarak bu kadar özgürken büyük biraderin ahlaki bütün davranışları izliyor olması artık saçma geliyor ve bu saçmalıklarla bizden sonraki kuşağın da uğraşmasını istemiyoruz. görünmez bir polisin her hareketimizi izliyor olma ihtimalini düşünmekten bıktık, kendi isteğimizle ve irademizle toplumla uyumlu bir hayat sürmek istiyoruz. alın size temel, bunu da yıkabilene aşkolsun artık.