şükela:  tümü | bugün
  • falih rıfkı atayın anılarının yer aldığı kitap
  • iris murdoch'un kitabı. "platon sanatçıları niçin dışladı?" alt başlığını taşıyor. tanınmış ingiliz romancısı ve felsefecisi iris murdoch, ateş ve güneş adlı incelemesinde, antikçağ'ın büyük filozoflarından platon'un sanata karşı almış olduğu olumsuz ve kuşkucu tavrın bir yandan düşünsel temellerini araştırırken, bir yandan da 'sanat' ve 'sanatçılık' kavramlarının filozofun yapıtlarında çeşitli ortaya çıkış biçimlerini, 'gerçek' kavramı ile sanat olgusu arasındaki karmaşık ilişkiyi, sanatçıların 'gerçeği' çarpıtan kişiler oldukları yolundaki platoncu savın geçerliliğini sıkı bir eleştirel süzgeçten geçirir. ve kant, kierkegaard, wittgenstein gibi çağdaş düşünürlerin bu konuya ilişkin yaklaşım ve görüşlerini de aktararak sanat olgusunun günümüz insanının yaşamında tutması gereken yeri zengin ve yorumlarla dolu, derinlikli ve ustalıklı bir üslupla dile getirir. (arka kapak)
  • falih rıfkı atay'ın birinci dünya savaşında suriye, sina ve filistin'de yaşadıklarını anlattığı anı kitabı. kitap ilk kez latin harfleri ile bu yıl basıldı. bu yüzden benim gibi tarihe meraklılar açısından oldukça önemliydi. 100 yıl kadar geç basılmasından daha ilginç olan bir diğer nokta ise kitaptan falih rıfkı atay'ın hiçbir biyografisinde bahsedilmemesi.

    kitaba gelecek olursak, okurken beş parasız bir askerin tren garından, savaş alanına kadar neler yaşadığını, neler gözlemlediğini hissetmek mümkün. çok güçlü bir kalem falih rıfkı atay. o neslin içinde yeşerttiği milliyetçi büyük iddianın, tarihin ve gücün yavaş yavaş nasıl eridiğini artık daha iyi anlıyorum. oysa ankara'cı minimalistleri hep eleştirmiştim. küçük zaferlerini abarttıkları üzerineydi tüm görüşüm. o küçük zafere bile muhtaç kalmışlar. tek bir bacağını arap çöllerinde bırakan bu türk subayından daha çok vatansever değil çoğumuz. 100 yıl kazanmak içindi hepsi üstelik. sadece 100 yıl.
  • cumhuriyet dönemi edebiyatı gazeteci-yazarlarından falih rıfkı atay tarafından kaleme alınmış ve döneminin gerçeklerine parmak basan kitabın adıdır. kitap hürriyet gazetesinin kuponları vasıtasıyla elime geçti ben de okuma fırsatı elde ettim ve kitaba yeni başladım. yaşadığım bu heyecan ile de ilk izlenimlerimi buraya yazmak istedim ve yeri geldikçe de edit yapacağım.

    eser ilk defa osmanlı türkçesi ile kaleme alınıyor ve aradan 90 yıl gibi uzun bir zaman geçtikten sonra günümüz türkçesine muammer sarıkaya tarafından çevriliyor. kitapta 1. dünya savaşı'nda suriye-filistin cephesi'nde geçen olaylar anlatılmıştır. cephe komutanı ise suni kalıplar kullanılmak yerine zaaf ve yetenekleri ile anlatılmıştır.