şükela:  tümü | bugün
  • eurovision icin bicilmis tayttir kendisi.
  • küçükken tayt nakli yaptırmış.
  • çok garip bir kadın bu. ben 5-6 tane dil bilsem tarih profesörü olurum, bu hımlama hımlama hindistan diye şarkı söylüyor.
  • babaannemle adaş olmasından dolayı libidoma hiçbir faydası olmayan kişi, gülpembe lan resmen.
  • an itibariyle 329. kısa dönemlerle beraber askerliğini sürdürmekte olan asker ateşesi. bizim bölükteki askerler için ''tüfeykk ommmza'' neyse, bu kadın sesinin salla şarkısı da o. gece uyurken, sabah uyanınca, rüyamda her yerde bu kadın ve sesi var. günlerle anlaşıp belli saatlerde kendi sesini zamanın ilerleyişine monte etmiş sanki. ezandan çok duyduğum tek melodi oldu anasını satim şarkıları. askeriyenin marşı haline geldi. büyük iştimalarda paşa'nın önünden tören yürüyüşüyle geçerken bando takımı çalmaya başlayacak yakında.

    sabah, kışladaki tost ocağında sakin sakin çayımı içerken, kendimi; ''çavuş sen söyle bengü mü atiye mi?'' sorusuyla beraber dipsiz bir kuyuda buldum. uzun dönem üç tane asker oturmuş bunu tartışıyor. üniversitedeyken biz de çok yapmıştık benzeri muhabbetleri. ''3 milyon dolara shaq'ın yükünü indirir misin?'' sorusu hala beynimde yankılanıyor mınnıskim. muhabbete adapte olmak kolay oldu bu sayede. beni askere uğurlarken, babam; yanında olmasak da ordaymışız gibi düşün falan demişti. ama öyle olmadı. bizim kışlada olmasa da, bizim koğuşlarda kalıyormuş gibi hissettiğim kişiler annem babam değil; bengü ve atiye oldu. bütün gün kantinden dışarı çıkmazsam ikisinin adını koparmada 20, silkmede 45 kere duyuyorum. bengü ve atiye olimpiyatlarında gümüş nişana çok yakınım.

    ''arkadaşlar kariyer olarak bengü daha eski ama atiye'nin de çıkışı fena olmadı'' deyip iki tarafın da gönlünü edeyim dedim. çocuklar ''ne kariyeri amına goyyim'' deyip gittiler. atiye deniz'in albümü ya da şarkıları hakkında en ufak bir fikrim olmadan bu entry buraya ulaştı. ama askeriyede kulaktan ve dilden düşmeyen popçu kadınlar diye bir başlık açan olursa(ben üşeniyorum sadıç) ben seve seve gece oturmasına gelirim.
  • azeri kızı günel'in ingilizce bilen versiyonu.
  • askerdeyken ne hoş geliyordu kulağıma ve gözüme. evlenilecek kadın gibi geliyordu adeta.
    öte yandan askerde çekirdek ve fanta dünyanın en keyifli ziyafeti, %30'undan fazlası çözülmemiş çengel bulmaca sınırsız eğlence, posta gazetesi'ndeki haydar dümen yazıları boccaccio'nun decameron'u gibi geliyordu.
  • tüm değer yargılarımdan şüphelenmeme neden olan hatun kişi.

    ses desen sıradan, güzel desen güzel değil, azeri kızı günel'in bir değişiği, şarkılarına bakıyorum bir tanesini bile oturup dinleyemem sonuna kadar...

    sözlerin derinliğine bakın:

    "aylardır çıkıyoruz
    kahve, çay anlaşıyoruz
    kalmadı park gezmediğimiz
    kalmadı mağaza girmediğimiz "

    neyse, sevenlerini üzmeyelim, ben zevksizimdir belki...
  • taytından kurtulsa süper bir insan olacak.
  • sallanın klibiyle yıllardır içime gömmüş olduğum kıvırcık saç fetişizmini uyandırmıştır. evet bunu sen istedin atiye, sen de biliyosun ki o saçları kıvıttırmamalıydın!!