şükela:  tümü | bugün soru sor
  • recep tayyip erdoğan'ın fark ettiği takdirde yeni bir "çılgın proje" olabilecek proje.
  • cebelitarık ve çanakkale boğazları'na yapılacak devasa hidroenerji barajları ile akdeniz'in sularını ikiyüz metre aşağı çekmesi yetmezmiş gibi, fazla su ile sahra çölü'nü yeşertme düşüncesi ile çılgın proje'nin en baba olanı'ndan.

    süveyş ve panama kanalları dede kalır, o başka.
  • çanakkale boğazına, cebelitarık boğazına ve sicilya-tunus arasına baraj yaparak batı akdenizin deniz seviyesini 100 metre, doğu akdenizin 200 metre düşürerek avrupa ile afrikayı birbirine bağlamayı amaçlayan 1920'lerde ortaya atılıp hakkında çok konuşulan, almanların çılgın projesi.

    şöyle bir şey
  • kulaga absürd gelse de beni heyecanlandirmis büyük düsüncedir. düsüncenin dayandigi temel siradisi. nehrin akisindan degilde denizin buharlasmasindan elektrik üretiyorsun.

    proje söyle atlantropa: ilk önce cebelitarik ve canakkale bogazlarina birer duvar örüyoruz, akdeniz gölünü olusturuyoruz. sonra zamanla buharlasmayla akdenizde su seviyesi düsüyor, mesela izmir artik kiyidan 5km uzakta kaliyor, toplamda tüm akdenizde fransa büyüklügünde yeni toprak kazanilmis oluyor. su seviyesi düsünce sicilya adasi ve libya birbirine epey yaklasmis oluyor, hemen oraya da bir duvar örüyorsun. atlas okyanusu su seviyesi 0m, akdeniz -100m, ege -200m olacak sekilde ayarliyorsun. okyanustan akdenize sonra egeye suyu türbinlerin icinden gecirerek bosaltiyorsun, projenin özü bu.
    projeyle 110 bin megawatt elektrik üretilebilirmis (türkiyenin 2015 yili üretimi 71 bin megawatt).

    bu baraj yapildigi takdirde dünyada deniz su seviyesinin 1m artacagi hesaplanmis, bu da epey kiyi sehrinin su altinda kalmasi demek.

    ayrica akdenizde yeniden yapilmasi gereken limanlar, süveys kanalinin uzatilmasi, akdeniz cevresindeki yeralti su seviyelerinde düsüs, kuraklik vs. bir cok problemi beraberinde getiriyor.
  • sozlukte sasirtici sekilde coktan basligini bulmus konu. herman sörgel adli projeyi gelistiren mimar, bunu avrupa kitasindaki catismalari cozume kavusturacak, sonrasinda ise afrika kitasindaki avrupa kontrolunu arttiracak ve irkci bazli bir bakis acisiyla da gelistirildigi acik olan bir sekilde kamuoyuna sunmustu.
    bu yilki ahr sayilarindan bir tanesinde bu konuda guzel bir makale var, ilgilenenlere oneriyorum. isin enteresan tarafi, sörgel bu projeyi weimar almanyasindan hitler nazizmine oradan da ikinci dunya savasi ardi bati almanyasina kadar cok farkli rejimler altinda yaymaya calisti. olumu ardindan proje unutulsa da 30lar ve 50ler arasi epey konusulan bolca haberi yapilan bir konuydu.
  • en büyük sorunlarından biri, çok büyük bir proje olması.*

    akdeniz havzasında yaşanacak büyük değişimlerden dolayı büyük bir konsorsiyum kurulmak zorunda;

    ana baraj bendinin ispanya-fas arasında yer almasından dolayı, bu iki ülkenin mutlak desteği gerekli.

    çanakkale boğazına da bir baraj yapılması gerektiği için türkiye'nin desteği gerekli.

    suveyş kanalının değiştirilerek kanal-baraj formuna sokulması gerektiği için mısır'ın desteği gerekli.

    bu ülkelerin kesin desteğinin gerektiği bir projede her ülke daha fazla taviz elde etmek için sürekli nazlanacaklardır.

    ayrıca akdeniz havzasının haritası baştan aşağı değişeceği için akdenize kıyısı olan ülkelerin de desteğini almanız gerekir. ki bu durum da, bu bölgede yer alan türkiye-yunanistan adalar ve kıta sağanlığı sorununun, israil-filistin toprak sorununun, ispanya ile bask-katalan mücadelesinin ve havzadaki başka sorunların boyut değiştirmesi ve başka noktalara evrilmesi demek. tarihte bundan daha azı için dahi savaşlar çıktı.

    akdeniz'de donanması olan ülkelerin donanmalarını yeniden yapılandırmaları gerekir. bu ülkelerin bu duruma itiraz etmemeleri gerekir.

    ayrıca akdeniz'i küçülterek bu donanmaların oyun alanını çok küçültüyorsunuz. orduların birbirlerine bu kadar yaklaştırılmaları her zaman tehlikelidir. yeni akdeniz üzerinde bir hakimiyet çatışması yaşanabilir.

    ayrıca siyasal olarak avrupa ile afrika'nın birbirine yaklaşmasından dolayı, bu iki kıtada da asgari bir destek sağlamanız gerekir. avrupa birliği projesinden bile daha büyük olabilecek bir proje bu. imparatorluklar çağı sona erdi. artık hiçbir siyasal güç tek başına akdeniz'e hakim değil, çevresi ufak ufak ulus-devletler ile dolu. bu da çok fazla çatlak ses demek.

    ayrıca afrika'da yatırımları olan çin, abd gibi devletlerin de en azından itiraz etmemesi gerekir.

    bunun dışında, her ne kadar barışçıl bir proje de olsa, yaratıcısı herman sörgel de bir kitabında hitler'den bir alıntı yaptığı için, proje karşıtlarının "nazi lebensraum* projesi inşa ediliyor" olarak karalama propogandalarını aşabilmesi gerekiyor. "avrupalı emperyalistlerin afrikayı işgal planı" olarak bile yorumlanacak tepkileri aşabilmesi gerekiyor.

    afrika ile yakınlaşan avrupa'nın, bu projenin tetikleyeceği dev bir afrikalı göç dalgasını nasıl kontrol edeceği düşünülmeli. sadece suriye'den yaşanan göçler bile avrupa'nın siyasal görünümünü değiştirdi, aşırı sağı güçlendirdi. bu proje ile avrupa'nın kapılarını tek bir ülkeye değil, tüm afrika'ya açıyorsunuz.

    ayrıca projenin, dünya denizlerini bir miktar yükselteceği için dünya'da kıyıda limanı olan şehir sahibi ülkelerin muhalefetini aşabilmesi gerekiyor.

    bölgedeki doğal hayatı tümden değiştireceğinden çevrecilerin muhalefetini aşabilmesi gerekiyor.

    bu çapta bir projenin uluslararası dev finansmanının çözülmesi, çok uzun vadeli olacak bu finansmanın dünya'daki siyasal ve ekonomik krizlerden nasıl etkileneceğinin çözülmesi gerekiyor.

    avrupa'ya muazzam ölçüde bir enerji sağlanacağı için, avrupa'ya doğalgaz üzerinden enerji sağlayan rusya gibi ülkelerin de muhalefeti bir şekilde aşılmalı.

    bunlar sadece şimdilik aklıma gelen, her biri tek başına projeyi engelleyebilecek potansiyel problemler.

    kısaca, baraj bendini değil ama sonrasındaki toplumsal yapıyı inşa edebilmek için fazla büyük olan proje.