1. yatak odalarimiza izinsiz giren televizyon misali, hayatimin bir kesitinde tezahur etmis bir porno cesidi olarak hafizamda yer etti atli porno.

    universitenin birinci senesinin yaz aylarinda, universite ile ayni sehirde bulunan bir turistik tesiste staj yapmaktaydim. tesislerin restaurantinda calisan, bizim de o zaman $efimiz olan bir agabeyimiz vardi. $ef dedigime bakmayin, zaman gectikce aramizda ki iliski ense tokat parmak kivamina geldi. saf ve kafa bir adamdi. biraz da abazan bir kisiligi vardi bu agabeyimizin. biz de o zamanlar biraz pornoyla fazla hasir nesirdik. yani elimizde imkan vardi, istanbulda yasiyorduk, internet falan. $efimiz de bunun farkindaydi. dedi birgun "lan oglum atli porno bulsaniza bana bir yerden, istanbul'da falan vardir satiyorlardir sokaklarda". sonrasindaki birkac gun "abi nerden cikti bu atli porno sevdasi, ne alaka at falan" muhabbetleriyle gecti. lakin oyle tahmin ettigimiz gibi " eskiden bizim koyde atlarin tecavuzune ugradim arkada$lar, bundandir merakim" tarzi ibretlik bir cevap alamadik. sadece merak duydugunu ve cok hosuna gittigini soylemisti. "tamam abi, istanbul'a gidince bakariz bir caresine" dedim bende. dedim demesine ama, ayni bolumden bircok arkadas ayni yerde staj yapmaktaydik o sirada. neden bu atli porno talebinin muhattabi ben oldum diye de kendi kendime sorular sormuyor degildim. ates olmayan yerden duman cikmazdi gayri.

    sonrasinda staj bitti ve istanbul'a dondum. tahtakale ve benzeri yerlerde sokak saticilarindan porno film satin alma devirlerinin yavas yavas sona erdigi zamanlardi. birgun tuttum yine tahtakale'nin yolunu. (yine dedigime bakmayim baska sebepler icin giderdim tahtakale'ye hep.) orada bu pornocu abilerin hep takildigi bir ara sokak vardi, hemen bastim gittim oraya. yanyana dizili olan bu abilerden rastgele birinin tezgahina yaklasip "abi dedim atli film var mi?". aldigim cevap tabi ki klasikti. "var var abi olmaz mi" deyip tezgahin altindan eline ilk gelen cd yi cikartip verdi bana. "abi emin misin bu atli filmmi baska birsey cikmasin icinden" dedim. "yok abi olur mu, eger oyle birsey olursa gel degistir biz burdayiz hep". ulan dedim yine aldik alakasiz bi filmi hadi hayirlisi deyip ayrildim oradan. eve geldim cd yi taktim bilgisayara. alakasiz birsey cikmadi, hatta hicbirsey cikmadi. cd bostu. calismiyordu. o zaman anladim ki bu is boyle sokak saticilariyla falan olmaz, bosuna ugras vermenin anlami yok. lakin bu sirada ismi lazim degil bizim $ef ariyordu beni ara sira. nooldu bizim siparisler diye. abi diyordum "yok valla gittim o kadar yol teptim, aldim cikmiyor atli film falan hic. yok yani buralarda" dedim. ve kisa sureligine ortbas edebildim bu konuyu. ara ara gorusmelerimizde elbet gundeme geldi konu pek tabi.

    universite ucuncu siniftaydim. aylardan mayis, bahar senlikleri falan, heryer civil civildi. bahar senliklerinin son gununde yine bu staj yaptigimiz tesislere gittik. eglenceler, konserler falan orada olacakti. orada yine bu at sever $efimizi gorduk. "naapiyosun abi nasilsin dedim" ."naapalim ya iste calisiyoruz i$ guc falan. bizim biraderi kaybettik bir de" dedi. $ok olmustum. zira gormustum bir kere adami. daha cok gencti. " abi dedim nasil oldu ya, daha cok gencti hicbirseyi yoktu, hastalik falan mi" dedim. uzulmustum gercekten. neticede uzaktan da olsa tanidigim genc bir insanin hayati sonlanmasti. "yav birden hasta oldu, cok ani oldu." dedi. ne diyecegimi sasirmistim. "basin sagolsun abi" diyebildim sadece. ama bunun hemen ustune $efimin sordugu soruyla irkildim: " saol canım. yav nooldu bizim siparisler, hic baktin mi ya, valla olum bir yerden bulsana sunlari, bekliyoruz hala valla". az once yine diyebilecegim bir laf varmis megersem. asil $imdi ne diyecegimi $a$irmi$tim. dumurlardan dumur begenmistim, oylece bakakalmistim. istemsizce guldum. sonra o da gulmeye baslayinca bu trajikomik durum kar$isinda istemlice gulmeye, hatta kahkahalar atmaya basladim. o da guluyordu ayni sekilde. iste o anda orada ki manzara bu sekildeydi.

    takip eden yillarda ne zaman gorussek bu konu hep gundeme geldi. "olum nooldu bizim filmer", " tamam abi ariyorum valla, bulunca getiricem" kisir dongusunden ileri gitmiyordu ama. cunku o universite ortaminda, boyle bir seyle ugrasmayi kendime yakistiramiyorodum. "olum bizim tolga var ya 4. siniftan, sinem ile cikmaya baslamis, valla yapti yapacagini en sonunda. ben de gecen gun barda bi kizla tani$tim. cok tatli bi hatundu, eve attim, offff superdi valla. eee sen naapiyorsun". " hic valla bizim $efin sipari$leri vardida, atli filmler, onlari indiriyordum internetten" gibisinden insani psikolojik olarak bunalima sokacak durumlardan kacinmak icin $efimin bu talebini kulak arkasi yapiyordum.

    gel zaman git zaman universite bitti. hayatimin en guzel sayfasini kapatirken bir daha boyle bir taleple karsilasmayacak olmam yuzundende buruk bir sevinc duyuyordum. "tanrim kimse artik benden gelip atli, hayvanli porno film sormayacak"

    hemen ardina gelen askerlik, sonrasinda i$ aramakla gecen zamanlarla birlikte mezuniyetin ustunden bir bucuk yil gecmi$ti. ve ilik bir agustos aksaminda telefonum caldi. tanimadigim bir numaraydi. actim. ama ses tanidikti. " vay kardesim naapiyorsun, nerelerdesin, hic aramiyon sormuyon, neler yapiyorsun". "vay abi naapiyorsun iyiyim valla naapim askere falan gittim, $imdilerde i$ ariyorum. baya uzun zamandir konu$mamistik, ya hayirdir nerden esti boyle". "hic ya arayayim dedim oyle bi. ya birde bir$ey soracam. ya nooldu bizim filmlere hic baktin mi olm. artik bir bak ya, valla cok rica ediyorum." yine ne diyecegimi bilemez bir hale gelmi$tim. bunca senelik oyalama taktiklerinden sonra artik ne diyebilirdim ki. "abi tamam valla bu sefer bakacam, sen hic uzulme, gercekten kafana takma" deyip kapattim. sonra da bunu gercekten kafasina takip takmadigini dusundum. sanirim takiyordu. ama bu son konu$mada beni en cok $a$irtan detay $efimin artik evli barkli bir adam olmu$ olmasiydi. haline uzulsemmi $a$irsammi bilemedim. ama o anda kendi halime acidim dogrusu. universiteden geriye kalan, okudugum sehirden beni tek hatirlayan, tek arayan kisi ruyasinda atlara fisildadigini tahmin ettigim $efimdi. birkac ay daha oyaladim bunu. cunku o zamanlar ki ruh halim gercekten kotuydu. boyle bir isle ugra$acak mecalim yoktu. ama o birkac ay sonra tekrar aradi. "olm nooldu bizim filmer, sen de hep oyaliyorsun bizi. valla halledersen su i$i cok sevinirim be canim." iki gun sonra bir daha aradi. ondan uc gun sonra bir daha aradi, bir daha aradi, bir daha aradi. artik anlamaya ba$lami$tim ki yolun sonuna gelmi$tim. kaci$ yoktu daha fazla. aci aci guldum halime. bu arada artik bir i$im vardi benim de. ama bu sefer de hayatimin iyice monotonluga ve tekduzelige sarmasindan dolayi manevi bir cokuntu icerisindeydim. ama her ne olursa olsun artik kaci$ yoktu bunu biliyordum. ya bu i$i halledecektim, ya da bu tacizlerle ya$amaya ali$acaktim.

    ve birkac gun icinde kendimi bu manevi cokus icerisinde, internetin basinda o torrent senin, bu e-mule benim atli film ararken bulmu$tum. bu birkac hafta suren ara$tirmalarim esnasinda da hemen her gun ariyordu. tamam diyordum abi "bu sefer gercekten hallediyordum, indiriyirom senin filmleri, sabret biraz". "olm kac ay oldu ama" diyordu. "ya abi bir tane dvd dolduracam yani nerden baksan 4 gb lik atli filmi bulmak kolay mi, bekleyecen aritk o kadar." diye de sitemkar bir sesle gonlunu ferah tutmasini salik veriyordum. ama ya benim gonlumu kim ferah tutacakti. ya$adigim hayata bakiyordum ve $u ugra$tigim i$e bakiyordum. dibe vurmak boyle bir$ey olsaydi gerek diye du$unuyordum. $efim artik her aramasinda da " ya olm dvd nin hepsini doldurma sende yarisini falan doldur gonder" diye de akil veriyordu. az ile yetinmek, tatminkar olmak boyle bir$sey olsa gerek diye dusunmeye de sevk ediyordu beni ayrica.

    son zamanlarda ki baskilarina daha fazla dayanamayaraktan verdigi akila uydum ben de ve yaklasik 2 gb lik film indirdim ve dvd ye yazdim. ondan sonra da i$ten arda kalan bir i$ gununde filmleri kargoya vermeye kalmi$ti her$ey. ustumde ki buyuk yuku atmam icinde onumde kalan son engeldi bu. $efimin bu siralarda iyice zivanadan ciktigini ve gun sektirmeden beni aradigini da eklemek isterim. neticede bir i$ gunu dvd yi kargoya verdim. cd kabini renkli bir ciltle de kaplami$tim. cunku oyle buyurmustu zerdu$t. i$ime en yakin kargo $ubesine gidip verdim pakedi. "ne var icinde" diye soran kargo gorevlisinin suratina baktim. o kabin icinde, hayatimin en guzel donemimin hayal kirikliklari, umitsizlikleri, absurtlukleri, bosvermisligi, tatli huzunleri, aci gulumsemeleri vardi. belki de en onemlisi hayatimda bir daha hic acmayacagim sayfaydi o pakedin icindeki.
  2. at tv'nin gece kuşağında yayına giren filmler.

atlı porno hakkında bilgi verin