şükela:  tümü | bugün
  • yanlış çalmayı bilmektir.
  • alışmadık bünyeler için başta ciddi ciddi rahatsız edici bir müzik türü. hatta -her atonal eserin değil elbette ama- birçok atonal bestenin psikopat yaratmak için eşi bulunmaz malzeme olacağına inanıyorum. çalarken de böyle oluyor mudur bilemem ancak dinlerken inanılmaz konsantrasyon gerektiriyor. hatta daha ileri giderek şöyle de diyebilirim: bu müziği pasif bir şekilde dinlemek imkansız gibi bir şey. yani fonda çalsın ben işime bakayım diyemiyorsunuz. oysa birçok melodik eseri gün içinde farkında bile olmadan pasif bir şekilde dinleyip geçiyoruz. ama en azından ben atonal bir beste duydum mu kulaklarım köpeklerinki gibi dikiliyor ve duymazdan gelemiyorum onu.

    atonal bir besteyi tanımlayacak müzik bilgim yok ama teşbihte hata olmaz diyerek bende çağrıştırdığı birkaç şeyi sayabilirim sanırım. ilk kez atonal bir besteyi duyduğumda aklıma gelen ilk sözcük discrete idi. sonra tonal bir eser n'inci dereceden x'e bağlı bir y fonksiyonu ise (misal y=ax^n + bx^(n-1) + ... + c) atonal bir eser onlarca ayrık y=a ya da x=b sabit fonksiyonu gibi bir şey olmalı dedim. sonra kabızlık diye geçirdim içimden çünkü bir türlü boşaltılamayan bağırsağın verdiği his gibi rahatsız edici, hatta çıldırtıcı olabiliyor atonalite. ya da bir türlü doğmayan bebek gibi; saatlerce bitmek bilmeyen doğum sancısı gibi bir şey. çalınan enstrümanın mütemadiyen akort edilmeye çalışıldığı hissini veriyor atonalite. zamanla kulak biraz daha alışınca aklıma çocukluğumun sevdiğim oyunlarından biri geldi: noktaları birleştirip şekil çıkarmaca. atonal müzik bunun gibi bir şey, aslında bir ahenk bir bütünlük var ama noktalar birbirine bariz çizgilerle bağlanmadığı için bütünü görmek zor. ama sanırım atonal müziğe alışkın bir bünye rahatça görebilir bütünü ilk bakışta. bunun için de hem yetenek hem eğitim gerekir sanıyorum. velhasıl değişik bir tat, en az bir kere tecrübe edilmeli.

    yazarın notu: yukarıdakiler, sıfır* müzik eğitimi olan* birinin zırvalarıdır, ciddiye almayınız. hal böyleyken bu entry'yi yazma cüretini göstermemin en büyük sebebi müzik hakkındaki fikirlerimi dinlemekten bıkmayan, hatta beni bu konuda söz söylemem için cesaretlendiren, eser beğenisi sıfır eğitimli birinin algıladığı düzeyde naif olsun diye yanıp tutuşan mektepli gitar ustası arkadaşım cihan mürtezaoğlu'dur. bu vesileyle kendisine burdan selam ederim.

    edit: bir örnek verelim şöyle. bunun dışında tom ve jerry'nin kaçma kovalamaca sahnelerinde gerilim yaratmak için kullanılan bazı müziklerin de atonal olduğunu sanıyorum.

    edit 2: link uçmuş, yenilendi.
  • coşkumuz büyülü bir bütünsellik algısı tarafından esir alınmasın diye parçanın bütünle uyumlu olma mecburiyetinden kaçış arayışının müzikteki karşılığı.

    bir tür müziksel adcılık diyor fredrick jameson
    (bkz: marksizm ve biçim)
  • bu müziği yapmak isteyenler ilk önce şunu bilmelidir ki ton dışı çalmaya çalışmak tonda çalmaya çalışmaktan daha zordur. çünkü ton dışı müzik bizim doğduğumuzdan beri alıştığımız ve kafamıza oturan müzik anlayışından, becerisinden çok daha farklıdır. ton dışı çalmaya çalışmak beyninizi ölümüne zorlar, sınırları kırmayı, alışılmışın dışında çalmayı gerektirir. insan doğasına aykırıdır.

    bu türde bir eseri normal bir dinleyiciye dinlettiğinizde "bu ne amk. kapat şunu kafamı sikti." diyorsa, türünün güzel bir örneğidir.
  • adorno'nun negatif diyalektiğine ilham kaynağı olması şöyle dursun, gene adorno'ya göre bu müzik devrimci ve anarşiktir. ona göre bizi, içinde bulunduğumuz kötü durumdan (ki adorno hep kötümserdir) kurtarabilecek bir müziktir. ayrıca theodor amca samuel beckett ve absürd tiyatroyu da öve öve bitiremez.
  • klasik armoninin çözülmelere dayanan, uyumlu yapısından farklıdır. düzensizliği; yıkım, hiçlik, yok oluş gibi olumsuz kavramları anımsatır. birkaç örnek vermek gerekirse, poe'nin the fall of the hause of usher adlı eserinden esinlenerek bestelenen, nikita koshkin'e ait usher waltz, bir evin çöküşünü anlatır. leo brouwer'ın un dia de noviembre adlı eseri dışındaki neredeyse tüm çalışmalarında kulağınızın aşina olmadığı sesleri duyarsınız. 1920'lerden sonra atonal müziğin yaygınlaştığı söylenebilir.
  • çok fazla detaya inmeden neden bundan hoşnut olmadığınızı izah edeyim:

    - insan dili belli kurallara, birbirini destekleyen karmaşık tekrarlara sahiptir.
    - doğduğunuz andan itibaren içinde bulunduğunuz dünya bu dili sahiplenmeniz için her şeyi yapar.
    - dili edindikten sonra tüm algılama mekanizmanız onun sayesinde gerçekleşir.
    - her şeyde olduğu gibi müziğin kuralları da dilin düzeninden etkilenir. çünkü dili kullanan insanların sahip olduğu evrensel bir kurallar dizgisi mevcuttur.
    - tonal müzik dilimize benzer şekilde sınırları belli ve birbirini destekleyecek şekilde tekrarlayan kurallardan oluşan bir yapı sunar. bu yüzden bu müziğin beyinde dönüşümü daha kolay ve rahat şekilde gerçekleşir.

    -atonal müzik başlı başına bir yapısökümüdür. yani aslında bir düzensizlik değildir. sizin sahip olduğunuz düzene uymayan başka bir yapıdır esasında. bu yüzden dinlerken hiç keyif almazsınız. zira yukarıda da belirttiğim üzere dil sayesinde benliğinize yapışan bir tür evrensel beklenti yumağınız var. bunları yıkmak öyle kolay değil. büyük bir istekle oturup dinlemeye koyulsanız bile bir süre sonra pes edersiniz. çünkü bu deneyim size öğretilenlere, var olana, herkes tarafindan kabul edilen normlara yani kısacası nefes almak gibi farkında olmadan hep tekrarladığınız alışkanlıklara terstir.

    hipotezli sonuç: tonal müzik dediğiniz şey esasında müziğin bizim dilimize uydurduğumuz bir halidir. yani belki de şu ana kadar dünyada üretilmiş müzik külliyatı aslında müziğin algılayabildiğimiz ufak bir kısmıdır. ki bu yüzdendir ki bize sessizlik dinletmeye çalışan müsizyenleri algılamakta bile güçlük çekeriz.
  • adorno'nun savunuculuğunu yapmasının temel nedeni, eleştirisini kendi içerisinde barındıran bir müzik türü olması olan, schoenberg, berg, webern tarafından temsil edilen müzik türüdür.
  • shonberg sagolsun, adorno'nun negatif diyalektigine ilham kaynagi olmus muzik.
  • adornonun savunuculuğunu yaptığı müzik.