şükela:  tümü | bugün
  • odyofilliğe giden yolun ilk adımı zannediyorum, ilk kalbi hızlı hızlı attıran şarkıyı duyduğunuzda, onu daha iyi duymanın nasıl da bir zevk olacağını düşünmekle başlıyor olabilir.
    bu çok eskiden kasetlerden dinlenilen zamanlara dayanır benim için.

    odyofiller daha iyi duyar diye bir şey olduğunu sanmıyorum ama kaliteli kaynak ve çıkış sağlayan aletin müzik üzerindeki etkisi konusunda daha eğitimli kulakları olduğu aşikar bence. yani daha eğitimlidir kulakları, diğer müzik dinleyen insanlara göre. kaliteli müzik üretiminin hangi noktalar üzerinden anlaşıldığını ve bu noktaların karşılaştırmasını daha kolay yapabilir diye düşünüyorum.

    500 liralık bir sitem ile 5000 liralık bir sistem arasında gece gündüz kadar fark vardır bunu anlamak için odyofil olmaya da gerek yoktur elbet, 10 bin tl lik ses sistemin, 5 bin tl lik olanına atacağı farkı da eminim çok insan farkedebilir. tabii ki meblağlar yükseldikçe aradaki farkları anlayabilecek kulakların eğitilmiş olması gerekmektedir.

    ben her zaman müzik seven insanların, harcayabilecekleri maksimum parayı harcamaları gerektiğini düşünüyorum. kendilerini zorlamayan, sıkmayan, borca batırmayan... çünkü bu yatırımın tatmin dönüşü muazzam bence. sistemle harcadığınız süre, aldığınız zevk, bence bu harcanan paraları daha makul kılıyor .

    canlı yayınlanan bir kayıtta vokalin nefes alışlarının düzensizliği, stüdyo kaydında grubun elemanlarından birinin sakalını kaşıma sesi gibi sesleri duyabilmek gibi detay ve ayrıntılara kadar inebilirsiniz.

    kısacası pahalı bir zevktir ama tatmin edişi ve dönüşü konusunda, harcadığınız paranın çok güzel hakkını verir diye düşünüyorum.
  • muzdarip olduğum hastalığım.

    kulaklık ya da hoparlör bu işin son ayağıdır. olayın aslı kayıt, mixing ve masteringden geçer. yani kaydedilmiş sesi geçene kadar her şey önemlidir. ondan sonrası neyle dinleyeceğiniz.

    piyasada üzerine hi-fi yazılmış sikimsonik kulaklıkları hayvan gibi fiyatlara satıyorlar. bu işin en iyi çözümü tek tek deneyerek kulaklık seçmek.

    50 liralık kulaklık, 500 liralık kulaklıktan iyi ses verebilir. tek tek deneyeceksiniz!
  • aşk mıdır takıntı mı, saçma mıdır mantıklı mı bilmem ama uzun bir yolculuktur kendisi. iliğinizi kemiğinizi sömürür, cep delik cepken delik gezersiniz uğruna aylarca ve yine memnun olmayacak bir şey bulursunuz sonunda sisteminizde... o kabloları almasa mıydım ki acaba?!
  • misafirliğe gittiğim bir evdeki tv'den gelen sese bile tahammül edemez oldum. ciddi anlamda dinleyemiyorum, işte öyle bir şey. 2. el cihaz peşinde ömür geçiyor. alıyorsun, tadına bakıp satıyorsun. hem ev için hem araç için. ocağına incir ağacı dikiliyor ama dinlerken bulutlarda geziyorsun. dinleti yaptığım kişilerin "ben daha önce müzik dinlememişim resmen" demeleri ayrı güzellik. "yav apalyör işte hepsinden aynı ses geliyür" diyen nicelerinin aklını aldım. insanlara bu cihazları anlatmak, müzikten, empedanstan, frekanstan bahsetmek, iyi müzik dinlemelerine önayak olmak, müzikten zevk alan başka insanlarla tanışmak muazzam keyif veriyor bana. otomobildeki hoparlörlerin kulağıma göre duruş açılarını bile ayarlayacak tecrübeye ulaşmak paha biçilemez.

    (bkz: evde plak arabada flac)

    ayrıca:
    (bkz: müzik/#80067957)
  • 6 ay önce (bkz: xduoo x2) * ve (bkz: samson sr850) * ile ucundan giriş yaptığım hobi. bu iki zımbırtının bana 750 liraya mal olduğunu düşünürsek oldukça pahalı bir hobi. belki de hastalık. (hastalık demek daha doğru bir tabir)

    (bkz: dsd) formatında müzik dinliyorum. kelimelerle anlatılamayacak bir keyif bu. ama durmasını bilmek gerekiyor, aksi takdirde daha iyisi derken uğruna evi ocağı batırabilirsiniz.

    odyofil kayıtlara örnek -fikir vermesi açısından- ;

    1-

    2-

    3-

    edit: ne olduğu hakkında hiç bir fikri olmayanlara şunu da söyleyelim. bir mp3 track 3.5 - 7 mb ise bir dsd/dff track 300 - 500 mb boyutunda oluyor. bu örnek kalite farkı açısından biraz daha fikir verebilir.
  • çok tehlikeli bir hobi, sonu yok. çeken bilir.

    edit: kemancı ossurdumu, bas gitaristin tuşesi yanlış filan, tüm düzeneği değiştirtir insana, tekrar söylüyorum, bi bookshelf referans bi speaker seti, ve boktan bi pikap alıp geçin. cd dac olaylarına hiç girmeyin.
  • çekilin... giriyorum hobiye !
  • 5.000tl'den fazlaya döşediğim ses sistemi ile pahalı olduğunu kabul ettiğim hobi...
  • donanım anlamında sonu olmayan bir hastalık gibidir. ancak dinlesenesi platformlar anlamında ücretsiz örnek isteyenler için soundcloud tavsiye edilebilir.
  • arkadaşlar pahalı hobi demişsiniz bir de 5 bin tl demişsiniz. bazı manyaklar sadece kablolarına o kadar para veriyor. görürler mörürler 5 bine sistem döşediğinizi çok üzülürler. japonyada bakır kabloyu bilmem kaç yıl toprak altında dinlenmeye bırakıyorlar sesin kalitesine etki etmemesi için. fazla girmeyin bence bu işe alın sağlam bi kulaklık sesinizi çıkarmayın. en üstteki arkadaşın dediği gibi evi arabayı bırakırsınız bakmışsınız elinizde sadece kablolar var.

hesabın var mı? giriş yap