şükela:  tümü | bugün
  • 35. istanbul film festivalinde "ansızın" adıyla gösterilen 2016 yapımı aslı özge'nin almanca çektiği, ilham kaynağını gizemli bir şekilde hayatını kaybeden defne joy foster'in hikayesinden alan ama bu hikayenin özeli ile ilgilenmeden tamamen farklı bir konu amaçlanarak çekilmiş çok sağlam bir film. (bkz: all of a sudden)

    film sıradan bir aldatan erkek imajını oluşturmamızla başlıyor. ama sonradan işler gittikçe başka bir hal almaya başlıyor. aslı özge, defne'nin hikayesinin bilinen yerini aynen korumuş. kamera kayıtlarında panikle koşan adam görüntüsü dahil kalan kısmını da içeren film son derece başarılı bir kuzey filmi tadında. (bkz: jagten)

    herkesin haklı herkesin haksız olabileceği yeni trend quantum meraklılarına da hitap edebiliyor çok zaman. yan hikayelerin olmadığı tek hikayeli film için tek kusur 112 dakika olması. bu arada film aslı ozge'nin ama asıl sahibi çürük hukuk sistemine sahip ülkemiz. neredeyse hiçbir davanın doğru sonuçlanmadığı ülkede verilecek en güzel tepki taş atmak degil sanatmış demek ki.
  • aslı özge'nin son filmi türkçe adıyla ansızın, istanbul film festivali'nde gösterildikten sonra birçok eleştirmen tarafından olumlu eleştiriler aldı. başrolünde beyaz bant ve soysuzlar çetesi filmlerinde oynayan sebastian hülk yer alıyor.

    güç, adalet, hırs, intikam, göçmen düşmanlığı, mahalle baskısı, kadının toplumdaki yeri gibi birçok toplumsal meseleyi anlatan filmde görüntü yönetmenliği de ön plana çıkmış.

    uzun hali için tık.
  • berbat bir film.

    uyukladığım yerleri oldu. ilk kez sinemada uyumak nasıl bir şeymiş yaşamış oldum. çoğu yerinde gözlerimi zor açık tuttum. "çıkıp gitsem" diye düşündüm ama yarım kalsın da istemedim. öyle ara ara izledim ara ara uyudum bi baktım film bitmiş.

    sanat filmlerinden nefret ediyorsam bi sebebi var. berbatlar.
  • kurgusu süper, gerçekçi bir film. giderek tekduzeleseçek derken ansızın ilginclesen, yaraticilik ve gerçekçilik paralel gitmiş bir senaryo. sonunu tam izleyecegim yegane filmlerden biri derkene makinistin daha oyuncuları okurken şak diye kestiği filim.
  • --- spoiler ---
    izlerken keşke defne joy foster olayını bilmeseymişim dedirtti. zira filmin sonraki adımlarını görüyorsunuz. fakat yine de dava gündemden düştüğü için hatırlayamadığımı sonu bu fimden izleme heyecanıyla izledim. fakat film son anda kurguya döndü.
    --- spoiler ---

    ben çok beğendim. oyuncular da iyiydi, yönetmen de. avrupa sinemasından hoşlanan herkes izlemeli.
  • her filminde başarı çıtasını daha da yükselten yönetmen aslı özge'nin son filmi. çekimler ve hikaye çok güzel, oyunculuklarda gayet başarılı. kadın yönetmenlerin böyle başarılı işlere imza atarak sinema dünyasında adını iyice duyurması da övünülecek önemli bir nokta bence. yeni filmlerini heyecanla bekliyoruz.
  • film başladıktan sonra bir süre defne joy foster'ın hikayesini davayla uğraşmamak için alman karakterler üzerinden anonim bir hikaye gibi anlatmış diyorsunuz, zamanla film bambaşka bir tarafa götüryor sizi, film bittiğinde başta düşündüğünüz olayın sadece bir giriş olduğunu, filmin ana konusunun çok daha derin ve gerçek olduğunu görüyorsunuz. dünyanın kokuşmuş düzeninde nasıl egemen olunduğunu bize göstermesi de filmin sonundaki (tahminimce rammstein'a ait ) müzik ile bitirici kombo vuruşu oluyor ve yüzümüze aşağılık insanlığı tokat gibi vuruyor.

    izlenilesi kesinlikle, sanat filmidir, sıkıcıdır kalıplarının semtine uğramadığı, merakla izlediğim, sonuna kadar ilgimi yitirmeden kendini izlettirmiş filmdir.
  • dünya galasını 66. berlin film festivali’nde yapan ve festivalden avrupa sinemaları özel mansiyon ödülü ile dönen filmin başrollerini, sebastian hülk, julia jentsch ve hans zischler paylaşıyor.