şükela:  tümü | bugün
  • mart 1995 tarihinde tokyo metrosuna zehirli gaz ile saldırı duzenleyip 11 kisinin olumune ve 5000 kisinin zehirlenmesine neden olarak, bünyeyi "ulan yuce denyolar siz de diger salak tarikatlar gibi kendinizi yaksanıza" demeye sevkeden tarikat
  • tarikat adını 1995 yılında tokya metrosuna düzenlediği saldırı ile duyurmuştur. sarin gazının sıvı halini açık bidonlara doldurarak 3 metro hattında çalışan 5 ayrı vagona yerleştirmiş ve burada buharlaşan gaz, araçları sararak 4600 kişinin gazdan zehirlenip 12'sinin ölümüne yol açmıştır. tarikatın bundan başka başarısız olduğu 9 eylemi daha vardır.

    baş tanrı olarak shiva'ya saygı duyan, ilkel budizm ve mahayanist budizm teknikleri öğreten, toplu imha içeren kehanetlerle dolu, budizmle hinduizm karışımı bir çeşit tarikattır.
    bu tarikatı uyduran ve kendisini buda'dan beri "ilk kez aydınlanan" kişi olarak tanımlayan shoko asahara dünyanın sonunun yaklaştığını ve sadece tarikat üyelerinin sağ kalacağını zannediyormuş.

    3 çeşit eğitim sistemi var imiş;

    yoga tantric kursu,
    siddhi kursu
    bodha kursu
  • söylenmemiş ama belirteyim, bu tarikat avustralya'da atom bombası denemesi de yapmıştır vakti zamanında, gerçi tembel down under'lılar pek farkına varmamıştır bu olayın, bir iki yıl sonra ortaya çıkıyordu sanırım bu durum. yani aslında sanıldğından çok daha tehlikelidirler.
  • batman begins ve the dark knight rises filmlerinde esinlenilmiş tarikat.
    metro ve zehirli gaz hikayesi ve son filmde liderin kızının başa geçmiş olması...
    nolan ile konuştum "alakası yok abi yaa" filan dedi ama yemezler.
  • uzman olduğunu iddia edenler tarafından bile maocu aydınlık yol ile karıştırılabilen, apokaliptik tarikat mı desem, terör örgütü mü desem, işte post modern zararlı acayip bir gruplaşma. tokyo saldırısı sonrası terör örgütleri listesine alınmıştır. sanırım isimlerdeki "shining" ile "şinrikyo" kısmı birbirlerine benzetiliyor.
    tokyo saldırısı, bizim de 15 temmuz'da tecrübe ettiğimiz gibi, tarikatların insanları öldürerek kurtarma veya kendinden olmayana değer vermeme/harcama anlayışının en soğuk ve net örneklerinden birisidir. gerçi david koresh'i, davidianları ve waco baskınını düşünürseniz kendi üyelerine de acımamakta ve değer vermemektedirler. insanlığın sonunu virüsler getirmezse, bu tarikat denilen şeyler getirecektir.

    (bkz: sendero luminoso)
  • ilahi gerçek ya da aum olarak da biliniyorlar. geçmiste avustralya, rusya, ukrayna, almanya, tayvan, sri lanka, eski yugoslavya ve abd illerinde de dolanmislardi..
  • 1995'te tokyo*da gerceklesen sarin gazi saldirisindan ve bir baska cinayetten sorumlu tutulan onde gelen bir uyesi gectigimiz ay idam edilmistir...

    http://www.japantoday.com/jp/news/421501
  • 2002 senesinde, ismi aleph olarak değiştirilen tarikatın üyeleri, 1990'ların faaliyetlerinden uzaklaşmakla beraber, hala shoko asahara'nın öğretilerini uygulamaktadırlar ve asahara'nın kızı archari'yi kendilerine lider olarak kabul etmişlerdir.
  • apokaliptik bir japon tarikatıdır.kurucusu;kör ve mistik öğretilerden oldukça etkilenmiş, budizm hinduizm ve birazda yoga karışımı bir öğreti geliştirerek,bununla dünya çapında ün salmış,salt rusyada 40bin takipçisi bulunan shoko asahara'dır.1995 yılındaki büyük kobe depremini bir hafta önceden haber verip tüm gözleri üzerine çevirmiştir..ama yine de adını en çok tokyo metrosuna yaptığı,1930 yılında naziler tarafından geliştirilen sarin gazı saldırısıyla duyurmuştur.
  • kurucusu chizuo matsumoto olan ve 1984 yılında tek göz bir evde temelleri atılan tarikat budizmin temeline dönmeyi vaat etmektedir. 1989 yılında japonya'da dini bir organizasyon statüsüne erişen tarikatın ülkenin elit üniversitelerinden mezun pek çok müridi olması da hakkında "elitler için din" gibi söylemler geliştirilmesine neden olmuştur.

    matsumoto adını 1992 yılında shoko asahara olarak değiştirmiş, yaymaya çalıştığı dine dair bir kitap yayınlayarak kendisini mehdi ilan etmiştir. iddiası dünyanın tüm günahlarını üstlenebileceği, müritlerine ruhsal enerji transferi yapabildiği ve onların da günahlarını yok edebileceğidir. asahara'nın öğretisine göre kıyamet nükleer bir savaş/saldırı sonucu gelecek ve kendisine inananlar bu kıyametten kurtulabilecektir. ayrıca abd'den "canavar" olarak bahseden asahara'nın abd'nin bir gün japonya'ya yeniden saldıracağı fikrinden ilerlediği görülmektedir.

    asahara yarattığı din ile ilgili çizgi roman ve animeler yayınlamış, bu yayınlarda japonya'da popüler olan uzay görevleri, güçlü silahlar, küresel komplo teorileri vb. manga ve anime temalarını kullanmıştır.

    asahara ve yüksek mertebelerdeki müritlerinin nispeten mütevazı hayatlar yaşadığı ifade edilir. hayatlarındaki tek lüks ise zengin bir mürit tarafından hediye edilen kurşun geçirmez bir mercedes-benz'dir.

    david e. kaplan ve andrew marshallın 1996 yılında yayınladıkları kitapları `the cult at the end of the world: the terrifying story of the aum doomsday cult, from the subways of tokyo to the nuclear arsenals of russia`tarikatın öğretilerinin gizli yürütüldüğü ancak talimler esnasında bol halüsinojen kullanıldığı belirtilmektedir.

    1980'lerin sonuna doğru müritlerini aldattığı iddiasıyla sarsılan tarikatın mensuplarını zorla alıkoyduğu, para vermeleri için zorladığı ve hatta ayrılmak isteyen bir müridini öldürdüğü iddia edilmiştir. 1989 yılında tarikat karşıtı olarak tanınan avukat tsutsumi sakamotonun açmakla tehdit ettiği dava başarısız olurken, sakamato'nun japonya'nın televizyon kanallarından birine verdiği röportaj kanal tarafından avukata haber verilmeksizin tarikatın mensuplarını gösterilmiş ve ardından sakamato'nun karısı ve çocuğu ortadan yok olmuştur. tarikatın 1995 yılındaki metro saldırısına kadar akıbetleri bilinmeyen ikilinin saldırının ardından yapılan araştırma sonucu organizasyon tarafından öldürüldüğü ortaya çıkmıştır.

    ilerleyen dönemlerde adı gasp, cinayet ve suikastlerle anılan grup ilk sarin gazı saldırısını batı avustralya'da gerçekleştirmiştir. tarikatın 1995 yılındaki tokyo saldırısından önce japonya'nın başka bir şehri olan matsumoto da dahil olmak üzere üç farklı saldırı daha gerçekleştirdiği düşünülmektedir. ancak tarikatın bu saldırıların hiçbirini üstlenmediği görülmektedir.

    tokyo saldırısının ardından tarikatın fuji dağı'ndaki merkezine yapılan polis baskını esnasında bulunan patlayıcı maddeler, kimyasal silahlar ve rus yapımı bir helikopter tarikatın gerçek yüzünün tamamen ortaya çıkmasını sağlamıştır. shoko asahara tarikata ait binalardan birinde gizli bir duvarın arkasında saklı bulunmuş ve mahkemeye çıkarılmasının ardından idama mahkum edilmiştir.

    1995 yılında yasal olarak din olma statüsünü kaybeden grup 1996 yılında iflasını ilan etmiş olsa da, ülkenin dini özgürlükler kanunu sayesinde yakından gözlenmeye devam edilme şartıyla faaliyetlerine devam edebilmiştir.