şükela:  tümü | bugün
  • ayrica (bkz: fortbildung)
  • abitur* yapmamis olanlar icin praktikum* yapmayi gerektirir.*
  • türkce karsiligi "staj" yada "meslek egitimi"de olabilir.
  • genellikle 3 sene sürer bu süreç. 10'uncu sınıfı bitirip başlanabilinir. şahıs bu süre içinde bir yerde çalışır ve 1-2 gün de okula gider. genellikle gurbetçi gençler kısa yoldan para kazanayım diye bu yolu seçer. maaşları ise yapılan yere göre değişir, örneğin bir media-markt'a ausbildung yapmak 800 euro maaş ile başlar. fakat lufthansa'nın bazı yerleri vardır, ausbildung yapmak için abitur bile isterler, işte bu yerler 1200-1300 euro bile verir, ki bu mebla sene artıkca artar.

    3 yıl sonra şirket seni beğenirse doğrudan bünyesine katar ve çalışmaya başlarsınız. türkiye'de buna benzer bir konsept tam bulamadım, fakat aday mühendislik tanımı buna benzerdir. örneğin aselsan'da aday mühendislik üniversite 4'üncü sınıftayken yapılabiliniyor, 6 ay sürüyor ve asgari maaş alıyorsunuz. tabi burada tam tersi 1-2 gün aselsan'a gidiyorsunuz, geri kalan zamanınızı da zaten okulda geçiriyorsunuz.

    sonuç olarak ausbildung çok mantıklı bir iştir, bireyin doğrudan bir işte uzmanlaşmasını sağlayabilirsiniz. tabi türkiye gibi, 2 milyon kişinin üniversiteye kapağı atayım mantığı olan ülkelerde bu konsept pek işlemiyor.

    not: türkçe karşılığı "mesleki eğitim" dir, "eğitim"'in karşılığı "bildung" kelimesidir
  • yerine getirene auszubildender, yada kisaca azubi denir.
    diger adi da lehrling'dir.
  • türkçe karşılığı "pratik öğeleri barındıran eğitim" dir. ama almanya da berufsausbildung kelimesi yerine geçtiği için mesleki eğitim anlamında kullanılır. avusturya'da ise mesleki eğitim "lehrausbildung", bunu yapan kişi (yani almaya'da azubi) kelimesi yerine lehrling kelimesi kullanılır.
  • gozlemledigim kadariyla toplumsal olarak buyuk kalite arti$ina neden oluyor bu sistem.. teorik olarak herkesin lisans diplomasi sahibi olamayacagi ve birilerinin daha basit duzeylerde cali$masi gerektigi sistemine dayanir. ausbildung yoluna giren ogrenci lise 2 civarlarinda haftanin 2 gunu okula giderken 3 gun direkt meslek hayatina atilir (gercek bir isyerinde calisir) ve vur geli$ine degil, sistemli olarak meslegini ogrenir, profesyonelce icra etmesi saglanir. ausbildung'a talep oldukca buyuktur. sadece agir i$ler degil, web tasarimcilardan ag yoneticilerine, otobus $oforlerine kadar cogu insan ausbildung yolundan gecerler ve oldukca donanimli olarak mesleklerini icra ederler.

    turkiye oldukca feyz aldigi alman egitim sistemindeki ausbildung'a kar$ilik meslek liselerini uretmi$ ve alenen sicmi$ sivami$tir.
  • o degil de berlin'de ulasim acayip pahali ve azubi aslinda aylik ulasim kartlarina 72 degil 52 euro vermek anlamina geliyor.

    bence azubi'nin kulaga hos gelmesinin asil nedeni bu! stajyerlerin aylik indirimli biletlerinin ustunde yaziyor.
  • almanya'da bir türk size, "bizim oğlan da realschule (bizdeki genel lisenin karşılığı) bitirdi, şimdi lernink yapıyür" diyorsa anlayın ki ausbildung yapıyordur. okulu ve eğitimi birlikte halledip kısa yoldan para kazanmaya başlama yoludur. üniversiteyle, türevle, integralle yıllarca başı ağrısın istemeyen türkler genelde bu yolu tercih ederler.

    türkiye'den yeni gittiyseniz, sisteme adapte olmaya çalıştığınız dönemde almancıların kullandığı bazı tabirler size garip gelebilir. boş bulunup da benim gibi saf saf "ulan ne medeni memleket be, realschule mezunu çocuk bile e-learning, machine learning falan öğreniyor herhalde" diye düşünmeyin.

    o lernink değil lehrling ve almancada çırak demek.