şükela:  tümü | bugün
  • beste: joseph kosma
    sözler: jacques prevert
    ingilizce sözler: johnny mercer

    caz aleminde bir fransız tarafından bestelenmiş bir standarttan daha nadir çok az şey bulabilirsiniz. fransızlar caz diskografisini amerikalılardan önce yaratmış (charles delaunay'ın teveccühü), caz dergilerini onlardan önce yayımlamış (1935'te kurulan le jazz hot), hatta daha henüz amerika'da azınlık bir kesim bu konsepti benimsemişken genel anlamda bir sanat formu olarak cazın önemini beyan etmiş olabilirler, ancak ünlü orkestralarına şarkılarını nadiren yorumlatabilmişlerdir. ama neticede amerikalı caz müzisyenleri ve pop şarkıcıları "autumn leaves"e kendi şarkılarıymış gibi kucak açmışlardır.

    sırası gelmişken, ingiltere'nin de ya da en azından sir paul mccartney'in de bu şarkıda bir payı vardır: zira firması mpl communications yayın haklarını kontrol etmektedir.

    coğrafi silsile gittikçe karmaşık bir hale geliyor.

    besteci joseph kosma budapeşte'de doğdu ve 1933'te paris'e taşındı. orada bu şarkıya söz yazabilecek şair jacques prevert ile tanıştı, 1946'da les portes de la nuit filmi için bestelediği şarkı önce les feuilles mortes adıyla hayat buldu. şarkının adı the dead leaves (ölü yapraklar) olarak daha doğru bir şekilde çevrilebilirdi belki, ancak öylesi, bir caz baladından daha çok punk rock grubu için kulağa daha iyi bir isim gibi geliyor. ancak savannah - georgia doğumlu söz yazarı johnny mercer son bir dokunuş ekleyerek bu sorunu giderdi. 1951 yılında, aylarca şarkı ve orijinal sözleri üzerine kafa yorduktan sonra, sonunda autumn leaves'i, daha sonra kendisinin de itiraf ettiği gibi diğer işlerinin hepsinden daha çok para kazandıran bu şarkıyı ortaya çıkardı.

    caz müzisyenleri muhtemelen bu şarkıyı cannonball adderley, bill evans ve miles davis ile ilişkilendirirler, ancak onu liste başı yapan ucuz kokteyl piyanisti roger williams'dır. onun 1955'te yaptığı kayıt billboard listelerinde en üst sıraya yerleşti; rock and roll'un ilk zamanlarında bir piyano enstrümantalinin nadiren hit oluşudur bu.

    aynı yıl mitch miller, jackie gleason ve steve allen autumn leaves'in beğeniyle karşılanan bir kaydını çıkardılar. caz müzisyenlerinin böyle ucuz emsallere pek prim vermediğini söylemeyi tercih ederdim, ancak bu başarıların ardından bu melodinin caz dünyasındaki popülaritesi arttı. erroll garner'ın 1955'in sonlarında, ünlü concert by the sea albümünde yer alan versiyonundaki şatafatlı introsunu duyduğunuzda roger williams'ınkini hatırlamamak mümkün değil, bu çığır açıcı kayıtla hemen hemen aynı zamanlarda piyasaya sürülmüştü.

    garner'ınkinden birkaç hafta sonra kaydı yapılan ahmad jamal'in yorumu autumn leaves'e daha modern, geliştirilmiş bir yaklaşım getirdi. cannonball adderley, somethin' else albümündeki hayran olunası 1958 performansıyla bu parçanın bir caz standardı olarak sağlam şekilde yerleşmesini sağladı; bunda miles davis'in bir blue note kaydında eşlikçi olarak alışılagelmedik varlığının da etkisi oldu. miles da kendi payına şarkıyı benimsedi ve ardında birinci sınıf kayıtlar bırakarak şarkıyı çeşitli topluluklarla sık sık çaldı.

    şarkı birçok şaşırtıcı yerde ortaya çıktı. jeneriğinde şarkıyı nat king cole'ün söylediği bir filme ilham oldu ve bugün bluecoats drum ve bugle corps'un tanıtım müziği olarak kullanılıyor. ve düşünün ki hepsi sir paul'ün emeklilik döneminde desteklenmesine yardımcı oluyor.
    kaynak: repertuar rehberi - caz standartları

    önerilen versiyonlar: (spotify)
    erroll garner
    cannonball adderley - miles davis
    ahmad jamal
    bill evans
    wynton kelly
    jimm hall - ron carter
    chet baker
    keith jarrett trio
    eric clapton
  • bırakın caz standardını, bir hayat standardıdır autumn leaves. o tipik, bilindik havayı tamamen değiştirip yıldızları odanıza getirebilir. sonbahar serinliğinin çöküşüyle değişen duygularınızla az sonra gelecek günbatımı sendromuna mecbur edebilir. bu nedenle hangi ortamda çalınırsa çalınsın, kullanılan enstrümanlar ne olursa olsun etkileyici ve cezbedicidir.

    (öncelikle, okuyacaklarınız cannonball adderley'nin somethin else'indeki o efsanevi autumn leaves baz alınarak yorumlanmıştır.)

    belirtmek isterim ki, şarkı modal ilerlerken birden bire surdinli trompete ruhunu karıştırıp corti organımızı titreten miles davis'i selamlıyoruz. tam bu esnada, solonun sonlarına doğru azalan bir mood dikkatimizi bile çekemeden cannonball adderley bugüne kadar dinlediğim en güzel alto sololarından birine imza atıyor. o kadar yerinde, o kadar modal; ancak o denli tatlı improvizasyonda ki, nefesini tutup tamamen o soloda buluyor kendini insan. cannonball'un solosunun bitiminde miles davis kendini tekrar gösteriyor ve bunun bize verdiği tatlı yorgunlukla sersemliyoruz. ama o anda, tam miles davis kendini belirsiz bir yöne çektiğinde bedenimizi ve ruhumuzu hank jones'a teslim ediyoruz. tecrübeli piyanist tam formunda, altın yıllarında. kaçamıyoruz kendisinden ve kısa süreli estetik orgazma neden olan o bildik tonlarından. tek tek dokunuyor notalara, art blakey ve sam jones ile kısa süreli trio oluşturuyorlar. ve final, bir caz standardına yakışan şekilde gerçekleşiyor. önce art blakey geri adım atıyor. ardından cannonball adderley ve sam jones perdeden sızan miles davis ve yanındaki hank jones ile selam verip bu güzel onbir dakikayı sonlandırıyor.

    unutmadan, tenor saksofon tuşlarında aktığı zaman tüm duyguları bir süreliğine götürüp, getireceğinin sinyallerini veren leziz şarkıymış. az önce denedim, oradan biliyorum.
  • en çok eric clapton'dan dinlemeyi sevdiğim klasik. çok içten söylüyo şerefsiz.
  • bir daha, bir daha ve bir daha hatirlatmistir ki, clapton is god.
    ve clapton nasil bu parca ile sonlaniyorsa,
    ben de isterim ki bir omur bu yureksoken yorumla sonlansin.
  • aka les feuilles mortes (ölü yapraklar)
    aslen 1945'de joseph kosma tarafından bestelenmiş bir jacques prevert şiiridir. yani orijinali fransızcadır. 1947'de johnny mercer tarafından bilinen adıyla ingilizce sözlerine kavuşturulmuştur.
    italian asıllı , fransız idolu yves montand 1946'da 2nci dünya savaşı sonrası paris'inin atmosferinde geçen yönetmen marcel carne (1909-1996) ve senarist şair jacques prevert imzalı, bir dram olan les portes de la nuit (abd versiyonu gates of the night) filminde şarkıyı yorumlamış. film gerçi fransa'da pek yankı bulmamış ama amerikan "film noir" akımını oldukça etkilemiş fransız şiirsel gerçekçilik akımının bir örneği olarak önemli sayılıyor.

    “autumn leaves ise ” 1955'te piyanist roger williams tarafından yorumlanana kadar pek rağbet görmemiş, sonrasında ise sayısız yorumlanmış.

    bu entrye ilham kaynağı olan yorumu ise belki bir türk müzik albümüne girmiş ilk yorumdur. (bkz: hediye/@andrew)
  • bazılarından bahsedilmiş olsa da, naçizane duygusal çağrışımlarım aynen şöyle oluyor:

    (bkz: oscar peterson) deli bu adam..
    (bkz: diana krall) duygusal
    (bkz: joe pass) çapkın
    (bkz: eva cassidy) buruk, çok buruk
    (bkz: bobby corea armando mcferrin chick) hınzır
    (bkz: edith piaf) aşık
    (bkz: pat metheny) kumarbaz
    (bkz: patricia kaas) babylon'da yalınayak
    (bkz: stanley jordan) virtüöz
    (bkz: stan getz) sonbahar, gerçekten son bahar..
    (bkz: miles davis) müzisyen
    (bkz: chet baker) ..

    edit:

    (bkz: richard clayderman) trt1, telegün..
    (bkz: goldfrapp) sound and image..
    (bkz: mantovani orchestra) ustalara saygı kuşağı filmi..
    (bkz: vince guaraldi trio) sade, şık, gümüş..
    (bkz: wynton marsalis) kontrolden çıkmış miles
    (bkz: earl klugh) yunan adalarında bir sahil..
    (bkz: keith jarret) ..

    dinleyemediklerimin affına sığınarak..
  • eric clapton yorumu enfes olan şarkı. sesinin yumuşaklığı, tonu insanı kendinden geçirir, dünyayla 5-6 dakika bağınızı koparır. daha iyisini dinlemedim. olağanüstü.
  • ingilizce sozleri asagidaki gibi olan sarkı. patricia barber'ın sesinden dinlemek de ayrica bi keyif ama benim favorim miles davis'in yanılmıyosam john coltrane ile yorumladıgı versiyonu. tam su anda miles davis amcam farkını konusturuyo trompetiyle.. (bkz: muzik dinleyerek sozluge entry girmek)

    the falling leaves drift by the window
    the autumn leaves of red and gold
    i see your lips, the summer kisses
    the sunburned hand i used to hold

    since you went away the days grow long
    and soon i'll hear old winter's song
    but i miss you most of all, my darling
    when autumn leaves start to fall

    i see your lips, the summer kisses
    the sunburned hand i used to hold

    since you went away the days grow long
    and soon i'll hear old winter's song
    but i miss you most of all, my darling
    when autumn leaves start to fall
  • doris day, frank sinatra, edith piaf, ella fitzgerald, chet baker, eric clapton, eva cassidy bunu yorumlayan sanatçılardan bazıları. sordum sarı çiçeğe gibi bi şarkı yani. her önüne gelen söylemiş ama güzel söylemiş çok şükür.
  • j. kosma'nın (j'si nedir bilemiyorum, ama johnny değildir elbet) bestelediği jazz standardı. stan getz versiyonu çok hoştur.
hesabın var mı? giriş yap