şükela:  tümü | bugün
  • ilk olarak amos tversky ve daniel kahneman tarafından ortaya atılan bir sosyal psikoloji terimi. kişilerin herhangi bir konu hakkında tahminlerini istatiksel olarak sık olana göre değil de akıla daha kolay gelen, dikkat çekici, tabiri caizse sansasyonel sebeplere bağlamaları.konu hakkında detaylı bilgi aşağıdaki linkte mevcuttur.

    http://en.wikipedia.org/…iki/availability_heuristic
  • türkçesi, bazı bilimsel makalelerde "ulaşılabilirlik kestirme yolu" şeklinde geçer.
  • buna en guzel orneklerden biri, 1-2 ucak kazasinin medyada sikca yer almasinin ardindan havayolu ulasiminin cok guvenli olmadigi dusuncesinin insanlarin beyninde ister istemez olusmasidir. oysaki istatistiki olarak hava yolu ulasimi en guvenli ulasim bicimidir.
  • doksanlarda çok kaliteli futbolcular vardı; o yüzden hiçbir maçı kaçırmazdım. şimdiki futbolcularda iş yok. nerede galatasaray'ın efsane futbolcuları ?

    ...diyorum ben. ama son onbeş yıldır maça gitmiyorum; hatta televizyondan özetleri bile izlemiyorum. muhtemelen doksanlardaki ismail, muhammet, yusuf'lu kadrodakine benzer futbolcular bugün de var. ben izlemediğim için aklımdaki çeyrek asır öncesinin kadrosunu yüceltiyorum.

    yani hüküm verirken bildiğim (=elimdeki=available) veriye dayanıyorum yalnızca. "kötü olduğu için izlemiyorum" desem bile gerçekte "izlemediğim için kötü varsayıyorum."
  • bulunabilirlik hatası / availability error / availability bias

    akla ilk gelen düşünceye göre karar vermek. düşünme tembelliği. medya yoluyla bunu kullanarak kitleleri uyutmak pek kullanışlı.

    (bkz: höristik)
  • "bulunabilirlik hatasından kaynaklanan hatalı akıl yürütmeleri gözler önüne seren onlarca deney bulunmaktadır.
    oldukça aşırı sonuçları olan bir deneyde, deneklerin önce bir sözcük listesini öğrenmeleri gerekmiştir. tüm deneklere verilen sözcükler aynıdır.
    yalnız, bir gruba verilen sözcükler arasında dört tane övücü sözcük bulunmaktadır –“cesur”, “özgüven sahibi”, “bağımsız” ve “kararlı”.
    diğer grubun listesine de aşağılayıcı dört sözcük eklenmiştir –“umursamaz”, “kibirli”, “soğuk” ve “dik başlı”.
    sözcükleri öğrendikten sonra tüm denekler, pek çok tehlikeli hobisi bulunan, yeteneklerinin değerini bilen, birkaç arkadaşı olan ve bir kez karar aldı mı fikrini zor değiştiren bir genç adamla ilgili kısa bir öykü okumuşlardır. sonra deneklerden adamı değerlendirmeleri istenmiştir.
    öncesinde sunulan sözcük listesinin öyküdeki adamla bir ilgisi olmadığı açıkça belirtilmiş olsa da, olumlu sıfatları öğrenen deneklerin adama dair kanaatleri olumsuz sıfatları öğrenen deneklerden daha iyi olmuştur.
    sözcükler, öyküyü okudukları sırada deneklerin akıllarındaydı (bulunabilirlerdi); bu nedenle de öyküyü yorumlama şekillerini etkiledi."
    norman stuart sutherland - irrationality
  • sırf bu yanılgıyı kullanarak, sigorta şirketleri ve özel sağlık kuruluşları ciddi gelirler elde edebilirler.

    örneğin, deprem olan bir yerde, deprem sigortalarının sayısının artması, veya sars-cov-2 salgını sonrasında aşı çalışmalarına yapılan yatırımlar.

    (bkz: thinking fast and slow)
  • akla kolayca gelenin daha yaygın ya da daha önemli olduğunu düşünme eğilimi.

    bkz. düşen bir uçağı hatırlamanın kolay olması, bundan dolayı uçak korkusu oluşması.
    bkz. soğuk havaları hatırlamanın kolay olması, küresel ısınmayı önemsememek.
    bkz. kazanan piyangoyu hatırlamanın kolay olması, gidip piyango almak.
  • günümüzdeki en yaygın logical fallacylerden biri sanırım. insanlar kendi tecrübelerinin small sample olduğunun farkında olmadan çıkarımlarda bulunuyorlar ve pek tabii yanlış sonuçlara varıyorlar. ülkede herkesin her şeyi bilmesinin altında aslında bu fallacy yatıyor.
  • beyninizin kaldırabileceğinden daha fazla veri işlemesi gerekiyor. aynı zamanda hızlı ve doğru kararlar vermeniz de gerekiyor. ancak ikisini birden yapamadığınız için beyniniz verimlilik ve doğruluk arasında optimizasyon yapmak zorunda kalır. bu sürekli bir takas halindedir. bunu yapmanın yolu, çoğu zaman güvenilir olan, ancak her zaman değil, zihinsel kısayollar kullanmaktır. bu kısayollara da heuristics denir.

    yalnızca belirli bir zihinsel kısayola atıfta bulunur: akla en kolay gelen - en uygun olan - doğru olandır.

    availability heuristic, bir karar verdiğinizde kolay ile doğruyu karıştıran bir kısayol. karar verirken aklınıza gelenlerin içeriğine değil, bir şeyin akla gelme kolaylığına da güveniyorsunuz. sonuç olarak, kötü kararlar vermeniz, riskleri yanlış hesaplamanız ve aşırı tepki göstermeniz, kendiniz ve başkaları hakkında yanlış algılara sahip olmanız ve çıkarlarınıza uygun olmayan şekillerde davranmanız daha olası oluyor.

    peki nereden geliyo bu kavram?

    1960'ların sonlarında ve 1970'lerin başında, amos tversky ve daniel kahneman belirsizlik altında insan yargısını incelemeye başladı ve belirsizlik altındaki yargının, kapsamlı bilişsel işlemden ziyade sınırlı sayıda basitleştirici mekanizmaya dayandığını keşfettiler. 1973'te ise availability heuristic olarak kavramlaştırdılar.