şükela:  tümü | bugün
  • britanya hristiyanlasmadan once halkin pagan inanislarinin merkezlerinden biri. cogu kral arthur efsanesinde bir nevi mentor olarak adi gecen merlin de bu inanisin din gorevlilerinin erkek kolunun (druidler) basina verilen makamsal bir isimdir. (arthur'un mentoru olan merlinin adi taliesindir.) avalon'da druidlerle birlikte rahibeler de tanrica ve tanrinin hizmetinde yasarlarmis. hristiyanlasmayla birlikte baris ve huzur icinde yasayamayacaklarini anladiklarinda avalon adasini sadece yolu bilecek yurege sahip olanin ulasabilecegi sekilde bir sis perdesinin arkasina sakladiklari soylenir.
  • mamoru oshiinin 2001 yapımı filmidir.

    mamoru oshii bu filmi kasten polonyada polonyalı oyuncularla lehçe çekmiştir ve soranlara japon oyunculardan çok sıkıldığını, farklı insanlarla çalışmaktan çok keyif aldığını söylemiştir ama bu tercihin başka sebepleri de vardır.

    --- spoiler ---

    öncelikle film bir oyun çevresinde dönmektedir ki; bu oyun yüzlerce insanın ayrı ayrı odalardan bağlandıkları bir multimedya savaş oyunudur. ancak bildiğimiz oyunlara benzemez. oyunun yasak olmasının en büyük sebebi fiziksel zarara neden olabilme ihtimalidir. örneğin dönemeyen denilen insanlar söz konusudur; bu oyun yüzünden bitkisel hayata girmişlerdir. bu oyun fazlasıyla ikinci dünya savaşını anımsatır. oshiinin özellikle polonyayı tercih etmesinin sebebinin bu göndermeyi güçlendirmek olduğu söylenir ancak ben kendisinden böyle bişi duymadım tabii.

    filmin diğer önemli özelliği sinematografik yapısıdır. oshii bu kez bir anime çekmemiştir ama bu ihtiyacı karşılamak istemiş gibidir. öncelikle anlatım dili ghost in the shellden pek farklı değildir. bu sebepledir ki; insanlar bu filmin matrixi andırdığını söylerler; zira wachowski biraderler matrixi yapacakları zaman ekibi toplayıp ghost in the shelli izletmiş ve işte böyle bir şey yapmak istiyoruz demişlerdir.

    bu filmin yeterince animeye benzeyebilmesi için filtre kullanılmamıştır. filmin her karesinin üzerinde tek tek digital olarak oynanmıştır. ayrıca bazı sahneler özellikle tekrar edilmiştir. bunun amacı oyunlardaki tekrarların ve tek düzeliğin gerçek hayata yansıtılabilmesidir. kadın hergün aynı saatte, aynı kıyafetle, aynı yoldan, aynı trene biner ve trende hep aynı kişiler, aynı yerlerde, aynı şekilde oturmaktadır. gökyüzü ve sokak da aynıdır ama oshiiye yetmez, bir de hepsini aynı açıdan çekmiştir ya da doğrudan aynı sahneleri tekrar tekrar kullanmıştır, bilemem. tek bildiğim bunun o renksizlikle aynı sebepten, kasıtlı olduğudur. oshii gerçek hayatta insanların ne kadar renksiz ve tekdüze yaşadığını ifade etmeye çalışmıştır.

    bununla beraber filmdeki oyunun ilginç boyutları vardır. normal oyun sahnelerinde nasıl bir teknik kullanmışlarsa, oyun durduğu anda her şey duruyor ve kamera kaplamaların arasında dolaşmaya başlıyor, bütün mekan ve oyuncuların birer kaplama olduğunu gösteriyor. oyunda bir de kimsenin gidemediği, yalnızca ashin sevgilisinin gidebildiği ve artık bir dönemeyen olduğu bir yer vardır ki; buraya özel a derler, diğer adı da class realdir. ash sevgilisini görme ve oyunda da ulaşılmamış bir yere ulaşıp ününe ün katma hırsıyla buraya girer. işte bu bölümde film tamamen renkli ve gerçekçidir. oshii, gerçek hayattaki solukluk ve tekdüzeliğin karşıtı olarak oyun içinde gerçekçiliği, canlılığı mükemmel vermiştir.

    aslında oshii biraz da kafa karıştırmaya çalışmıştır sanırım. çünkü gerçek hayatı böyle bilgisayar oyunu tadında vermeye çalışmanın ötesinde, bir sahnede ashin kütüphaneden aldığı avalon hakkındaki kitapların hepsinin içinin boş olduğunu görürüz. class reale de geçtikten sonra gerçeklik denen şey filmde tamamen dağılmış olur artık. hangisi gerçek, hangisi oyun bilemez hale getirmek, hangisini tercih etmeli, yoksa böyle yaşamak daha mı iyi, bu insanlara bunu tercih ettirecek kadar bu hayatın içine eden ne diye düşündürmek için oshii amca elinden geleni yapmıştır. filmin durağan sahneleri, uzun sessizlikleri de belki bunu düşünmek için bırakılmıştır bilemem ama ghost in the shelli fazlasıyla anımsatır. oshii amca, yağmurda binaların arasındaki boş, kirli sokakları sever.

    (*)
    bir buçuk yıldan uzun bir zaman önce izlediğim bir filmden bu kadar şeyin aklımda kalmasına şaşıyorum ve şimdi el fikirin de hatırlatmasıyla tekrar düşünüyorum da; o boş kitaplar, o garip hayat... belki de asıl dönemeyen, ashin ta kendisidir ve biz filmi izlemeye oyunun içinden başlıyoruzdur, bilemiyorum. sanırım yakın zamanda tekrar izleyip biraz daha düşünmeliyim.
    (*)

    bunların dışında, tüm yaptığı bu oyunu oynamak, eve gitmek, bilgisayarının başına geçmek, oyundaki skorlarına bakmak, kendisine ulaşmaya çalışan diğer oyun müdavimleriyle ilgilenmek falan olan (yani neredeyse hasta bir eşki sözlük yazarı gibi yaşayan) ashin gerçekten yaşadığı, zevk aldığı tek bir sahne vardır ki; bu filmin en uzun sekansıdır sanırım; o da köpeğine yemek hazırladığı sahnedir. kendine sadece bir kadeh viskiyi yeterli gören ash, köpeği için çeşit çeşit sebze, tahıl ve eti özene bezene saatlarce yıkar, temizler, doğrar, pişir ve biz bu sahneleri törensel bir havada izleriz, tabii köpek de.

    ha unutmadan, birçok yönetmen gibi mamoru oshiinin de bir fetişi vardır o da işte bu köpektir. tıpkı tim burtonın küçük beyaz ya da siyah beyaz benekli koca kafalı köpek fetişizmi gibi, oshii de bu cinsini bilmediğim beyazlı kızıllı, uzun kulaklı köpeğe hastadır. bu köpek ghost in the shellde hacklenmiş çöpçünün fotoğrafındaki ve motoko kanalda giderken yukarıda köprüden bakan köpekle aynı köpektir, ghost in the shell - innocence filminin afişine bile yerleşmiştir hatta bu köpek ve bu filmde de ashin hayatında en çok önem verdiği yaratık olarak çıkar karşımıza, üstelik bir de kaçırılır ve fidye istenir, işte böyle hastadır oshii bu köpeğe. muhtemelen kendi köpeğidir ve hayatında en sevdiği varlıktır, olamaz mı? olabilir tabii.

    --- spoiler bitti ---

    bahsetmeden geçemeyeceğim ki; ash denen hatun da ghost in the shellin motokosunun biraz yaşlanmış ve kilo almış halinden başka bir şey değildir. hatta ondan daha karizmatik ve güzeldir. saçındaki gri tutam yüzünden ona ash derler. hatun, ashhin bu nicki istemesinin ikinci sebebidir. lakin istatistiklerin diğer kategorisinde bir ash bulunduğu için böylesine razı olmuştur.

    bir de bu filmin de müzikleri ghost in the shell gibi kenji kawaiye aittir diyelim ve bitirelim artık dimi.

    --- bir spoiler daha ---

    üç yıl sonra kendi entrymi okuyunca bir şey daha farkettim/hatırladım ki; o da araya giren düşüncemi destekliyor; bu oyunun oyuncularının ash'e ash demesinin sebebi olan gri saç tutamı, class real'e geçtiğinde kayboluyor!

    --- spoiler yine bitti ---
  • ancak gitmeyi,ulasmayi,bulmayi yurekten isteyenlerin gidebilecegi aksi durumda ne yapilirsa yapilsin kisinin kendisini avalon yerine glastonbury'de bulacagi elma cenneti ada.hristiyan inanisinin baska inanislarin yasamasina olanak vermeyecek sekilde yayilmasinin,hristiyanlarin paganizmi yok saymalarinin,tanricayi unutmalarinin hatta bu inanisin yok olmasi icin,unutulmasi icin ellerinden geleni yapmalarinin sonucu olarak avalon adasi gitgide gerçek dunyadan uzaklasmis,sisler arkasinda kaybolmus,unutulmaya yüz tutmus ve bu yuzden ulasilmaz olmustur.ama avalon'u kalbinde yasatanlar bir gun mutlaka oraya ulasacaklardir.
  • juliet diye bir hatunun güzelim sesiyle söylediği, jacques lu cont remix versiyonu da bulunan ama orijinali daha güzel olan, 21 mart'ta piyasaya çıkmış şarkısı. power fm'de çalmakta arasıra...

    we'll take a holiday you
    know id love you better
    we'll take a holiday
    you know id love you better
    we'll take a holiday you
    know id love you better

    whats the difference if its yours
    or if its mine
    theres no difference if its
    yours or if its mine
    anticipation and we havent
    crossed a line
    it doesnt matter when its only
    a matter of time

    we'll take a holiday you
    know i know you'd love me better
    we'll take a holiday
    you know i know you'd love me better
    we'll take a holiday you
    know you'd love me better

    we might ever have problems in our life
    but this party has the best view
    theres no lie
    headstrong my precious alibi
    i refuse to complecate you more than is right
    you are no reason to give you are
    no reason to try
    catch up to find out
    ive never seen this life caught up
    i was caught up in the times
    catch up to find out ive never seen this life
    whats the difference if its yours or if its mine
    theres no difference if its your
    or if its mine
    anticipation and we havent crossed a line
    it doesnt matter when its only a matter of time

    we'll take a holiday you
    know id love you better
    we'll take a holiday
    you know id love you better
    we'll take a holiday you
    know id love you better

    catch up to find out
    ive never seen this life
    caught up
    i was caught up in the times
    nothings yours weve been stuck in rewind

    we stand up to get down
    we stand up to get down
    (where do we go now)
    we stand up to get down
    (where do we go now)
    we stand up to get down
    where do we go now x 5

    we'll take a holiday you
    know id love you better
    we'll take a holiday
    you know id love you better
    we'll take a holiday you
    know id love you better

    x2
  • juliet isimli philedelphia'lı kızımızın jacque lu cont destekli şarkısı.
    klibinde vücudu yer yer slow mo yer yer high speed hareket ederken ağzı şarkı sözlerine senkronize kıpırdamaktadır. bunu yapmak için muhtemelen kızımız şarkının hem yavaşlatılmış hem de hızlandırılmış halini çalıştı. mesela iki kat hızlı hareketin olduğu sahnelerde iki kat yavaş versiyon söylendi böylece sahne iki kat hızlanınca hareketler hızlandı ama ağız orijinal versiyona sadık kaldı.
    bütün bunların dışında: şarkı fena halde bağımlılık yaratıcı.
    bravo.
  • sully erna'ın muhteşem solo albümü. ultra etnik, folk olmuş; bol distortion, vurmalı-üflemeli çalgılar var. hatun vokal olayı da şarkılara ayrı bir boyut getirmiş. gerçekten şık bir albüm olmuş. özellikle albümün ilk iki parçası avalon ve 7 years dinlenmeye değer.
  • senaryosu kazunori itô’ye ait, 2011 yılı yapımı mamoru oshii filmi.oyuncular ise malgorzata foremniak (ash) , wladyslaw kowalski (game master) , jerzy gudejko (murphy) , dariusz biskupski (bishop) , bartlomiej swiderski (stunner).
    matrix için yol haritası olmuş 1996 yapımı ghost in the shell (kokaku kidotai) ve 2004 yılı yapımı innocence: ghost in the shell 2’i (inosensu kokaku kidotai) izleyip de mamoru oshii’ye hayran olmuş iseniz, bu iki filmin arasında yapılmış avalon’un adını duyduğunuzda heyecanlanırsınız ama bu kadar geç fark ettiğiniz için de kendinize kızarsınız. hele bir de 1980’lerden blade runner, 1990’lardan ise existenz’ın tadı damağınızda kaldı ise, alın size üstüne kahve konyak (kahve konyak da nerden esti ise).
    “avalon kral arthur efsanesinde adı geçen, elmalarıyla meşhur efsanevi adadır. kral arthur'un son savaşında aldığı yaralarını iyileştirmek için götürüldüğü yer olarak belirtilir ve arthur'un kılıcı excalibur’un da avalon'da üretildiği söylenir.” öncelikle bunu ifade edelim, sonra da kendi gerçekliğimizde ne gördü isek, dilimiz döndüğünce özetlemeye çalışalım:

    --- spoiler ---
    olay orta avrupa’da hayali bir şehirde geçiyor, kahramanlar polonyaca konuşuyor. (filmin enteresan taraflarından biri de bu.) zaten mekanlar ve dil, doğu bloğunun sakin konuşma tarzı ve gri binaları ve renkleri destekliyor.
    yakın bir gelecek, bazı genç insanlar yaşadıkları hayal kırıklıklarını bir savaş oyunu ile dağıtmaya çalışıyorlar ki, bağımlılık yapan, kimilerinin partiler halinde oynadığı, beyin ölümünün gerçekleşme riski bulunan avalon isimli bu oyunda yüksek miktarda paralar dönüyor. ash, avalon’un en üst düzey oyuncularından biri, yalnız yaşıyor, sadece bir köpeği var, diğer insanlarla iletişim kurmuyor. köpeğine yemek pişirmek ve oyun oynamak dışında bir aktivitesi de yok. avalon içinde de yalnız başına savaşıyor.
    avalon’a giriş, özel odalarda bulunularak ve kask benzeri cihazlar kullanılarak sağlanıyor. ash oyun esnasında ne kadar muhteşem ve güçlü ise, gerçek hayatta o kadar sıradan görünüyor ki oyun dışındaki tüm günleri birbirinin aynı seyrediyor.
    sephia görüntüler ile insanlar donuk, sanat eserlerinin kafaları koparılmış olarak ifade edildiği (vandalizm mi bilmiyorum) ash’in gerçekliğinde dikkati çeken başka bir unsur ise, yer yer sadece hayvanların hareket etmesi. bunun yanında film ilerledikçe anlıyoruz ki yemek çok kıymetli ve malzeme zor bulunuyor.
    ash’in, eskiden dahil olduğu, zamanının en güçlü partisi olan ve elemanları arasındaki bir sorun nedeni ile dağılan “wizard”’da birlikte yer aldığı hatta aşık olduğu murphy adlı karakter, “özel a” diye kimsenin bilmediği bir seviyeye geçip orada kalmıştır ki bedeni hala bilinçsiz bir vaziyette ash’in dünyasındadır. özel a ya geçebilmek için oyun esnasında ortaya çıkan “hayalet” diye adlandırılan, bir oyun hatası olduğu söylenen kız çocuğunu görüntüsünü vurmak gerekmektedir ve hayaleti vurmak için bir rahibe ihtiyaç duyulmaktadır. (bu arada ash’in kütüphaneden aldığı kitapların sırtları japonca yazılmış ve sonradan anlaşılıyor ki sayfaları da boş .) ash özel a ya geçebilmek için oyun sırasında gördüğü ve sonra da evine gelen rahiple bir parti oluşturmak istiyor.
    bu arada belki hayatı sorgularken bile akla gelebilecek, rahip’in ash’e soruduğu soru oldukça dikkat çekici: “hangisi daha iyi oyundur; bitirebileceğini düşünüp bitiremediğin mi? yoksa imkansız görünüp çözdüğün mü?” oluşturulan parti ile ash hayaleti yok ediyor ve özel a ya geçiyor.
    özel a diye tanımlananın “class real” olduğunu anlaşılıyor ki, burada kafa kurcalaması başlıyor. bu aşamada ash’in tüm imkanları kısıtlandığını, tek bir silah ve şarjörle birlikte görevini yani “dönmemişin” işini bitirmesi gerektiğini, oyundan tek çıkış yolunun da oyunu bitirmek olduğunu öğreniyor.
    buradan itibaren sephia görüntüler sona erip, gözümüzün algılamasına alışık olduğumuz renklere ve görüntülere geçiş yapıyoruz. ash’in yaşadığı dünyadaki kafaları kopmuş heykeller bu dünyada sağlam görünüyor. duvarlarda asılı köpeğinin resmini içeren avalon adlı bir gösterinin afişlerini izleyen ash orada murpy ile karşılaşıyor ki, filmin kilit olayı da burada çözülüyor ya da daha çok düğümleniyor. murpy’nin “gerçek bizi sınırlayan bir görüntüden ibaret” repliği ve ash tarafından vurulması ile tam olayı anladığımızı, asıl olanın şu an bulundukları zamandaki gerçeklik olduğunu düşündüğünüz anda da tüm ezber alt üst oluyor. ve ekranda “welcome to avalon” yazısı beliriyor.
    mamoru oshii işi yine size bırakıyor. film bitiyor. beyninizin arka planında çalışmaya devam eden nur topu gibi yeni bir filminiz oluyor.
    --- spoiler ---
  • juliet hanımdan dinleyip dans müziğine olan inancımızı tazelediğimiz şahane parçadır.
    sizi bilmem ama ben miss kittin frank sinatra'dan beri beni durduğum yerde kıpırdandıracak (bu da nasıl bir fiil oldu bilemedim ama) bir şey bekliyordum, bulmuş oldum. tebrik ediyor, devamını diliyorum.
  • merlin'in yaşadığına inanılan yer; ölümsüz merlin, avalon'da gününü gün eder, -neye çareyse- her gün yeni büyüler bulur, "kötü kimselerin eline geçmesin" diye, kılıjı muhafaza ve müdafaa eder.