şükela:  tümü | bugün
  • avam=proleterya
  • alı$veri$ sepetini üst kattan camınıza çarptırıp kırılmasına yol açan ve 2 dklık mesafedeki bakkala kendisi gitmeye ü$enip bütün gün evinde göt büyütmekten ve ak$am 6'da çaya gitmekten ba$ka bir bok yemiyen,5 ya$ındaki kızlarını gündüz bakkala 10 kiloluk pirinç almaya gönderip ak$am kemerle döven,haftasonlarını evlerinin önünde ineğe taparmı$ gibi tapındıkları arabalarını litrelerce su ile yıkayıp israfa yol açan,park yeri sorunu nedeni ile birbirleriyle hırla$ıp gürültü kirliliğine yol açan,bakımsızlıkları ve gayrı estetik görünü$leri nedeniyle görüntü kirliliğine neden olan,geli$mekte olanı kabul edemeyip kabuklu yemi$ yiyen ve gerektiğinde (güç gördüğünde) çok iyi yarrak da yiyen,ba$parmağı geli$memi$ babunlar sürüsünün genel adıdır avam.

    ba$parmağı geli$enleri gördükçe parmak yemekten korkarlar (köleciliğin yaygın olduğu dönemlerden kalmı$ bir içgüdüdür) ve bu korkuları sebebiyle ba$parmağı olanlara saldırırlar. türkiye'de sürüsüne bereket rastlamak mümkündür..
  • yozlaşmış batı kültürlerine ayak uydurmayanlara haksız yere yakıştırılan sıfat
  • (bkz: amiyane)
  • sufilere gore halk, uc kisma ayrilir. gercege ermeyenler ve cogunlugu meydana getirenler, dusunceleri yalniz yemek, icmek ve nefsini korletmekten ibaret bulunanlar, "avam" dir. gercege ulasanlar, gercegi bilenler ve bulanlar, havvas adiyla anilir
  • (bkz: parya)
  • toplum kesimi anlamında kullanılan avamın zıt anlamlısı için (bkz: havas)
  • halkın aşağı tabakası
  • amme'nin çogulu
  • avam bir lekedir.

    dünya bankası'nın son on senede hazırladığı raporları incelerken, ya da andrey tarkovski'nin filmlerini seyrederken, önümdeki kağıtlara notlar alırken, sıkılınca kağıdın kenarına çizdiğim çizgiler.
    ya da yaptığım şeytan merdivenini ampullere asmaktır. o kadar avamtik olabilirsem, "aşığım, ondan" deyip yıldız tilbe dinleyerek şeytan merdivenlerini üfleyerek çıldırtırım.

    avam, muhteşem ideallerinin kuklası olup da "ben değil, onlar kukla" demez. sapıtır ve bunu birilerinin sırtındaki referanslara dayamaz. bu yüzden kendimdeki avamlık haz verir bana. samimi ve sıcak gelir.

    avam, elitlik ansiklopedilerinin üstünde uyuyakalmışken, bir anda içgüdülerimin ninniyi bastırması ve uyanmamdır. alnımda beliren tükenmez kalem izidir. herkes gibi bir insan olduğumu gösteren haldir. kısaca, çok severim. canım sıkıldığında avamımı görmek için aynaya koşarım. avamlığım, aynasızların suratına kusacak kadar avamgard olmayı gerektirebilir.