şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: aborijin)
  • avcı toplamak için tasarlanmış ilkel bir araç. ateşin bulunmasından önce kas gücüyle, ateş bulunduktan sonra buharla çalışan modelleri yaygın olarak kullanılmıştır.

    (bkz: götünden sallamanın en güzel örneği)
  • patates, domates, havuç, birokoli, gebere (kapari, gappara) seviyosanız lale dahil (soğanlı bitkiler)... evet seviyosanız: toplayıcı.
    yok ben avlarım balık ahtapot, keklik sülün; yok yapamadım, alırım tavuk kanat işte o an...
    olursun: avcı.

    (bkz: süpermarketteki avcı toplayıcı)
  • avcılık yaparak ve bitki toplayarak hayatını sürdüren insanın besin elde etme tarzıdır. yontmataş devri insanı bir avcı-toplayıcıydı. ama insan mezolitik devir boyunca temelde avcı-toplayıcı olarak kalmakla birlikte bir üretim ekonomisine geçişi hazırlamaktan da geri kalmadı. umutsuz bir çaba içinde kendine besin maddesi sağlamaya çalışan bir avcı-toplayıcı tasarımı, aslında gerçeğe uygun değildir. öyle ki insan insanlığın bu gelişme aşamasına ilk bolluk toplumu bile denebilir. nevarki insanla doğa arasında kurulmuş olan binlerce yıllık denge, bir dizi karmaşık ögenin (iklim değişikliği, nüfus, yeni toplumsal ilişkiler) etkisiyle bozulmuş, bu da insanoğlunu, yaşayabilmesi için tarım ve hayvancılığa yöneltmiştir. tarım ve hayvancılığa geçilmeden önce de birçok avcı toplumu da, besin kaynaklarını hayvancılık ve tarım etkinliğiyle tamamlıyordu.

    günümüzde çok az avcı-toplayıcı kaldı; çünkü bu toplumlar ya işgalle yok edildi ya da yoksul / barınılamaz topraklara çekildiler (boşimanlar). yeryüzünde avcı-toplayıcıların tek başınalıklarını ve çevreleri arasında kurdukları dayanaksız dengeyi sürdürebilecekleri çok yer kalmamıştır. ancak bu toplumlar, yaşama biçimlerinin değiştirilmesine karşı koymaktan hiçbir zaman geri kalmadılar (eskimolar, aborijinler, mbuti pigmeleri, amerindler). yaşama çerçeveleri genellikle barınılması çok güç yerlerdi. bu çerçeveler avcı-toplayıcı toplumların sosyal örgütlenmesi , dinsel tasarımları ve maddesel etkinlikleri bakımından çok büyük önem taşırlar.

    maddesel etkinlikler bakımından avcı-toplayıcı toplumlar beslenmelerinin temelini sağlayan av hayvanının yer değiştirmesine bağımlıdır. öyleyse bu topluluklar, hayvanların göç hareketleriyle sınırlı çevrede göreli olarak göçebedirler. bu göçebelik bölgesi, topluluğun ülkesini oluşturur. yer değiştirme zorunluluğu maddesel kültür üzerinde açıkça etki gösterir ve nesnelerin kolayca taşınabilir, konaklama eşyasının kolayca kurulabilir vb. olması gerekir. teknolojileri yay gibi basitten bumerang ağız tüfeği gibi karmaşığa doğru değişiklik gösterir.
    avlanma erkek etkinliğiyken toplayıcılık kadın etkinliğidir; yaşlılar ise çocuk bakıcılığı ve el sanatlarıyla ilgilenir. ama yiyecek içecek sağlanması her iki cinsiyet arasındaki sıkı bir elbirliğine dayanır. av ve toplama ürünleri de yerleşme biriminin her üyesine eşit olarak dağıtılır. bu topluluklarda bireylerin gerçekten de derin bir karşılıklı bağımlılık duyguları vardır.

    avcı-toplayıcı toplumların ekonomik etkinliklerini elbirliğiyle çalışmanın düzenlemesi gibi, siyasi örgütlenmelerini de eşitlikçi bir ilke belirler. otoriter yapılara pek az rastlanır. önderlik kavramı avlanma etkinlikleri çerçevesinde ve hiçbir zaman kabilenin tümünü kapsamayan, geçici ve törensel bir nitelik taşır. eşitlikçilik ekonomik elbirliğinin getirdiği bir zorunluluktur ve topluluk içinde bir otorite sivrilecek olursa hemen yitip gider. bu toplumlar siyasi bir şef çıkarmaya yeteneksiz değillerdi; ihtiyaç duymalarını gereksiz kılan kurumlar oluşturmuşlardı. aynı şekilde, ekonomilerini geliştirip tarıma geçmeye de yeteneksiz değillerdi; artık bir şey üretmek istemedikleri ve beslenme gereksinimlerini bir kez karşıladıktan sonra, kendilerini eğlence ve ayin gibi başka işlere vermeyi tercih ettikleri için bolluk toplumlarıydılar.
  • beşeri bilimlerin (sözel) öenmli konularından birisi...
    günümüzde kalmadı deniyor ama hem avcı hem de toplayıcı rolüne "banka-bankaya maddi kıymetini veren" ilişkisi örnek verilebilir...
    daha açık tabiri ile "myk üyesi, işçi", hatta daha da genişletirsek "hissedar, işçi" örnek olarak verilebilir...
    sonuçta hepsi "banka- bankaya maddi kıymetini veren" ilişkisine çıkıyor...

    sonra da neden sayısal bilimler veya sayısal disiplinleri okuyanlar, beşeri bilimleri okuyanları aşağılıyor...
    ulan sizin okuduğunuz bölüm bu işte... gel de sana bir laplace transform altında taylor serisi ile lineer hale getirilen 4. derece diferansiyel denklemli process control sistemini hesaplatayim...
    boşuna debelenmeyin ilgili başlıklar altında... sözelcisiniz, basit işler adamısınız!
  • genelde kafalarda 15-20 hadi bilemedin 40-50 kişilik gruplar halinde yaşayıp kadınların ormanda ot-kök toplarken erkeklerin de mamut avladığı ve deli dana gibi ordan oraya göç ettikleri bir yaşam biçimi oluşuyorsa da aslında en karakteristik avcı toplayıcı toplum bildiğin balıkçı köyüdür.

    survivor amk, ötesi değil. programı düşünün. eğer başka bir alternatif yoksa ve hayatın buna bağlıysa yarışmacıların bulunduğu o adada yaşanır yani. çok öyle müthiş bir bilgi birikimine de gerek yok. düşün amk her ne kadar bu haliyle dravdan bile olsa hepimiz yarışmayı acun değil de daha ciddi bir yapımcı hazırladığı takdirde o embesil yarışmacıların dahi orada gerçekten hayatlarını idame ettirebileceklerini seziyoruz. ormandan ot, kök, lif toplayıp denizden de balığı tuttun mu eni konu bir köy geçinir. ilk insanlar da böyle yaptı. insanoğlu pragmatik bir türdür. yani öyle en büyük mamutu avlamak için sibirya ormanlarına dalan idealist avcı toplayıcı delikanlıları unutun.

    muhtemelen babasına kızan veya köyün alfasıyla bozuşan bir beta peşine karı veya karılarını takıp bir sonraki dere ağzına kadar gidip yeni bir köy kuruyordu.