1. agentların ilk etapta müşteriyi kibarca siktir edip bir sonraki çağrıyı almaya çalıştıkları bir iş prensibi olan müşteri hizmetleri. sanırım prim usülü çalışıyorlar. prim usülü maaşın da işte böyle kötü bir yanı var. günden güne artan bir müşteri memnuniyetsizliği.

    bunlar aracılığıyla iki ay önce artık daha sık kullandığım avea hattımı yurtdışı dolaşımına açtırmak için talimat vermek istedim. sadece bayilerden yapılıyormuş. bayiye gittim. bir form doldurdum, kredi kartı fotokopisi filan bıraktım. iki gün içinde açılacağını söyledi. üç gün sonra da yurt dışına çıkmam gerekiyordu. turkcell'i almadım yanıma ben de çıkarken mal gibi. tabi ki açılmamıştı. telefonsuz kaldım ve bayağı zor duruma da düştüm bir kaç iş bilmez yüzünden.

    dönünce müşteri hizmetlerini aradım ve bana kredi kartıyla ilgili sorun çıktığını söylediler. "lan bin ytllik slip mi çekmeye çalıştınız hayvanlar" ana temalı bir şey sordum. geveledi. tekrar işlem merkezine başvurmam gerektiğini söyledi hayvan karı. ama işlem merkezi yani bayinin yapacağı bir şey yoktu. gittiğimde anladım. çünkü o dürzüler de sadece genel merkeze faks çekmekle yükümlüler. genel merkez hallediyor. iki ay boyunca bir siki doğrultamadık ve benim tekrar yurt dışına çıkmam gerektiği için geçenlerde yine aradım bunları. ilk başta on dakika boyunca müşteri yetkilisine bağlanmak için uğraştım siktiğimin telefonunda. bağlandığım velet hemen beni siktir etmeye çalıştı.

    -efendim biz müşteri temsilciliği olarak direk yurt dışına açma işlemleri yapmıyoruz. işlem merkezine bağlanmanız gerek.
    -güzel kardeşim. bak onlar size faks çekiyor genel merkeze, onların yapabileceği bir şey yok.
    -ama efendim biz de halletmiyoruz.
    -e o zaman söyleyin bana kredi kartıyla ilgili ne sorun olduğunu bankayla halledeyim.
    -efendim (efendimine sıçtığımın) biz buradan kredi kartıyla ilgili ne sorun olduğunu göremiyoruz.
    -kim görüyor güzelim bunu.
    -efendim işlem merkezine gitmeniz gerek.
    -yahu adamlar sadece faks çekiyor başka yaptıkları bir bok yok ki. ben şimdi açılmasını istiyorum telefonun yurt dışı dolaşımının. ya da sorunu söyleyin.
    -ama efendim biz göremiyoruz yapabileceğimiz bir şey yok.
    -o zaman yapabilecek birisine bağlayın bununla ilgilenen birime bağlayın böyle şey olur mu?
    -efendim sizi şu an bağlayabilecek bir kimsem yok. (ne diyon amına koyim emrah gibi kimsesi yokmuş) işlem merkezi...
    -ya bak bana işlem merkezi demeyin lütfen. işlem merkezinin yaptığı bir şey yok. genel merkeze faks çekiyor onlar sadece.
    -bir saniye hatta beklemenizi rica edebilir miyim efendim.
    (bekleme üç dakika daha sürer.)
    -benimle beraber hatta beklediğiniz için teşekkür ederim efendim.
    -rica ederim.
    -efendim şimdi ben sizi ilgili birime aktaramayacağım ama o birime bir işlem açacağım onlar sizi en geç 48 saat içinde arayacak.

    bir sonraki gün arayan ilgili birim ise beş dakika içinde telefonumu yurt dışı dolaşımına açtı. bu kadar kısa zaman içinde halledilebilen bir şeymiş meğerse. böyle müşteri hizmetine sokayım ben. sesini çıkarıp çemkirmediğin sürece bir siki doğrultamıyorsun hiçbir şekilde.
  2. avea hat sahibi olmanın acı verici sebeplerinden bir diğeri. avea, yaptığı kampanyalarla öğrencinin yüzünü güldürüp kendine bağladıktan sonra pekçok yerde çekmeme sorunu yaşatır, kampanya adı altında on dakikası iki kontör derken 27. saniyede hattan düşürüp iki kontörü yer.

    müşteri hizmetleri de bunun ekstrasıdır. telefonda dört dakika freak senfoni dinledikten sonra az önceki müziği özleten bir ses, sizi başından savmak için o kadar hızlı konuşur ki, her cümlesini üç kere terkrarlamasını istemek zorunda kalırsınız. sonunda söylediğinin de niteliksiz bir ne yazık ki benim yetkim yok olduğunu anladığınızda anladığınız diğer cümleleri de üç kez tekrarlatarak intikam almaya başlarsınız.

    aradığınızda çıkan yönlendirme mesajları sizi vazgeçirmek içindir. bi listenin içinde olmasını bekledikleriniz aslında yoktur. sabit mesajın tutuk sesinin uyuzluğu bir yana, tüm rakam kombinasyonları denedikten sonra bilgiye ulaşmanız mümkündür.

    tüm bu işkencenin sonunda müşteri temsilcisine aktarırken çıkan konuşmalarınız güvenliğiniz için kaydedilecektir mesajı da, temsilcimize edeceğiniz hakaretler için kanıtımız olacak uyarı mesajıdır..

    acı ama gerçek..

    yurt dışındayken hattınızı uluslararası dolaşıma açtırmak için müşteri hizmetlerini ararsınız. ya bir iletişim merkezine gitmenizi (ki yurt dışındasınız mümkün değil) ya da internetten hesap almanızı (ki hesap cebe gelecek bir mesajla açılıyor, mümkün değil) söyler. babanızdan rica edersiniz, kalkar istanbuldaki bir avea iletişim merkezine gider. orda ben kefilim bu karta yönlendirin gerekirse faturayı der. ama avea, peygamber demez. efendim hat sahibinin kendi gelmesi gerekli der. yani sınırsız kefili kabul etmeyen, minimalist çalışanlara sahiptir.

    hala avealı mıyım evet. ohh be!
  3. ''bir dakika beklemenizii rica ediyorum'' dedikden 8 dakika sonra ''biraz uzadığı için özür dileriz lütfen biraz daha bekleyiniz'' dediğinde kafayı yiyorsunuz ayrıca çok ilgileniyolarmış gibi gözükmelerine rağmen doğru düzgün hiç bir işimi tek seferde halledemediler nedense
  4. yurtdi$inda iken, hattinizi uluslararasi dola$ima actirabilmeniz icin;
    size avea ileti$im merkezine gitmenizi soylerler, orada bir form doldurup, kredi kartindan bo$ slip cekerek, uluslararasi dola$ima acilacagini soylerler.

    boyle zekice cozumleri bulunan harika bir kurumdur.
  5. bazen ciddi ciddi bu görevlileri sokakta kollarından tutup oraya koyduklarını sanıyorum. konuşurken kendinizi rahatsız hissetmek için uğraşıyorlar, hatta "ne rahatsız ediyorsun arkadaşım" deyip telefonu yüzünüze kapatacaklar gibi geliyor.

    hattıma reklam mesajlarının (avea kampanyaları vs) yollanmaması için 5 ay içerisinde 7 kez 500'ü aramam gerekti. her seferinde aynı şeyleri dinlediğinize mi yanarsınız, yoksa can sıkıcı reklamlardan kurtulamadığınıza mı? cebinizden giden 2 kontörde cabası. şuan düşünüyorum acaba ben onca zaman the it crowd misali bant kaydıyla mı konuştum? her görüşme bittiğinde tamam bu sefer oldu diyorsunuz ama bir süre sonra başka bir reklam çıkıyor (avea içi reklam, avea dışı firmaların reklamı, 1111'den gelen wap reklamları). her seferinde tüm reklam mesajlarını kapatmak istediğimi belirtmeme rağmen nedense adım adım ilerleyebildim. keşke başından söyleselerdi internet sitesinden kapatabileceğimi. gerçi wap içerikli olanlarını (1111'den gelen) internet sitesinden kapatamıyorsunuz, nasıl kapatacağınız öğrenmek için yine avea'yı arayıp 2 kontör daha vermelisiniz (*100# yazıp ara'ya bastıktan sonra önünüze gelen menüden sırasıyla 9-6-2 yi seçin).

    yıllar önce olmuş bir olay. kuzenim anlatıyor, kendisine "firmanıza avea kurumsal hizmeti" verelim diye gelmişler:
    - bik bik bik, kontör bik bik avea bik bik
    - (hiç karışmadım saatlerce anlattı)
    - şimdi avea'nın koşulları bu kadar iyiyken size hizmet verelim ne dersiniz?
    - sizde blackberry var mı?
    - eee, üüüü (kadın mavi erkan verir). o ne?
    - turkcell'de varda ondan soruyorum.
    - hee turkcell'de varsa bizde de vardır.
    - var mı, yok mu?
    - (kadın yine mavi ekran verir)
    - siz onu öğrenip gelin, hadi canım hadi.
  6. sabah 10 da aranmaması gereken müşteriz hizmetleri. yaklasık 35 dk dir beklemedeyim, oysa ki daha iki gün once "aman bu faturayla siz şu kadar telefon alırsınız kuzum, siz bizim en kral kurumsal abonemizsiniz" diye atip tutan da bunlardı.

    wc ye gittim geldim, cay makinesi coktan hazır, müşteriler beklemede, dünyayla bağlantımı kestiniz allahsızlar...

    ayrica 39 dk olmus hâlâ "... diri diri dit dit! diri diri dit dit! diii rit dit dit! dit dit dit dit! avvvveeeeyaaaaa avveyya !!! ziyaaaaaaa !!!

    edit: 47 de pes ettim. bi sktirip cay koyup iciyorum huzurla. lakin zihnimde hep aynı yankı... avveeyya avveeyyaaaaa !
  7. bir haftadır ulaşamadıgım çağrı merkezi. dünya rekoruna kosmaktadır kendileri. ama ben hala inanamıyorum. zambia da olsami oranın gsm şirketinin müşteri hizmetlerine ulaşmıştım şimdiye. bu kadar kalitesiz hizmet nasıl verilir diye düşünürken hala bekliyorum.

avea müşteri hizmetleri hakkında bilgi verin