şükela:  tümü | bugün
  • kanaatimce (jacques derrida'ya guveniyorum bu konuda) bizim "istikbal" anlaminda kullandigimiz mefhumdan ziyade "gelecek/gelmekte olan" (ing. "to-come") gibi daha karmasik bir manasi vardir bu kelimenin. bildik anlamiyla "gelecek", "futur"un karsiligi degil midir?

    meramimi uzun uzadiya felsefe yaparak anlatmayayim, zaten mecalim de yok, yakin bir dostumun bir yazisinda "a-venir" ile isaretlenen acikligi anlatmak icin aktardigi hikayeyi zikredeyim.

    efendim, bir bektasi dervisi ile bir mevlevi dervisi bir sekilde karsilasir, tanisirlar. baba erenler berikinin urbasiyla kendininki arasindaki farka takilir: "neden boyle upuzun etekli giysiler giyersiniz dervis baba?" mevlevi cevaplar: "kimsenin bizim huzurumuzda kendi ayibindan utanmasini istemeyiz erenler. kendi ayiplarini bizim urbalarla ortmelerini isteriz." haliyle mevlevi dervis de bektasi'nin bedenini zar zor orten giysilerini merak eder: "pekala sizin tarikatte niye boyle kisacik giysiler giyilir?"

    baba erenler'in cevabi hazirdir: "babam biz kimsede ayip gormeyiz."

    dalalim metne: mevlevi, toplumun esitsiz ve adaletsiz oldugunu teslim eder ve bir cok insanin su ya da bu eksiklikleri yuzunden utanc icinde olabileceginin farkindadir. elbisesiyle gecici de olsa bu esitsizliklerin ustunu ortebilecegini dusunur, boylece daha adil ve esit bir muhabbetin baslayacagini umar.

    ebedi sarhoslugu ve berduslugu icinde bektasinin giysisi ayiplarin olmadigi daha iyi bir dunya imkaninin bedensellesmis halini simgeler, yari-ciplakligi ile bu dunyanin "gelecek olma" (a-venir), simdiye dogru hareketlenme halini "giyer" ustune. lakin mevlevi'nin urbasina kiyasla mevcut kosullara dogrudan mudahale edebilecegi bir araci yoktur elinde.

    bu da, devrimci pratigin kadim acmazi olsa gerektir, anarsistlerle komunistler arasindaki orgutlenme anlasmazliklarini dusundurur: bektasi, "gelecek olan" bir "daha iyi olan"a bagrini acmistir, bir kapatma yaratmaktan imtina eder, kati araclarla calismaz, anin ozgurlukcu potansiyellerini kucaklamaya calisir. mevlevi, simdiyi orgutlemek, donusturebilmek icin alem hakkinda daha cabuk yargilara varir, elindeki araclarla esitlikci mudahale pesinde kosar, "a-venir"e degil, istikbale dikmistir gozunu, bu mudahaleler biriktikce, "bu kis komunizm gelecek"tir.

    surc-u lisan ettiysek affola.
  • kendime bir ayar cekeyim. mefhumu sifat haliyle, felsefi acilimini canli tutarak, "gelecek-olan" manasinda kullanmak ister isek, "mustakbel" uygun bir tercume olabilir. (bendeniz tanil bora gibi, guzel osmanlicasi dururken mefhumlara ozturkce eziyeti cektirmenin sagliksiz olduguna inananlardanim.) zira "istikbal" kelimesi icinde, "karsilayis, gelen bir kimseyi karsilama" gibi bir mana da gizlidir.
  • barcelona'da bir sokak adı...
  • frutiger ile birlikte, helvetica kıvamında düzgün bir fonttur.
  • (bkz: avenir beggen)
  • next condensed versiyonu şahane. gill sans ile birlikte gördüğüm en mükemmel font. yani ekranlar için. normal kitap için kimse kusura bakmasın garamond'dur o.
  • genç fransız şarkıcı ve oyuncu louane emera'nın sabah akşam dinlenesi şarkısı. radio editi ayrı bir güzel.
  • bu aralar kafamdan bi türlü cikmayan potansiyeli yüksek parca
  • (bkz: öncesinde)

    hikayede bektaşi nihilist/romantik, derviş üstinsandır.

    hikayede bektaşi nihilist/romantik/eleştiren
    (eleştiri-critique/bi şeyin mümkünatının koşullarının aranması
    [her şeyin şartlandığını görünce ya da yapacak bi şey, kriter bulamayınca kişi kendini olmayan bir zamana (!?) (müzik) ya da tarihin sonuna (emeklilik-tatil-kıyamet-devrim) ya da başına atar hayali olarak (ev-temizlik-doğa)]),

    derviş üstinsandır (değerlendirme-vurgulama/revaluation -bir nokta değil hareket, herhangi bir konum değil bir konumdan diğerine hareket yani hakikaten zamansal, hareket vurgu-tekrar halini de alabilir tabi).

    önce ilki gelmeli ertesinde diğeri, ya da diğerinin gelişi öncekinin gelmiş olmasıyla mümkün der atlara sarılan adam :p

    ilk parti sinik kısım. gelegelmiş her şeyin dibine kadar eleştiri, bunun zamansallığı ertesindelik.
    ikinci parti çocukça olan kısım. masumca (ertesindenin öncesinden) oynamak. boyamak, isim vermek, birleştirmek, denemek, keşfetmek.

    burdaki kişi tek bir kişi olmak zorunda değil btw. nitekim çokça şey başkasıyla başka şeyle mümkün.
    ve bir nokta değil bir hareket olduğu için hep en ileridekinden aranmak zorunda değil, her ne kadar onlar bir ağırlık merkezleri kursalar da.

    başka kelimelerle benzeri/farklisi şurda da söylenmiş: (bkz: difference et repetition)
  • güvenlik teknolojisi markası. tabii yersen.

    çin'den ürün getirip üstüne avenir yazan bir firma işte. atıyorum burada 100 dolara sattığı bir ürünü çin'den max 15-20 dolar vererek getirtir.