şükela:  tümü | bugün
  • baba çevirmen. üretken de.

    çevirileri:

    charles bukowski'nin kızıl'ı - pamela wood

    iz bırakmadan - frank m. ahearn

    sisters kardeşler - patrick dewitt

    yangın müziği - amy m. homes

    hastalık hastası - dennis diclaudio
    paranoyak - dennis diclaudio

    taşıdıkları şeyler - tim o'brien

    trainspotting - irvine welsh

    mao zedung - jonathan spence

    hırsız ve köpekler - necib mahfuz (naguib mahfouz)

    buda babam - anne donovan

    pezevenk - iceberg slim

    bunny munro'nun ölümü - nick cave

    kasap çırağı - patrick mccabe

    elveda tsugumi - banana yoshimoto

    patty diphusa hikayeleri - pedro almodovar

    yunus: bir düş kurucusu - sergio bambaren

    chicago - ala el asvani (alâ el asvani)
    yakupyan apartmanı - ala el asvani (alâ el asvani)

    kapı birden vuruldu - etgar keret
    buzdolabının üstündeki kız - etgar keret
    tanrı olmak isteyen otobüs şoförü - etgar keret
    gazze blues - etgar keret, samir el-youssef
    nimrod çıldırışları - etgar keret

    big sur ve hieronymus bosch'un portakalları - henry miller
    yengeç dönencesi - henry miller

    kimse bilmez ne çektiğimi - charles bukowski
    büyük zen düğünü - charles bukowski
    kendimizde açtığımız yaralar - charles bukowski
    kadınlar - charles bukowski
    ölüler böyle sever - charles bukowski
    pis moruk itiraf ediyor - charles bukowski
    factotum - charles bukowski
    ilham perisine oynamak - charles bukowski
    gece çılgın ayak sesleriyle yırtıldı cilt 1 - charles bukowski
    kapalı bir kapıdır cehennem dünyevi şiirlerin son gecesi 1. cilt - charles bukowski
    gülün gölgesinde dünyevi şiirlerin son gecesi 2. cilt - charles bukowski
    postane - charles bukowski
    bana aşkını getir - charles bukowski
    hollywood - charles bukowski
    kasabanın en güzel kızı - charles bukowski
    ekmek arası - charles bukowski
    en iyi adamlar yalnızken güçlüdür - charles bukowski
    kaybedenin önde gideni - charles bukowski
    güneşe uzan - charles bukowski
    en kısa andır mucize - charles bukowski
    güneş, işte burdayım - charles bukowski
    shakespeare bunu asla yapmazdı - charles bukowski
    sıcak su müziği - charles bukowski
    sarhoş çal piyanoyu vurmalı çalgı gibi parmaklar biraz kanamaya başlayana dek - charles bukowski
    kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi - charles bukowski
    bir tek ben miyim böyle yaşayan? - charles bukowski
    pis moruğun notları - charles bukowski
    sevimli bir aşk hikayesi - charles bukowski
    sıradan delilik öyküleri - charles bukowski

    los angeles yolu - john fante
    roma'nın batısı - john fante
    1933 berbat bir yıldı - john fante
    üzümün kardeşliği - john fante
    hayat dolu - john fante
    toza sor - john fante
    büyük açlık - john fante
    bahara kadar bekle, bandini - john fante
    bunker tepesi düşleri - john fante
    gençliğin şarabı - john fante

    görünüşe bakılırsa kendisi fante ve bukowski hastası. allah şifa vermesin.
  • "charles bukowski'nin eserlerinin türkçeleri orjinallerinden daha iyi kardeş nasıl iştir bu, adam türk olsaydı hayat bayram olsaydı" şekilli konuşmaların asıl sebebidir bu insan. türkiye'de kendine özel üslubu* bukowskiyle bütünleşmiş olduğundan, yakışmış olduğundan başarılıdır. imho onun çevirileri tercih edilmelidir, okunmalıdır.
  • herhangi bir kitabı hem başka bir çevirmenden hem de avi pardo'dan okuyup da bir karşılaştırma yapmış değilim ama avi pardo'nun okuduğum tüm çevirilerini iyi buldum. dil tıkanmıyor, kelimeler kasmıyor, orijinallik-lokallik uyumu yerli yerinde. akıyor da akıyor. h. miller "akıcı olan her şeyi severim" diyor yengeç dönencesinde, o hesap... çok yaşasın. çevirmenlerimizin kıymetini bilelim.
  • okudugum kitaplarin %90 inin cevirmeni oldugunu gordukten sonra "cevirmene gore kitap satin alma" durumunu tetiklemis olan gordugum en basarili cevirmenlerden birisidir.
  • çok güzel bir isme ve en fiyakalı isim soyad bilesenlerinden birine sahip cevirmen. *
  • bukowski çevirilerini okumadım ama john fante çevirilerini okumuş ve çevirinin genellikle bir eserden çok şeyler götürdüğünü düşünen biri olarak avi pardo'nun yaptığı iş o kadar güzel ki keşke orjinalini okuyabilsem dedirtmiyor. kitabın dilini ve türkçe'yi çok güzel kullanarak çevirilerini yapıyor.
  • çevirdiği kitaplar arasına nick cave'in yeni romanı "the death of bunny munro"'yu da katan çevirmen.
  • diğer çevirilerini okumadım, bu adamın neden bu kadar çok övüldüğüne de anlam veremedim.

    çevirmen değilim, edebiyat okumuyorum, bu konuda ahkam kesecek birisi hiç değilim. ama bir adam "iyi çevirmen" olarak anılıyorsa, bence öncelikle okuyucuya o cümlelerin ingilizce'lerini tahmin ettirmemeli. demek istediğim, bazı çevrilmiş cümleler var ki, ingilizce'sinin ne olduğunu direkt anlayabiliyorsun. tabii ki, bu biraz iyi seviyede ingilizce bilmeye dayanan bir şey, bu yüzden her çeviri kitap okuyan okur çevirinin barizliğini algılamayabilir ve bunu anlamak için de ana dilinizin o dil olması gerekmez, dediğim gibi iyi bir seviye yeterlidir.

    her neyse, ben şimdi patrick dewitt'ten sisters kardeşler'i okuyorum, çeviri avi pardo'dan. öncelikle yukarıda bahsettiğim "ingilizce kokan" cümleler çok fazla. ama asıl beni kıl eden şey bu değil.

    okuyalı 5 dakika olmadı, şöyle bir cümle geçiyor: "charlie'nin midesi içtiği viskiden bulanıyordu, kimyagere gidip mide bulantısına karşı ilaç aldım."

    kimyagere gitti, ha?
    chemist, evet kimyager demek; ama aynı zamanda eczacı anlamı da mevcut olan bir kelime. midesi ağrıyan birine ilacı eczaneden almak, bir kimyagere gidip almaktan daha mantıklı geliyor kulağa. ama avi pardo, burada eczacı anlamında kullanıldığını akıl edemeyecek kadar tecrübesiz bir çevirmen midir?

    neden bir kelime için bu kadar tantana? öyle değil, her iş layığıyla yapılmalı. çevirmensen oturup düşünüyosundur. hiç bilmesen, kimyagere gidip mide ilacı almadaki mantıksızlık kafana takılır.

    neyse, bu entrynin sonunu getiremedim. çevirmen olmak isteyen bir ben vardı bir zamanlar, şimdi kimya mühendisi olma yolunda. bu konulara hiç girmiyor, avi pardo'nun çevirdiği kitabımı okumaya devam ediyorum.
  • diğer yazarlardan yaptığı çevirileri bilmiyorum ama bukowski çevirileri -çok klişe olacak ama- fazla çeviri 'kokuyor'. bildiğin dümdüz, kelime kelime çevirmiş adam ve sonuçta elimizde cnbce altyazılarından hallice bir bukowski külliyatı var. bari tekeline almayaydın adamı.
  • --- spoiler ---

    ‘çevirmenim avi pardo bir nevi ninja sayılır’
    kitaplarınızı türkçeye çeviren avi pardo’yla tanışıyor musunuz?
    hiç görmedim hatta sesini de duymadım…
    burada onun bir nevi kült star olduğunu, sırf o çevirdi diye bir kitabı alacak birçok okur bulunduğunu biliyorsunuz ama değil mi? tanışıyor olsaydınız hakkında birkaç sır isteyecektim sizden…
    iyi bir çevirmen elindeki kitabı bir dilden bir dile aktarırken aslında yeniden yazan kişidir ama bunun gösterisini yapmaz. şeffaftır bir bakıma; yazarın üzerini görünmez bir dil örtüsüyle kaplarmış gibi çevirir kitabı. ninja gibidir yani. varlığını her cümlede fark ettiysen, işini kötü yapmış sayılır. hakkında kimse bir şey bilmediğine göre avi pardo sadece çevirilerinde değil hayatta da ninja gibi demek ki. çok iyi bir çevirmen olduğunu biliyorum ama kaçmayı, kimseyle konuşmamayı tercih ediyormuş. utangaç biri diyorlar onun için. bir gün tanışmayı çok isterim.

    etgar keret

    --- spoiler ---

    yazının tamamı için egoistokur