şükela:  tümü | bugün
  • radikal'de murat bardakçı tadında tarih yazıları yazan bir yazar.
    yazıları genelde okunasıdır ama 23.02.2203 tarihli radikal'de yayınlanan yazısındaki bazı hatalar şaşkınlığa sevketmiştir bendenizi.

    yazısına hz. muhammet'in büyük dedelerinden kusay'ı anlatarak başlamış. yazının ikinci paragrafında, kusay'ın oğlu abdülmenaf'tan bahsediyor ve bu şahsın hem haşimilerin hem de emevilerin ortak atası olduğunu yazmış. oysa ki devam eden paragraflarda, abdülmenaf'ın haşimilerin atası olduğu'nu emevilerin ise kusay'ın diğer oğlu ümeyye'nin soyundan geldiklerini kendisi yazmış. bu konuda hiç bilgisi olmayan bile yazının içeriğinden bir hata olduğunu anlayabilir. abdülmenaf'ın değil kusay'ın her iki sülalenin de (haşimiler-emeviler) atası olduğunu yazmalıydı.

    yazısının diğer bir devam eden paragrafında ebu süfyan'dan bahsediyor ve ve bir cümleden sonra parantez içinde "oğlu yezid, ömer zamanında suriye ordusunun kumandanıydı, hz. ali'yle savaşan muaviye de torunuydu" diyor ki tam tersi olmalı. muaviye ebu süfyan'ın oğlu, yezit ise torunudur.

    hz. ali ve kerbela başlıklı yazısının sonunda, "hasan ve hüseyin'in hunharca katledildikleri ve kerbela vakası olarak anılan sürecin eşiğine gelindi" cümlesi var. ama bilinen bir gerçektir ki kerbela'da hz. hüseyin şehit edilmiştir ama hz. hasan kerbela olayında yoktur.

    yine de ilgiyle takip ediyoruz kendisini.
  • kendisi bir ara radikal gazetesinde yöneticilik de yapmıştı.
    lakin bir ara dönem oldu radikal'in susurluk'un üzerine gitmesinden sonra.
    o zaman koltuğunu kaybetti. sussun diye yazarlık verdiler.
    şimdi etliye sütlüye karışmaması için tarih yazdırıyorlar.

    böyle efendi, çok gerçekci olunca, sana ancak tarihi kurcalatırlar zaten.
    hadi tartış şimdi, fatih gemileri karadan yürüttü mü, yürütmedi mi?
  • mine g. kırıkkanat'ın kara halkı hakkındaki son yazılarına karşılık olmasa da, bu mevzuyla ilgili en güzel yazılardan birini yazmıştır kendisi. mine hanımın kökenlerini göstermekle kalmamış, aynı zamanda ittihat ve terakki üzerine yapılan tartışmalara katkıda bulunmuştur. artık biliyoruz ki 1908 sonrası devrim günlerinde yeni bir halk yaratılma sürecindeyken, italya'dan döl ithali bile düşünülmüştür. bkz:
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=160763
  • kötü bir adam değildir.
  • haber turk de dun tum ogleden sonra oturup, mehmet ali ağca hakkında konuşmuştur ve fakat ne konuştu sorun burada... her soruya efendim o hiç birşey bilmez şeklinde cevap verdi... abdi ipekçiyi o mu vurdu bilmem ama o birşey bilmez... hım papaya belki tetiği çekti ama papa nedir onu bile bilmez... ağca hiç birşey bilmez... bana ne yok yok bilmez... ee peki de konu onun ne bilip bilmediğinden çok serbest bırakılması, af kararları vs... ayrıca yazılarından göründüğü kadarıyla oldukça fazla araştırması olan bir insansın, biraz daha konuşsan bilmez diye papağan gibi kendini tekrar etmesen olmaz mıydı diyor, son yazılarına da bakarak, acaba beyinde azıcık bir sulanma mı oldu diye sormadan edemiyorum... bu arada emekli genarallere verip veriştirmiştir... akademisyenleri tetikçileri kışkırtmakla ve hatta örgütlemekle suçlamıştır... ben mi yanlış birşey dinledim, o mu bazen abarttı ya da ne dediğini bilmedi gerçekten anlamadım, izleyen, dinleyen, anlayan varsa beri gelsin... bazen gerçekken bazen bir hayali konuşmadan ibaretti herşey cidden ben ne olduğumu karıştırdım arada bir...
  • "junior" gündüz aktan olmak için verdiği çabayı takdir ile karşılamak gerekir..solcu-aydın düşmanlığının sayısız laf ebelikleri ile her gün pişirildiği köşesinde koyu renkli devletçi forması sayesinde -radikal'in defans hattında- "iş" yapacak gibi durmaktadır..
  • radikal'de dört bölüm halinde yayınlanan kürt sorunu ve pkk'ye ilişkin tuzağın eşiğinde türkiye yazısı okumaya değerdir.. ilginç bir yazı ve pek çoklarının dillendirmekten çekindiği noktalara temas eden açılımları var..

    meselenin ilginç tarafı avni özgürel'in bir türk milliyetçisi olmasıdır..
  • tarih yazılarındaki keyfi köşe yazılarında veremeyen kişi. mhp'li geçmişini bir tarafa bırakıp zevkle okuyorduk tarihi yazılarını. ama köşe yazılarında yersiz antikomünist nöbetlere tutuluyor. keşke murat bardakçı'nın yaveri olarak kalsaydı.
  • uzun yıllar önce televizyonda yayınlanan tarih yargılanıyor programının üç kişisinden birisiydi.
  • neşe düzel'le bir röportaj yapmıştır bugünlerde. çok ama çok feci tespitleri bulunuyor. örneğin pkk'nın ağustos ayı içinde 10 gün süren bir kongreyi kandilde düzenlediği ve bu süre boyunca hiç bir hava saldırısının yapılmaması röportajın en ilginç kısmını oluşturuyor.

    pkk konusunda çok ciddi iddiaları olan insan.

    http://www.haberx.com/…knin-bitmesi-istenmiyor.aspx